Himalayalar'da bulunan Everest, deniz seviyesinden 8 bin 849 metre yüksekliğiyle biliniyor. Zirveye ulaşma süreci yaklaşık 42 gün sürerken, zorlu koşullar nedeniyle 340'tan fazla kişinin yaşamını yitirdiği kaydedilmiştir. Ancak, bilim insanları Dünya'nın derinliklerinde keşfettikleri iki devasa jeolojik yapı ile Everest'i adeta geride bırakıyor.
Afrika ile Pasifik Okyanusu arasındaki bu yapıların, yaklaşık 1000 kilometre yüksekliğe ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu dev yapılar, gezegenin yüzeyinde değil, 1900 kilometre derinlikte, çekirdek ile manto arasındaki sınır bölgesinde yer alıyor.
Dünya'nın en kalın katmanı olan manto, magnezyum açısından zengin kayaçlardan oluşmakta ve geçmişte okyanus tabanını oluşturan eski kaya parçaları için bir tür 'mezarlık' niteliği taşımaktadır. Bilim insanlarının bu dev yeraltı yapılarıyla ilgisi 1996 yılında başlamıştır. Orta Pasifik'teki çekirdek-manto sınırını inceleyen araştırmacılar, depremler sırasında sismik dalgaların bazı bölgelerden geçerken yavaşladığını gözlemlemiştir.
Bu bulgular, Dünya'nın derinliklerinde olağanüstü büyüklükte yapılar olduğuna işaret etmektedir. Utrecht Üniversitesi'nden Dr. Arwen Deuss, bu yapıların en az yarım milyar yıllık olduğunu tahmin ettiklerini belirtmiştir. Ancak, bu yapıların Dünya'nın ilk dönemlerine kadar uzanabileceği ve milyarlarca yıllık olabileceği de gündemdedir.
Dr. Deuss, bu yapıların kökeninin tam olarak bilinmediğini, “Kimse bunların ne olduğunu, yalnızca geçici bir oluşum mu yoksa milyonlarca, hatta milyarlarca yıldır orada mı bulunduklarını bilmiyor” demektedir. Bir önemli ayrım da burada ortaya çıkmaktadır: Bu yapılar, Everest gibi Dünya yüzeyinden yükselen geleneksel dağlar değil.
Gezegenin yaklaşık 1900 kilometre derininde yer alan dev jeolojik oluşumlar, tırmanılması mümkün olmayan yapılar olarak ön plana çıkıyor. Dolayısıyla, Everest deniz seviyesinden ölçüldüğünde en yüksek dağ unvanını korurken, derinliklerdeki bu dev yapılar onun çok üzerinde bir boyuta sahiptir.