Almanya Başbakanı Friedrich Merz, partisinin iki eyalet seçiminde kayıplarına rağmen, görevde kalacağı ve ekonomik reformları sürdüreceği mesajını verdi. Berlin'deki eyalet meclisi seçimlerinde Sol Parti, Mecklenburg-Vorpommern eyaletindeki seçimlerde ise Almanya için Alternatif Partisi (AfD) öne çıktı. Özellikle Mecklenburg-Vorpommern'deki seçimlerde CDU, yalnızca yüzde 4,9 oy alarak, eyalet parlamentosuna girmek için gereken yüzde 5'lik barajın altında kaldı.
Bu durum, CDU'nun 1945'ten bu yana ilk kez bir eyalette meclise girememesi anlamına geliyor. Merz, sonuçları felaket olarak değerlendirdi. Merz, kamuoyundaki desteğinin azaldığı bir dönemde, bu yıl içinde yaşadığı birçok yenilginin ardından partisinin liderliğini sürdürme mücadelesi veriyor.
İki hafta önce Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD'nin, CDU'yu yüzde 44'lük tarihi bir oy oranıyla geride bırakmasının ardından Merz’in başbakanlık görevini sürdürüp sürdüremeyeceği konusunda spekülasyonlar artmıştı. Mecklenburg-Vorpommern'deki seçim sonucu, AfD'nin bir bölgede en güçlü parti olarak çıktığı üçüncü seçim oldu.
MERZ'DEN SEÇİM AÇIKLAMASI
Merz, seçim gecesinde yaptığı konuşmada, pazar günkü iki seçimde CDU'nun Berlin'den beklediği olumlu rüzgardan mahrum kaldığını kabul etti. Ancak görevine devam edeceğini, vergi, sağlık, emeklilik ve bürokrasinin azaltılması gibi konularda reform yapma kararlılığını koruduğunu söyledi. Alman ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Merz, kamuoyundaki tartışmaların daha sert ve uzlaşmaz bir hal aldığını ifade etti.
Merz, "Ülkemizin kurumlarına duyulan güven azalıyor ve hem soldaki hem de sağdaki radikal partiler tarafından aktif biçimde zayıflatılıyor" dedi. Sözlerine devam eden Merz, Almanya'nın reform yapabilme kapasitesine sahip olduğunu belirtti ve bu reformların, toplumda artan otoriterliğe karşı bir panzehir olabileceğini vurguladı.
AFD'DEN İSTİFA ÇAĞRISI
AfD'nin eş genel başkanı Tino Chrupalla, Merz'in konuşmasından önce başbakanla alay ederek, seçmenlerin kendi partisine net bir destek verdiğini belirtti ve Merz'i istifaya çağırdı. Berlin'de yaklaşık 2,5 milyon, Mecklenburg-Vorpommern'de ise yaklaşık 1,3 milyon kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu ifade edildi. Seçim sonuçlarının Merz üzerinde CDU genel başkanlığını bırakma yönünde baskı oluşturması bekleniyor.
Böyle bir adım, Merz'in 2029'da yapılacak genel seçimlerde yeniden aday olma şansını riske sokabilir. Almanya'da bir başbakanın kendi isteği dışında görevden alınması anayasal açıdan zorlu bir süreçtir. Atanacak yeni bir kişinin parlamentoda çoğunluğun desteğine sahip olduğunu göstermesi gerekiyor.
Aksi takdirde yeni bir seçim gündeme gelebilir. CDU'nun Mecklenburg-Vorpommern'deki bu kaybı, Merz’in en büyük rakibi Angela Merkel'in seçim bölgesine ev sahipliği yaptığı unutulmamalıdır. Merkel, Almanya’yı 16 yıl boyunca yönetirken, Merz, görevdeki 16 ayının ardından siyasi açıdan zorlu bir dönemle karşı karşıya kalmış durumda.
Merz, Mayıs 2025'te merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile kurduğu koalisyon hükümetinin başında göreve başladı. Bu koalisyon, Alman ekonomisini yeniden güçlendirmek ve AfD'nin etkisini azaltmak amacıyla yola çıkmıştı. Ancak her iki alanda da beklenen ilerlemenin sağlanamaması, Merz’in liderliğine yönelik ciddi hayal kırıklıklarına yol açtı.
Bir araştırmaya göre, her 10 Alman’dan yalnızca biri hükümetin performansından memnun olduğunu ifade ediyor.