Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, başkent Ankara'da düzenlendi ve burada önemli açıklamalar yapıldı. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türk devletlerinin coğrafi konumunun, ekonomik potansiyelinin ve enerji kaynaklarının, uluslararası ulaşım ve ticaretteki rollerini artırmak için geniş fırsatlar sunduğunu belirtti.
Bayramov, Orta Koridor'un geliştirilmesi ve Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi ile ülkeler arasındaki ulaşım bağlantılarının genişletilmesinin, ekonomik imkanları artıracağını vurguladı. Türkiye'ye gösterilen misafirperverlik ve zirvenin üst düzeyde düzenlenmesi dolayısıyla teşekkür eden Bayramov, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümünü de kutladı. Ayrıca, Azerbaycan'ın bir yıl önce Gebele'de düzenlenen zirvede Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığını devraldığını hatırlattı.
Zirvenin ana konusunun bölgesel barış ve güvenlik olduğunu ifade eden Bayramov, son bir yıl içerisinde dünyada yaşanan gelişmelerin bu konuların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Bayramov, uluslararası ilişkiler sisteminde yaşanan ciddi gerilimlerin olduğunu kaydederek, askeri çatışmaların ve yeni güvenlik tehditlerinin devletler açısından büyük sınamalar oluşturduğunu dile getirdi.
Azerbaycan'ın yalnızca kendi güvenliğini sağlamakla kalmadığını, daha geniş bir bölgede de barış ve istikrarın güçlendirilmesinde rol oynadığını ifade etti. Ülkesinin, yaklaşık 30 yıl süren Ermenistan işgaline son vererek toprak bütünlüğünü yeniden tesis ettiğini hatırlatan Bayramov, böylece Güney Kafkasya'daki uzun süreli çatışmanın çözüm bulduğunu söyledi.
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinin devam ettiğini belirten Bayramov, bölgede fiili bir barış ortamı mevcut olduğunu ifade etti. Ancak, barış anlaşmasının imzalanması için gerekli siyasi ve hukuki adımların Ermenistan tarafından atılmasını beklediklerini vurguladı. Azerbaycan'ın uzun vadeli ve güvenilir bir barışın sağlanmasını istediğini belirterek, işgalden kurtarılan Karabağ ve Doğu Zengezur'daki imar çalışmalarına da değindi.
Bayramov, kurtarılan bölgelerde yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığını bildirdi. Temel hedefimiz, bu fırsatları sadece transit taşımacılık için değil, aynı zamanda karşılıklı ticaretin, sanayi işbirliğinin ve yatırımların artırılması amacıyla da kullanmaktır.
TDT üyesi ülkelerin enerji, dijital bağlantılar ve yeni teknolojiler konusundaki işbirliklerinin de yeni bir boyut kazandığını ifade eden Bayramov, Azerbaycan'ın geleneksel enerji kaynaklarının güvenilir tedarikçisi olduğunu ve Orta Asya ile Avrupa arasında yeşil enerji ile dijital bağlantıların kurulmasında önemli bir rol oynadığını belirtti.
Ayrıca, Bayramov, TDT+ formatının üçüncü ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğini genişletmek için yeni fırsatlar sağladığını vurguladı ve TDT'nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nezdinde gözlemci statüsü kazanmasına yönelik ortak çabaların devam etmesi gerektiğini söyledi.
KAZAKİSTAN: TÜRKİYE KÜRESEL GÜCE SAHİP
Tokayev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi'nin 13. Zirvesi'nde, Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik temasıyla Beştepe Millet Sergi Salonu'nda konuşma yaptı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak Türk halkını tebrik eden Tokayev, Türkiye’nin 100 yılı aşkın bir sürede dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline geldiğini ve büyük bir uluslararası prestije sahip olduğunu söyledi.
Tokayev, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etkili politikaları sayesinde Türkiye'nin sosyoekonomik potansiyelinin de önemli ölçüde arttığını belirtti. (Türkiye) küresel ölçekte çok güçlü bir konumda olan, hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde önemli bir güç haline geldi. Tokayev, Kazakistan'ın Türk halkının başarılarından memnuniyet duyduğunu ifade ederek, ortak tarihi ve kültürel bağlara sahip olduklarını dile getirdi.
TDT'nin Türk dünyasının gücünü artırmayı hedefleyen, kardeş ülkelerin ulusal egemenliklerine saygı duyan eşsiz bir kuruluş olduğunu vurgulayan Tokayev, Türk dünyasında dayanışmayı geliştirme çabalarının sürdüğünü kaydetti.
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI 2027-2031 STRATEJİSİ KABUL EDİLMELİ
Tokayev, dünyada pek çok sorun yaşandığını ve Orta Doğu'daki durumun, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ulaşım, ülkeler arasındaki lojistik bağlantılar, ticaret ve ekonomiyi olumsuz etkilediğini ifade etti.
Kazakistan'ın TDT bünyesinde ekonomik entegrasyona büyük önem verdiğini belirten Tokayev, ülkesinin teşkilat üyeleriyle olan ticaret hacminin bu yıl 10 milyar dolara ulaştığını ve bunun geçen yıla göre yaklaşık %40'lık bir artış anlamına geldiğini açıkladı.
Bu ivmenin korunabilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Tokayev, Türk dünyası vizyonu 2040 programının hayata geçirilmesinin gerçekten çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI 2027-2031 STRATEJİSİ KABUL EDİLMELİ
Bu aşamada Türk Devletleri Teşkilatı'nın 2027-2031 stratejisinin onaylanması gerektiğini ifade eden Tokayev, bu stratejinin ticaret, yatırım, finansman, üretim, tarım ve dijital teknolojilerin güçlendirilmesini içermesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Türk Yatırım Fonu'nun potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için gerekli ortamın sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Tokayev, gelecek yıl iş forumunun Kazakistan'da gerçekleştirilmesini önererek, Aksakallar Konseyi’nin faaliyetlerinin desteklenmesi gerektiğini de belirtti. Tokayev, Rusya'nın Türk Devletleri Teşkilatı'na katılması için adımlar atılması gerektiğini dile getirerek, Teşkilatın saygınlığını artırabilmek ve Rusya'nın bu yapıya gözlemci olarak katılabilmesini sağlamak için gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi.
Bunun adil bir yaklaşım olacağını vurgulayan Tokayev, Rusya'nın Türk dünyasıyla tarihsel bağlarının bulunduğunu ifade etti ve bu ülkeye dayanan birçok insanın tarihsel geçmişi olduğunu belirtti. Tokayev, ayrıca birçok Rusça kelimenin Türk dillerinden köken aldığını ve genel olarak Rusça kelimelerin Türkçede yer aldığını hatırlatarak, Rusya'nın teşkilatın parçası olması durumunda Teşkilat'ın bu birliktelikten fayda sağlayacağını kaydetti.
Ulaştırma ve lojistik konuları da gündeme gelen Tokayev, bu alanlarda işbirliklerinin öncelikle ele alınması gerektiğini belirtti. Trans-Hazar Uluslararası Taşıma Güzergahı'nın Türk dünyasında bağlantıları güçlendirmek açısından büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Kazakistan’ın transit kapasitesini artırmaya yönelik özel programlar uyguladığını belirten Tokayev, lojistik altyapısının yanı sıra Orta Koridor üzerindeki deniz limanlarının modernizasyonunun ülke için öncelikler arasında bulunduğunu açıkladı. Dijitalleşme ve yapay zekanın getirdiği yeni zorluklara değinen Tokayev, Kazakistan’ın dijital bir ülke olma hedefinin ve bu amaçla yaptığı büyük yatırımların altını çizdi.
Astana'da yapay zeka alanında bir merkez kurulduğunu ve bu alanda uzman yetiştirmek amacıyla Kazak Yapay Zeka Araştırma Üniversitesi'nin açıldığını bildirdi. Tokayev, bu deneyimleri kardeş ülkelerle paylaşmaya hazır olduklarını da ifade etti. Kazakistan ile Azerbaycan arasında Trans-Hazar fiber optik iletişim hattının faaliyete geçtiğini belirten Tokayev, diğer Türk devletlerinin de bu projeye katılımının mümkün olduğunu dile getirdi.
Siber Güvenlik Konseyi’nin kurulması için gereken çalışmalara hız verilmesi gerektiğini aktaran Tokayev, bunun dijital alandaki işbirliğini güçlendireceğini ifade etti. Kültürel işbirliği ve Türk medeniyetleri mirasının korunmasına dair anlaşmanın bir an önce imzalanmasının gerekli olduğunu söyleyen Tokayev, Türk Devletleri Teşkilatı'nın son yıllarda faaliyet alanını genişlettiğini ancak bazı projelerin tekrara düştüğünü bildirdi.
Önceliklerin ve görevlerin ortak bir biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Tokayev, Teşkilatın en üst düzeyindeki imzalanmış anlaşmaların ihlal edilmeksizin sürdürülmesi gerektiğini de belirtti. Görev süreleri ve görev tanımlarının uzatılması ve genişletilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, toplantıda Türk Devletleri Teşkilatı'nın bir askeri ittifak olmadığını ve gelecekte de böyle bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, Kazakistan'ın birlik, refah ve dayanışma yönünde bir duruş sergilediğini belirtti. Tokayev, Azerbaycan'a dönem başkanlığı süresince verdiği katkılardan ötürü teşekkürlerini sundu ve Türkiye'nin teşkilatın faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdüreceğine olan inancını dile getirdi.
TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİNİ GELİŞTİRMELİYİZ
Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Türk devletlerinin geniş ekonomik fırsatlara sahip olduğunu vurguladı. Bu olanakların etkin bir şekilde kullanılması amacıyla enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil ve ham maddelerin yeniden işlenmesi gibi çeşitli ekonomik alanlarda işbirliğinin daha da artırılması gerektiğini ifade etti.
Berdimuhamedov, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi'nin 13. Zirvesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yaptığı davet ve konukseverliği için teşekkürlerini iletti. Ayrıca, zirvenin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesinin özel bir anlam taşıdığını kaydetti. Berdimuhamedov, bu anlamlı gün dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve tüm Türk halkını içtenlikle kutladığını belirtti.
Ayrıca, Türkiye'nin gelecekte de kalkınma, refah ve yeni başarılar elde etmesi dileğinde bulundu. Ortak tarih, zengin kültürel miras ve manevi değerlerin Türk devletlerini bir araya getirdiğini söyleyen Berdimuhamedov, bu değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki ortak sorumluluğun altını çizdi.
EKONOMİK İŞBİRLİĞİNİN DERİNLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR
Berdimuhamedov, Türk devletleri arasındaki ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesinin önemli bir hedef olduğunu vurguladı. Hazar Geçişli Orta Koridor'un kapasitesinin artırılmasının gerekliliğine dikkat çeken Berdimuhamedov, Türkmenbaşı Uluslararası Limanı'nın altyapısını geliştirme konusundaki kararlılığını da ifade etti. Ayrıca, Türkmenistan'ın çevre koruma ve iklim değişikliği ile mücadele çerçevesinde uluslararası işbirliğini güçlendirme çabalarına açık olduğunu belirtti.
Türk devletleri arasındaki derin tarihi ve manevi bağların, kültürel ve insani işbirliğinin sağlam bir temel oluşturduğuna dikkat çeken Berdimuhamedov, bu mirasın geliştirilmesinin yanı sıra eğitime, bilime saygı, aile değerleri, büyüklere hürmet, konukseverlik ve barış içinde yaşam gibi erdemleri de kapsadığını ifade etti. Bu değerleri yaygınlaştırmak amacıyla sosyal sektördeki işbirliğini artırmaya yönelik çabaların önemini vurguladı.
Berdimuhamedov, tarihi ve kültürel mirasın korunması, incelenmesi ve dünya genelinde tanıtılması ile ilgili ortak etkinliklerin düzenlenmesinin uygun olacağını düşündüğünü belirtti. Turizm alanında karşılıklı işbirliğini güçlendirmek ve ülkelerin uluslararası düzeyde tanıtımını artırmak için ortak çabaların desteklendiğini belirten Berdimuhamedov, "Ülkelerimizin tarihi mekanları, doğal zenginlikleri ve milli gelenekleri, uluslararası turizmin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır." dedi.
Ayrıca, uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması, uluslararası hukukun genel kabul görmüş kurallarına saygı ve çok yönlü işbirliğinin geliştirilmesi konularının Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) önemli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Bu bağlamda, Türk Devletleri Teşkilatı ile Birleşmiş Milletler arasındaki işbirliğinin genişletilmesinin ayrıca önemli olduğunu dile getirdi.
Bu durumun, istikrarlı kalkınma hedeflerine ulaşılmasına, uluslararası güvenin güçlendirilmesine, ekonomik ilişkilerin genişlemesine ve insani ve çevresel sorunların çözümüne yardımcı olacağını ifade etti. Devlet Başkanı Berdimuhamedov, zirvenin sonuçlarının, ülkeler arasında dostane işbirliğini geliştirecek yeni alanlar belirleyeceğine ve ortak projelerin hayata geçirilmesine ivme kazandıracağına inandığını kaydetti.
ÖZBEKİSTAN: KENETLENMELİYİZ
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Türk Devletleri Teşkilatı'nın stratejik hedefleri etrafında daha fazla kenetlenmeleri gerektiğini belirterek, Türk dayanışması için tüm güçlerini seferber etmeye hazır olduklarını ifade etti. Ayrıca, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve Türk halkını tebrik etti.
Zirvenin "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Mirziyoyev, Türk Devletleri Medeniyet Parkı'nda ülkelerin milli ve kültürel kompleksinin açılmasının, halkların ortak mirasını koruma ve yaşatma yolunda önemli bir adım olduğunu söyledi.
Uluslararası ilişkilerde köklü değişimlerin yaşandığını ve jeopolitik rekabetin arttığını ifade eden Mirziyoyev, Türk dünyasının çevresindeki silahlı çatışmaların ve ihtilafların, güvenliğin yanı sıra ticari ve ekonomik ilişkiler, ulaştırma bağlantıları ve kalkınma perspektifleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu dile getirdi.
Mirziyoyev, TDT'yi karşılıklı güvene dayalı bir ortaklık platformu olarak gördüklerini aktararak, "Stratejik hedeflerimiz etrafında daha fazla kenetlenmeli ve çıkarlarımızı uluslararası alanda birlikte ilerletmeliyiz." şeklinde konuştu.
Hepimiz bu hayırlı yolda aynı görüşteyiz ve bütün gücümüzü Türk dayanışması için seferber etmeye hazırız.” ifadeleriyle konuşmasına başlayan Mirziyoyev, TDT Plus formatında sektörel bakanlar toplantılarının gerçekleştirilmesini önerdi.
Teşkilatın uluslararası düzeyde etkinliğinin artırılması ve itibarının güçlendirilmesi için dış ortaklarla karşılıklı yarar sağlayan ilişkilerin gelişmesi gerektiğine vurgu yapan Mirziyoyev, bu yolla güncel uluslararası ve bölgesel meseleler üzerine düzenli siyasi istişarelerin önemine dikkat çekti. Mirziyoyev, “Bu amaçla üçüncü ülkelerle Türk Devletleri Teşkilatı Plus formatındaki işbirliğine, sektörel bakanlar toplantılarından başlanmasını öneriyorum.” dedi.
Bu görüşmelerin ticaret, ulaştırma, yatırım ve diğer öncelikli alanlarda somut ortak projelere odaklanması gerektiğini belirten Mirziyoyev, teknolojik işbirliğinin derinleştirilmesi ve sanayi işbirliğinin geliştirilmesi gerekliliğini de ifade etti.
“Somut bir adım olarak Türk dünyası 100 stratejik ortak yatırım ve sanayi projesini kapsayan bir program kabul edilmesini öneriyorum.” diyen Mirziyoyev, bu projelere Türk Yatırım Fonu ve uluslararası finans kuruluşlarının kaynaklarının yönlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.
Nadir ve stratejik minerallerin işlenmesi, yeşil enerji ekipmanlarının üretilmesi ve yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine öncelik verilmesi gerektiğini kaydeden Mirziyoyev, girişimcilerin hak ve çıkarlarının korunması amacıyla ticari işlerde karşılıklı hukuki yardım sağlanması amacıyla çok taraflı bir anlaşma taslağının hazırlanmasını önerdi.
Hukuki yardım taleplerinin ve belgelerin elektronik ortamda paylaşılması için dijital bir platform oluşturulmasının önemini vurgulayan Mirziyoyev, mevcut küresel tedarik zincirlerinin değişim sürecinde Türk devletlerinin coğrafi konumlarının giderek daha fazla stratejik önem kazandığını belirtti.
“Uluslararası yük taşımacılığı ve lojistikte ülkelerimizin katılımını genişletmek ve ekonomik kazancımızı artırmak için Orta Koridor ve ona bağlanan diğer ulaşım koridorlarını bütünleşik bir ekonomik sisteme dönüştürmemiz gerekmektedir.” ifadelerini kullandı. Türk devletleri lojistik kompleksleri ağının kurulmasını ve bu ağın ortak yönetimini öneren Mirziyoyev, bu yaklaşımın bölgesel ulaştırma ve ticaret işbirliğini güçlendireceğini aktardı.
Turizm ve eğitim alanındaki işbirliği önerilerine de değinen Mirziyoyev, “Yalnızca 2025 yılında ülkelerimizi 100 milyondan fazla yabancı turist ziyaret etmiştir.” diyerek, Türk halklarının tarihi şehirlerini, eşsiz doğasını, zengin kültürünü ve misafirperverlik geleneklerini tanıtmak amacıyla Türk Turizm Birliği’nin kurulması gerektiğini ifade etti.
Halkların birbirine daha da yakınlaşmasını sağlamak ve yüklerini hafifletmek amacıyla vatandaşların karşılıklı seyahatlerine dair çok taraflı bir anlaşmanın hazırlanmasını öneren Mirziyoyev, bu anlaşmada kimlik kartlarının esas alınarak seyahat imkanlarının arttırılması, sınır geçişlerinin ve misafir ülke topraklarında bulunma yöntemlerinin kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, genç neslin insan sermayesi ve çağdaş bilgi ile becerilerinin teknolojik gelişim için temel olduğunu vurgulayarak, eğitime yapılan yatırımların önemine değindi. Özbekistan'daki bir burs programı çerçevesinde 500 yabancı öğrenciye imkanlar sunulduğunu belirten Mirziyoyev, Türk devletlerinin temsilcilerine de eğitim bursu tahsis etmeye hazır olduklarını dile getirdi.
MİRZIYOYEV, DOĞAYI KORUMA YILI İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ
2027'nin Türk Dili Konuşan Ülkeler Teşkilatı bünyesinde Doğayı Koruma Yılı ilan edilmesi girişimine destek verenlere teşekkür eden Mirziyoyev, önümüzdeki yıl yapılacak öncelikli çalışmaların, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 Konferansı çerçevesindeki çevre bakanları toplantısında ele alınacağına inandığını söyledi.
Türk dünyası birliğine katkı sağlayanları teşvik etmek amacıyla düşünür ve devlet adamı Ali Şir Nevai adına uluslararası bir ödül oluşturduklarını hatırlatan Mirziyoyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü'nü dün Düsen Kaseinov'a vermesinin ilham verici olacağına dikkat çekti.
ORTAK TÜRKÇE KELİMELER SÖZLÜĞÜ ÖNERİSİ
Mirziyoyev, mevcut zirvenin sloganından yola çıkarak, tüm Türk halklarının anlayabileceği ve dillerdeki ortak kelimeleri bir araya getiren Ortak Türkçe Kelimeler Sözlüğü hazırlanması önerisini sundu. TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e katkıları dolayısıyla minnettarlığını ifade eden Mirziyoyev, bu yılki dönem başkanlığı için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e de teşekkür etti.
Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a başarılar dileyerek, TDT'nin bir sonraki zirvesinin gelecek yıl Özbekistan'da yüksek düzeyde gerçekleştirilmesi hususunda hazır olduklarını belirtti. Azimov'un Genel Sekreter adaylığının desteklenmesine de teşekkür eden Mirziyoyev, yeni Genel Sekreter'in Teşkilatın görevlerini yerine getirmesi ve işbirliğinin geliştirilmesine önemli katkılarda bulunacağına inandığını ifade etti.
BİRLİK VURGUSU YAPILDI
Mirziyoyev, Ankara Zirvesi'nin düzenlenmesinin ortak hedeflerin gerçekleştirilmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek, "Biz bir olursak daha da güçlüyüz." dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefiyle hareket etmeye hazır olduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi'nde konuştu. Zirve dolayısıyla Ankara'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaptığı davet ve gösterdiği misafirperverlik için teşekkür etti.
Ayrıca, zirvenin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yılına denk gelmesinin özel bir anlam taşıdığını belirterek, Cumhuriyet Bayramı'nı en içten dilekleriyle kutladığını aktardı. Erhürman, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğiyle gerçekleştirilen bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet'in kuruluşunun Kıbrıs Türk halkı için önemli bir ilham kaynağı olduğuna vurgu yaptı.
Zirvenin teması olan 'Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik' konusunun da ortak geleceği şekillendirme açısından güçlü bir mesaj taşıdığına dikkat çekti. Dilde birlik ilkesinin, ortak tarih, kültür ve değerlerin aidiyet hissini güçlendirdiğini anlatan Erhürman, fikirde birlik anlayışının, ortak hedefler etrafında dayanışma içinde hareket etmeyi ve geleceğe dair ortak bir vizyon oluşturmayı ifade ettiğini ifade etti.
İşte birlik ilkesinin ise bu değerleri somut işbirliklerine, ortak projelere ve halkların günlük yaşamına dokunan kazanımlara dönüştürebilme yeteneğini temsil ettiğini belirtti.
Birliğin gerçek gücünün, ortak geçmişten alınan ilhamın somut adımlara dönüşmesiyle elde edileceğini vurgulayan Erhürman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, 2022 yılında Semerkand Zirvesi’nde gözlemci üye statüsü ile yer aldıkları Türk Devletleri Teşkilatının faaliyetlerine bu anlayış çerçevesinde katkı sağlamayı ve kardeş ülkelerle ilişkileri her alanda geliştirmeyi arzu ettiklerini açıkladı.
Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zorluklara da değinen Erhürman, uzun yıllardır uluslararası toplumla doğrudan temaslarının, ekonomik ve sosyal girişimlerinin haksız izolasyon nedeniyle kısıtlandığını ifade etti. Bir topluluğun, kültür, sanat, spor gibi alanlarda uluslararası toplumla ilişki kurabilmesinin siyasi anlaşmazlıkların ötesinde bir insan hakkı meselesi olduğunu dile getirdi.
2004 yılında ortaya koyduğu çözüm iradesi ve sonraki müzakere süreçlerindeki yapıcı tutumlarıyla Kıbrıs Türk halkının dünya ile bütünleşme ve adada adil, kalıcı bir çözüme ulaşma arzusunu tekrar vurguladığını belirtti. Ancak, ülkenin gençlerinin uluslararası spor müsabakalarına katılımının, kültürel etkinliklerin KKTC’de gerçekleştirilmesinin ve halkın dünya ile doğrudan temaslarının engellenmeye çalışıldığını kaydetti.
Erhürman, çözüm sürecine değinerek, bu tür girişimlerin adada karşılıklı güvenin inşası ve çözüm için uygun bir ortam yaratma çabalarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği nezdinde gerçekleştirdikleri girişimlere verilen yakın tarihli yanıtların, üzerinde önemle durulması gereken mesajlar içerdiğini sözlerine ekledi.
BM Genel Sekreteri (Guterres), 16 Ekim 2026 tarihli yazısında Kıbrıs Türk toplumunun kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik etkinliklerini olumsuz yönde etkileyen durumları endişeyle karşıladığını belirterek, bu meseleleri cesaret kırıcı olarak nitelendirmiştir.
Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres'in güvenli bir ortamın sağlanmasını engelleyen ve uluslararası düzeydeki etkinliklerin iptaline sebep olan girişimlerin, ortak çabalara karşı bir tutum sergilediğini vurguladığını ifade etti. Ayrıca, Avrupa Komisyonu'nun 6 Ekim 2026 tarihli mektubunda, Avrupa Birliği'nin 2004 yılında belirlediği Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonun sona erdirilmesi amacının tekrar ifade edildiğini aktardı.
Bu iki mektubun ortak mesajı net bir şekilde ortadadır. Kıbrıs Türk halkıyla her alanda iletişim, diyalog ve işbirliği geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki temeli bulunmaktadır ve bu destek, hem BM hem de AB tarafından da teyit edilmektedir.
Bu bağlamda alınacak önlemlerin karşılıklı güven oluşturmaya ve çözüm çabalarına katkıda bulunacağına dikkat çeken Erhürman, Kıbrıs Türk toplumu ile bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde hiçbir engel olmadığını vurguladı.
Erhürman, zirvenin temasındaki birlik anlayışının Kıbrıs Türk halkı açısından büyük bir önem taşıdığını belirtti ve ortak dayanışma fikrinin somut işbirliklerine dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu çerçevede, üniversiteler arasında işbirliği amacıyla ortak araştırma programlarının geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Erhürman, gençlerin akademik ve kültürel değişim projelerinde buluşturulabileceğini ve spor alanında daha sıkı bağlantılar kurulabileceğini belirtti.
Ayrıca, sergi, konser, opera ve sahne sanatları gibi ortak kültürel faaliyetlerin geliştirilmesi ile sanatçıların kültürel diyalogunu güçlendirebileceklerini ifade etti.
Girişimcileri, iş insanlarını ve araştırmacıları ortak platformlarda bir araya getirerek ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik gibi alanlarda yeni fırsatlar oluşturulabileceğini belirten Erhürman, KKTC'nin yükseköğretim alt yapısı, genç insan kaynağı, turizm potansiyeli ve Doğu Akdeniz'deki stratejik konumuyla bu işbirliklerine önemli katkılar sunabilecek kapasitede olduğunu söyledi.
Erhürman, Türk dünyasıyla Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefi ile hareket etmeye hazır olduklarını dile getirdi. Tüm bu çabaların temelinde Kıbrıs Adası'nda ve çevresinde barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesi amacının yattığını belirtti.
Son olarak, Türk dünyasının geleceğini şekillendirirken, ortak değerleri korumanın yanı sıra bunları gelecek nesiller için somut kazanımlara dönüştürmenin herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Erhürman, bu hususun da önemini vurguladı.