Yetersiz beslenme alışkanlıklarının sağlık üzerindeki etkileri, çocukluk döneminden itibaren başlayarak uzun yıllar sürebiliyor. Pediatric Research dergisinde daha önce yayımlanan bir çalışmada, doğumdan ilk yıla kadar yetersiz beslenmenin büyüme ve hastalıklar üzerindeki olumsuz etkileri incelenmişti. Son zamanlarda gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir araştırma, çocuklukta şekerli içecek tüketimi ile ilerleyen yaşlarda hipertansiyon gelişme riski arasındaki bağı araştırdı.
Araştırmacılar, Growing Up Today Study (GUTS) adlı çalışmanın verilerini kullandı. Çalışmaya katılan 25 bin 749 çocuk ve ergenin başlangıç yaş ortalaması yaklaşık 12 olarak belirlendi. Katılımcılar, 25 yıla kadar izlenerek beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzları ve sağlık durumları takip edildi. Araştırma sürecinde 1625 bireyde hipertansiyon gelişti.
ŞEKERLİ İÇECEKLERİN ETKİSİ
Araştırma bulgularına göre, günde iki veya daha fazla porsiyon şekerli içecek tüketen bireylerde hipertansiyon riski, haftada üç porsiyondan daha az tüketenlere göre yüzde 52 daha yüksek bulundu. Bu ilişki, Vücut Kitle İndeksi (VKİ), beslenme kalitesi ve fiziksel aktivite gibi faktörler dikkate alındığında da geçerliliğini korudu.
MEYVE SUYU TÜKETİMİ
Araştırmada, tüm meyvelerin aynı şekilde etkili olmadığı belirlendi. Ancak yüksek miktarda meyve suyu tüketimi, hipertansiyon riskiyle ilişkilendirildi. Araştırmacılar, şekerin formunun önemli olabileceğini ifade etti.
Şekerli içecekler yüksek miktarda serbest şeker içerirken, bütün meyveler lif ve doğal bileşenlerden zengin. Günde bir porsiyon şekerli içeceğin yerine bütün meyve tüketmenin hipertansiyon riskini yüzde 22 düşürdüğü saptandı. Süt tüketimi yüzde 13, su tüketimi ise yüzde 9 daha düşük riskle ilişkili bulundu. Çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğu bilgisi de vurgulandı.