Halka açık bir şirket olan Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği, Hürmüz Boğazı'nın savaş nedeniyle kapalı olmasını fırsata çevirdi. Savaşın getirdiği tedarik zinciri sorunlarına çözüm bularak, Ortadoğu'da yeni ağır yük taşıma alanında avantaj sağladıkları ifade edildi. Hareket CEO’su Abdullah Altunkum, "Savaşın etkisiyle tedarik zincirinde yaşanan tıkanıklıklara, bölgedeki saha deneyimimiz ve mühendislik yetkinliğimizle çözüm ürettik.
Umman’daki Duqm Limanı üzerinden geliştirdiğimiz alternatif güzergahlarla Hürmüz Boğazı’nı baypas ederek endüstriyel ekipmanları kara yoluyla proje sahalarına ulaştırdık," dedi.
YENİ GÜZERGAHLAR
Şirketin sözlerine göre, bu güzergahları bularak taşıma gerçekleştiren ilk firma oldular. Umman, Suudi Arabistan ve Dubai’deki ekiplerinin yürüttüğü güzergah etütleri ile teknik çalışmalar sayesinde gerekli sınır geçiş izinlerini aldıklarını vurguladı. Altunkum, "Bu rotalardan Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki stratejik petrol & gaz ve enerji proje sahalarına endüstriyel ekipmanlar ulaştırıyoruz.
Karayolu taşımacılığına uygun ağırlık ve ölçülerdeki yükler için liman tahliyesinden taşıma ve saha teslimine kadar tüm süreci yönetiyoruz," dedi. Hareket’in Katar’daki mevcut tesislerinde elleçleme ve montaj çalışmaları sürdürülmekte. Şirket, hasar gören tesis ünitelerinin bakımında bölgenin en büyük vinci olan 2.200 ton kaldırma kapasiteli vinci ve mühendislik ekibiyle destek vermeye hazırlanıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde enerji kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını takip eden Hareket, Umman’da ise liman ve karayolu taşımalarına yönelik talebi izliyor. 14 ülkede toplam 142 projede aktif olarak çalışan şirket, mevcut pazarlardaki iş hacmini artırmayı ve hizmet portföyünü genişletmeyi hedefliyor.
GELECEK YATIRIM PLANI
CEO Abdullah Altunkum, "2030’a kadar 120 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyoruz. 2023’ten bu yana yaptığımız 175 milyon dolarlık yatırım, farklı coğrafyalarda daha kapsamlı projeler üstlenmemizi destekliyor.
Yeni yatırımlarımızla bu kapasiteyi daha da geliştirerek 2025 yılında 138 milyon dolar olan ciromuzu, 2030 yılında 300 milyon dolara ulaştırmayı ve ciromuzun yüzde 75’ini yurt dışı faaliyetlerimizden elde etmeyi hedefliyoruz," şeklinde konuştu. Ayrıca Avrupa’daki faaliyetlerini yaygınlaştırmanın, Orta Doğu’daki yerleşik operasyonlarını güçlendirmenin ve Offshore & Marine hizmetlerini büyütmenin öncelikler arasında olduğunu belirtti.
Altunkum, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde ihtiyaç duyulacak yük mühendisliği hizmetlerini de yakından takip ettiklerini ifade etti. Avrupa’nın, 2030 hedeflerinde ağırlık verdikleri bölgelerden biri olduğunu vurgulayarak, "Romanya’daki ofisimiz ve aktif projelerimizle bölgedeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz," dedi. Bulgaristan’da Kasım 2026’da başlaması planlanan projelere yönelik hazırlıklarımız devam ederken, Ukrayna’da mevcut projelerimizi yürütmeye devam ediyoruz.
Bu kapsamda enerji altyapısı ve sanayi tesislerinin yenilenmesi için ihtiyaçları takip etmekteyiz. Almanya, Polonya, Hollanda, Macaristan ve Sırbistan gibi ülkelerde rüzgar enerjisi, enerji iletim altyapısı ve endüstriyel tesis yatırımlarını gözetim altında tutuyoruz.
Üç kıtada toplamda 6.832 MW enerji üretim kapasitesine sahip rüzgar enerji projelerindeki deneyimimiz, liman lojistiğinden taşıma, kaldırma ve montaja kadar uzanan hizmet ağımız, Avrupa’daki genişleme planlarımızı desteklemektedir.
Müşterilerimizle mevcut ilişkilerimizi farklı coğrafyalara taşımayı ve yerel iş birlikleri oluşturarak bu pazarlardaki faaliyetlerimizi artırmayı amaçlıyoruz” şeklinde bilgi veren Altunkum, Suriye’nin yeniden yapılanmasının da bölgesel büyüme fırsatları arasında yer aldığını vurguladı.
SÜRYE'DEKİ YENİDEN İNŞA MALIYETİ
Altunkum, “Dünya Bankası’nın tahminlerine göre Suriye’nin fiziki yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 216 milyar dolar olduğu belirtiliyor; bu tutarın 82 milyar dolarlık kısmı altyapıya aittir. Türk firmalarının da yer aldığı ve 2025 yılında karşılanması hedeflenen toplam 5.000 MW kapasite için yapılacak 7 milyar dolarlık enerji yatırım anlaşması, ülkedeki enerji ihtiyacının boyutunu gözler önüne sermektedir.” diye ekledi.
Enerji altyapısının ve sanayi tesislerinin yeniden işler hale gelmesi, ağır taşıma, kaldırma ve montaj hizmetleri açısından önemli bir gereksinim teşkil ediyor. Zorlu coğrafyalarda elde ettiğimiz saha deneyimimizi ve mühendislik becerimizi bu aşamada katkı sunmak için kullanmayı hedefliyoruz. Ayrıca, projelerin güvenlik, lojistik ve uygulama koşullarını değerlendirerek ortaya çıkacak hizmet taleplerini takip ediyoruz.” dedi.
OFFSHORE & MARINE İŞ BİRİMİ
Offshore & Marine iş biriminin gelişiminin 300 milyon dolarlık ciro hedefine katkıda bulunacak büyüme alanları arasında yer aldığını ifade eden Altunkum, “2025 yılında devreye aldığımız 2 barge yatırımıyla Ocak 2026’dan itibaren Körfez’deki petrol ve doğal gaz projelerine aktif destek sağlamaktayız. Bu süreçte düzenli gelir elde ediyoruz.
İş birimimizi 2 barge, 2 römorkör ve 1 ikmal gemisi (supply vessel) yatırımıyla genişletmeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu. Ağır kaldırma ve yük mühendisliği yeteneklerimizi kıyıdan denize yükleme, deniz taşımacılığı ve montaj desteği ile birleştirerek, müşterilerimize aynı projenin karasal ve deniz aşamalarında bütünleşik hizmet sunmayı hedefliyoruz.
Körfez’deki petrol ve doğal gaz projelerinin yanı sıra Avrupa ve Türkiye’deki deniz üstü rüzgar yatırımları ile Karadeniz’deki doğal gaz projelerini, bu hizmetleri geliştirebileceğimiz fırsatlar olarak değerlendiriyoruz.” dedi. Ayrıca, Hareket’in 2030’a kadar ulaşmayı hedeflediği yeni pazarlar arasında ABD ve Asya-Pasifik de bulunmaktadır.
ABD pazarına yönelik hazırlık çalışmalarını sürdüren firma, bu uzun vadeli plan çerçevesinde, pazara giriş ve yatırım stratejilerini proje fırsatları ve talep doğrultusunda belirlemeyi hedefliyor. Hareket, dünya genelindeki en büyük vinç üreticilerinin yer aldığı IC100 2026 listesinde 25. sırada, ağır taşımacılık alanındaki IC T50 2026 listesinde ise 14. sırada konumlanıyor.
Her iki listeyi de Türkiye'de lider olarak temsil eden firma, Avrupa'da ise IC100'de 6. ve IC T50'de 4. sırada yer alıyor.
ALTUNKUM'UN AÇIKLAMALARI
Altunkum, "Filo yatırımlarımızın ve artan operasyonel kapasitemizin uluslararası sıralamalara yansımasını, 2030 hedeflerimize giden yolda önemli bir gösterge olarak görüyoruz. Bu gelişim, global ölçekte tercih edilen ilk üç markadan biri olma vizyonumuzu destekliyor" değerlendirmesinde bulundu.