İşe iade davası açma süresi, işten çıkarılma tarihinden itibaren önemli bir konudur. Yabancı menşeli bir firmada çalışan Aydın Bey, 6 yıl süren iş hayatında işten çıkarılma tebligatını almak üzere 8 Temmuz 2026 tarihinde ihbar süresi içerisinde hareket etti. Şirket yöneticisi, yurt dışı merkezden gelen talimatla işten çıkarılma kararını iletti.
Aydın Bey, tebligatı imzalamadan önce avukatına danışarak, iş sözleşmesinin devam ettiğini öğrendi. Avukatı, 56 günlük ihbar süresinin dikkate alınması gerektiğini ve işe iade davası açmak için 2 Eylül tarihini beklemeleri gerektiğini belirtti. Ancak, tebligatı imzalamadan önce 'Tüm alacak ve dava haklarım saklı kalmak kaydıyla elden tebliğ aldım' ifadesini eklemeleri gerektiği söylendi.
İhbar süresini geçirmeden iş arama iznini kullanmadan çalışmaya devam eden Aydın Bey, yıllık izni sırasında da çalıştırıldı. Süre bitiminde işten çıkarıldığına dair tebligatın yırtılmadığı ve atıldığı öğrenildi. Avukatının yurt dışında olduğunu öğrenince, yeni bir avukatla görüşmesi gerektiği tavsiye edildi.
Yeni avukatı, işe iade davası açmak için önce arabulucuya gitmeleri gerektiğini açıkladı.
İŞE İADE DAVASI AÇMA KOŞULLARI
Arabulucu toplantısının yapıldığı bilgisine e-Devlet üzerinden ulaştı. Ancak, uzlaşma sağlanamadığı kaydedildi. Dava açma sürecinin başladığını düşünürken, avukatı Aydın Bey’e bir detayın gözden kaçtığını söyledi.
İşe iade davasının açılabilmesi için 30 gün kuralının 8 Temmuz tarihinden itibaren başladığı belirtildi. Aydın Bey, işten çıkarılma süreci nedeniyle mağduriyet yaşadığını ifade etti. İş Kanunu’na göre, işe iade davası açabilmek için iş akdinin feshedildiği tarihte iş yerinde 30 veya daha fazla işçi çalışıyor olmalı ve işçi en az 6 ay çalışmış olmalıdır.
Bu koşullar sağlandığında, işten çıkarılan işçi işe iade davası açma hakkına sahip olmaktadır.
ARABULUCUYA GİTME ŞARTI
İşe iade davası açabilmek için, arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğunu belirtmek gerekir. Arabulucuya başvuru, bir ay içinde yapılmalıdır ancak uzlaşma sağlanması şart değildir. Arabulucuda anlaşmaya varılamaması durumunda, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine başvurarak dava açılabilir.
Aydın Bey’in yaşadığı durum, işten çıkarılma süreçlerinde sıkça karşılaşılabilecek bir olumsuzluktur. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere, iş akdinin sona erdiği tarihten arabulucuya başvurmak için bekleyenler, dava açma haklarını kaybetmektedirler. Kanunun 20. maddesine göre, işe iade davası açabilmek için iş akdinin fesih tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulması gerekmektedir.
Örneğin, iş akdinizin fesih bildirimi 8 Temmuz 2026 tarihinde yapıldığında, bir aylık süre bu tarihten itibaren başlamış olacaktır. Ancak bu düzenlemenin işçilerin hak arama özgürlüğünü kısıtladığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır. İşçi, bildirim süresi içinde çalışmaya devam ettiği zaman işveren karşısında dezavantajlı bir konumda kalmaktadır.
Eğer arabulucuya başvuru süresi, fesih tebliğ tarihi yerine iş akdinin sona erdiği tarih ile başlatılsa, işçi haklarını daha etkin bir şekilde savunabilecektir.
ASKERLİK BORÇLANMASI MEMURUN SİGORTA BAŞLANGICINI ÖNE ÇEKER Mİ?
03.07.2000 tarihinde memuriyete başlayan bir kişi, 1996 yılında 18 ay askerlik yapmış ve askerlik borçlanması için 540 gün prim ödemiştir. Ancak, bu kişi defalarca başvuru yapmasına rağmen SGK sigorta başlangıcını geri çekmemektedir. (Erdal N.) Askerlik süresini sigortalı çalışmaya başlamadan önce tamamlayanlar, askerlik borçlanması yapabilmektedirler.
SSK ve BAĞ-KUR kapsamında çalışanlar ile 5510 Sayılı Kanuna tabi 4/a, 4/b ve 4/c’ler, sigortalı çalışmaya başlamadan önce askerlik borçlanması yaparlarsa, sigorta başlangıç tarihlerinin borçlanma süresince geri çekilmesi mümkündür. Ancak, 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi memurlar bu haktan yararlanamamaktadır.
Ombudsman tarafından daha önce bu konuda tavsiye kararları verilmiş olmasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumu bu kararları uygulamamaktadır. Kurum, diğer kanunlarda açık hükümler bulunduğu, ancak 5434 Sayılı Kanun’da borçlanılan süre kadar sigorta başlangıcının öne çekileceğine dair bir hüküm bulunmadığını gerekçe göstermektedir. Bürokratlar, ikincil mevzuatla böyle bir hakkın verilmesinin doğru olmadığını savunmaktadırlar.
5434’e tabi memurların, memuriyete başlamadan önceki askerlik sürelerini borçlanmaları durumunda sigorta başlangıçlarının öne çekilebilmesi için yasada değişiklik yapılması gerekmektedir.
PRİM GÜNÜ EKSİK KİŞİ BAĞ-KUR’DAN NASIL EMEKLİ OLABİLİR?
Babanızın BAĞ-KUR’da 4800 günü bulunmaktadır ve sigorta başlangıcı 28/11/1989’dur. Doğum tarihi ise 23/09/1968’dir. En uygun emeklilik koşulları hakkında bilgi almak istemektedir. (Sibel Ç.) Babanız, ilk defa sigortalı çalışmaya başlama tarihine göre normal emeklilikte 9000 güne tabi olup, bu süreyi tamamlaması zor görünmektedir.
Ancak, prim gününü 5400’e tamamlaması durumunda 58 yaşında emekli olabilecektir. Şu an yaşı dolmuş bulunmaktadır. Prim gününü 5400’e tamamladığı tarihte emeklilik dilekçesi verebilir.
Eksik günlerin tamamlanması amacıyla, eğer mümkünse ilk olarak askerlik borçlanması yapılması gerektiği vurgulanıyor. Eğer askerlik borçlanması hakkı bulunmuyorsa veya borçlanma yapılmasına rağmen yine de eksik süre varsa, bu durumda isteğe bağlı sigorta ile tamamlanabileceği belirtiliyor. 2026 yılı itibarıyla isteğe bağlı sigorta priminin aylık 10.900 TL olduğu ifade ediliyor.