ABD'de milyonlarca seçmen, Donald Trump'ın başkanlık dönemi boyunca ülkenin nasıl bir yön alacağını belirlemek amacıyla bugün oy kullanacak. Bu seçim, Kongre'nin iki kanadını oluşturan Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerinin seçimleri için gerçekleştiriliyor. Şu anda her iki kanadı da Cumhuriyetçiler, yani Trump'ın partisinin kontrolü altında bulunuyor.
Trump'ın görevdeki son iki yılının başarısı ya da başarısızlığı, bu seçim sonuçlarına bağlı bir durumda. Trump'ın onay oranı, muhalefetteki Demokratların Kongre'nin kontrolünü yeniden ele geçirme şansını artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Anket verilerine göre, Trump ikinci başkanlık dönemine yüzde 50'nin biraz üzerinde bir onay oranıyla başlamıştı.
Ancak bu oran zamanla yüzde 40'lı seviyelere geriledi. Özellikle bu yılın şubat ayında, Trump'ın İran'a yönelik saldırı kararı aldığı dönemde onay oranı yüzde 42 civarındaydı. Saldırıların ardından bu oran, yüzde 40'ın altına düştü ve şu anda Trump'ın mevcut onay oranı yaklaşık yüzde 38 seviyelerinde.
Trump'ın ilk başkanlık döneminin aynı aşamasında, sekiz yıl önce, bu oran çok daha yüksekti ve yüzde 43 olarak kaydedilmişti. Joe Biden'ın başkanlık dönemindeki onay oranı ise yüzde 40'tı. Her iki başkan da ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü kaybetmiş, ancak Senato'daki çoğunluğu korumayı başarmışlardı.
Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin çoğunluğu oldukça sınırlı. Cumhuriyetçilerin 218 temsilcisi bulunuyor ve bu sayı, Meclis'te çoğunluğu elde etmek için gereken sayının yalnızca bir fazlası. Aynı zamanda Cumhuriyetçilerle birlikte oy kullanan bir bağımsız üye de mevcut.
Temsilciler Meclisi üyeleri, iki yıllığına seçildikleri için bu kasım ayında 435 sandalyenin tamamı için oy verilecek. Ancak birçok seçim bölgesi rekabetten uzak kabul ediliyor. Bunun nedeni, bu bölgelerde hakim olan partinin desteğinin güçlü olması ve seçimleri kazanma ihtimalinin yüksek görülmesidir.
Seçim kampanyalarını analiz eden Cook Political Report'a göre, her iki partinin kazanabileceği yalnızca 18 seçim bölgesi belirsiz durumda. Bu 18 bölgenin 14'ünde Cumhuriyetçiler, dördünde ise Demokratlar temsil ediliyor. Demokratların bu bölgelerin hiçbirini kazanamaması durumunda bile, kazanması veya önde olması beklenen 36 sandalyeyi elde etmeleri halinde Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu sağlayabilecekleri öngörülüyor.
Tarihsel verilere göre, ara seçimler genellikle Beyaz Saray’a karşı bir tepki olarak yansıyor ve bu durum, Temsilciler Meclisi'nde çok sayıda sandalyenin değişmesine sebep oluyor. 1934'ten bu yana toplanan istatistikler, ara seçimlerde başkanın partisi ortalama 27 sandalye kaybettiğini gösteriyor. Yapılan 23 seçimden yalnızca üçünde başkanın partisi sandalye sayısını artırma başarısını gösterdi.
H3>SEKRETERYA DA İKTİDAR MÜCADELESİ Cumhuriyetçiler, Senato’daki çoğunluklarını daha da güçlendirerek koruyor. Senato’nun toplam 100 sandalyesinin 53’ü Cumhuriyetçilerin, 45’i ise Demokratların denetiminde. Ayrıca, Demokratlarla birlikte oy veren iki bağımsız senatör de mevcut.
Senato üyeleri altı yıl için seçiliyor. Bu nedenle, her iki yılda bir sandalyelerin yaklaşık üçte biri için seçim yapılıyor. Kasım ayında 35 sandalye için yarış yapılacak.
Fakat Cook Political Report'un yaptığı analize göre, her iki parti için de sonucu belirsiz olan yalnızca yedi sandalye bulunuyor. Bu sandalyelerin altısı şu an Cumhuriyetçilerin, bir tanesi ise Demokratların kontrolünde.
Demokratların Senato’da çoğunluğu elde edebilmesi için bu yedi sandalyeden dördünü ve kazanmaları ya da önde olmaları beklenen dört sandalyeyi daha alarak toplamda 51 sandalyeye ulaşmaları gerekiyor. Daha önce ifade edilenlere göre, Demokratların çoğunluğu elde etmesi zor görünüyor. Öncelikle Michigan’daki sandalyelerini koruma mücadelesi vermeleri gerekiyor.
Bazı anketler, sol görüşlü ve geleneksel siyasi çevrelerin dışında kalan aday Abdul El-Sayed ile Trump’a yakın Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers arasındaki yarışın beklenenden daha rekabetçi geçtiğini ortaya koyuyor. Demokratların, Trump’ın 2024 seçimlerinde çift haneli farkla kazandığı Alaska, Iowa ve Ohio gibi eyaletlerde de sandalye kazanmasına ihtiyacı bulunuyor.
Ancak anket verileri, Demokratların Texas’ta bile şanslarının bulunduğunu gösteriyor. Eski öğretmen James Talarico, mevcut eyalet başsavcısı ve Trump’ın yakın müttefiki Ken Paxton’ı yenmesi durumunda, 1988’den bu yana Texas’tan Senato’ya seçilen ilk Demokrat olma yolunda ilerleyebilir. H3>SEÇMENLERİN GÜNDEMİNDE HANGİ KONULAR VAR? Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu sona erdirme ve Amerika’yı yeniden yaşanabilir kılma vaadinde bulunmuştu.
Ancak hayat pahalılığı krizi, seçmenlerin en acil meselesi haline geldi. Trump, 24 Şubat’ta gerçekleştirdiği Birliğin Durumu konuşmasında, "Çoğu eyalette benzinin galon fiyatının artık 2,30 doların altında olduğunu" gururla ifade etmişti. Ancak, İran savaşı dört gün sonra patlak verdi.
Savaş, Orta Doğu’daki enerji tedarikini olumsuz etkileyerek ABD’de benzinin galon fiyatının 4 dolara yükselmesine yol açtı. Dünya genelinde savaşın etkilerinin hissedilmesiyle birlikte, Amerikalı tüketicilerin ekonomik durumu da zorlaşıyor ve buna bağlı olarak kamuoyunda savaşa yönelik destek azalmış durumda. Ağustos ayında gerçekleştirilen bir ankette, katılımcıların yüzde 63'ü Trump'ın süreci yönetme tarzını eleştirdi.
Seçmenlerin önemsediği diğer konular arasında ise sağlık hizmetleri ve göç politikaları öne çıkıyor.
TRUMP ANKETLERİ BOŞA ÇIKARABİLİR Mİ?
Trump, son dönemde göç politikalarını önemli bir başarı olarak sunmakta ve sınır geçişlerinin son yıllara göre belirgin bir şekilde düştüğünü iddia etmektedir. Yapılan analizler, genel olarak Demokratların ara seçimlerde öne çıkacağına işaret etse de Trump ve partisinin beklenenden daha fazla sandalye kazanarak bu sonuçları altüst etmesi mümkün görünüyor.
Seçimlerin sonucunun ne olacağı merakla beklenirken, dikkatler 2028'de gerçekleşecek olan bir sonraki başkanlık seçimlerine yönelmiş durumda. Trump’ın kamuoyundaki düşük popülaritesi ara seçimlerde belirleyici olsa da, Anayasa gereği üçüncü kez başkan adayı olma imkanının bulunmadığı hatırlatılıyor.