Bolat, Cumhuriyet'in 103. yılı dolayısıyla Türkiye'nin dış ticaretindeki gelişmelere dair yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye ekonomisi ve dış ticaretinin son 20 yılda önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Bolat, Eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının, hizmet ihracatıyla birlikte 409,1 milyar dolara ulaştığını belirtti. Bu, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat değeri olarak kayıtlara geçti.
Bu başarı, üreticilerin azmi, ihracatçıların çabası, girişimcilerin cesareti ve milletin birliğiyle mümkün oldu. Bolat, Türk mal ve hizmetlerinin kalite, rekabetçilik ve beğeni gücünü temsil ettiğini vurguladı. Cumhuriyetin 103. yılı vesilesiyle, Üreten, ihraç eden, büyüyen Türkiye vizyonu doğrultusunda daha güçlü ve müreffeh bir geleceğe adım atıldığını aktardı.
Bolat, 1923 yılında tarım ürünleri ağırlıklı bir ihracat yapısına sahip olan Türkiye'nin, günümüzde otomotivden beyaz eşyaya, savunma sanayisinden yazılıma kadar geniş ve katma değerli bir ihracat yelpazesine ulaştığını söyledi. 1923'te sadece 50 milyon dolar olan mal ihracatı, 1980'de 2,9 milyar dolara, 2002'de ise 36,1 milyar dolara yükseldi.
Eylül ayı itibarıyla mal ihracatı, yıllıklandırılmış olarak 283,7 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmış oldu. Bolat, Türkiye'nin dünya mal ihracatındaki payının 1980-2000 yıllarında ortalama yüzde 0,38 civarında seyrettiğini, 2002'de yüzde 0,55'e, 2025'te ise yüzde 1,04'e yükseleceğini bildirdi.
Bu büyük başarının, Türkiye'nin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve rekabetçi ekonomisiyle dünya sahnesindeki konumunu daha da güçlendirdiğini belirtti. Açıklamasına devam eden Bolat, Cumhuriyetin ilk yıllarında yalnızca 24 ülkeye ve 30 fasılda ihracat yapılırken, bu yıl Ocak-Eylül döneminde 223 ülke ve gümrük bölgesine tüm fasıllarda yaklaşık 13 bin farklı ürünle geniş bir ihracat gerçekleştirildiğini ifade etti.
Türkiye, artık dünya genelinde üretimini ulaştıran, rekabet gücü yüksek ve dinamik bir ihracat ekonomisine sahip. 2025 yılı itibarıyla 51 ülkeye 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleşeceği öngörülüyor.
Aynı yıl, 33 ilin yıllık ihracatı 1 milyar doları aşarken, ihracatçı firma sayısı 167 bin 779'a yükseldi. 1 milyar doların üzerinde ihracat yapılan fasıl sayısı da 53'e ulaştı. 1973 yılında bir yılda 1 milyar dolar ihracat yapılırken, 1987 yılında bu başarı bir ayda, 2013'ten itibaren ise bir günde gerçekleştirilebilecek duruma geldi.
Günümüzde Türkiye'nin ihracatı kimi zaman 2 milyar doları aşmaktadır. Bu dikkate değer gelişim, Türkiye'nin üretim kapasitesinde görülen büyük artışın, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki itibarının ve rekabet gücünün yanı sıra Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına adım atarken elde ettiğimiz ekonomik olgunluğun en belirgin kanıtıdır.
Bolat, Türkiye'nin sadece üretim yapmakla kalmayıp, ürettiklerini dünya genelinde pazarlayan bir ticaret ve ihracat gücü haline geldiğini vurgulayarak, dünya ticaretindeki zorluklara rağmen Türkiye'nin ekonomik dayanıklılığını koruduğunu ve birçok pazarda rekor ihracat seviyelerine ulaştığını ifade etti.
EUROPEAN UNION EXPORTS HAVE INCREASED SIGNIFICANTLY
Bolat, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine 1996 yılında 11,3 milyar dolarla başlayan ihracatın, Gümrük Birliği'nin sağladığı itici güçle eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış 118,7 milyar dolara çıktığını bildirdi. 2002 yılında AB-27 ülkelerinin toplam ithalatındaki payımızın yüzde 2,2 seviyesinde olduğunu hatırlatan Bolat, 2025 yılında bu oranın tüm zamanların en yüksek değeri olan yüzde 4,1'e ulaşacağını belirtti.
Ayrıca, Türkiye'nin gelişmiş ülkeler tarafından tercih edilen güvenilir, istikrarlı ve güçlü bir ticaret ortağı durumunda olduğunu kaydeden Bolat, 1969'da sanayi ürünleri ihracatının toplam ihracat içindeki payının yüzde 21,2 iken, 2025 yılı itibarıyla bu oranın yüzde 94,3'e yükseleceğini aktardı.
TURKEY AS A RELIABLE PLAYER IN GLOBAL TRADE
Bu değişim, Türkiye'nin tarımdan sanayiye ve yüksek teknolojili üretime geçişinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bolat, Türkiye'nin bugün üretimden ihracata, teknolojiden lojistiğe kadar her alanda küresel ticaretin güvenilir aktörlerinden biri haline geldiğini ifade etti. 2002 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 30,4 iken, 2025 yılında bu oranın yüzde 43,5'e, 2026 yılı eylül ayı itibarıyla da yıllıklandırılmış olarak yüzde 44,1 seviyesine yükselebileceği belirtiliyor.
Son 24 yılda yaşanan bu büyük başarı, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatındaki artışın kesintisiz devam ettiğini gösteriyor. 1980-2002 yılları arasında dünya ekonomisi yüzde 3,1 büyüyerek Türkiye ekonomisinin 0,8 puan fazlasıyla yüzde 3,9 büyüdüğünü ortaya koyuyor.
DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ BÜYÜME HIZI
2003-2025 yılları arasında dünya genelindeki ekonomik büyüme oranı yüzde 3,6 olarak belirlenirken, Türkiye'nin büyüme hızı ise önceki 1980-2002 dönemine kıyasla 1,5 puan daha yüksek, dünya ortalamasının ise 1,9 puan üzerindedir. Bu etkileyici büyüme performansı ile Türkiye, nominal milli gelir açısından 2002'de dünyada 21. büyük ekonomi konumundayken, 2025'te 16. sıraya yükselmiştir.
Satın alma gücü paritesiyle hesaplanan milli gelirde ise Türkiye, 2002'de 16. sıradayken, 2025'te 11. büyük ekonomi olma hedefini gerçekleştirecektir. Bolat, 2002-2025 yılları arasında Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılası ve kişi başına düşen gelirdeki artışlara dikkat çekerek, "Bu tarihi yükseliş, güçlü ekonomik dönüşümümüzün ve üretim temelli kalkınma vizyonumuzun en somut göstergesidir" dedi.
ÜRETİM GÜCÜ VE GİRİŞİMCİ RUH
Türkiye'nin bu güçlü büyümesinin ardında, ülkenin üretim kapasitesi, girişimci ruhu ve ihracatçı vizyonu yatmaktadır. Bolat, "Dünya ekonomisindeki konumumuzu pekiştirmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı. Esnafların ve sanatkarların, Cumhuriyet'in tarihsel birikimini küresel pazarlarda birer uluslararası ihracatçıya dönüştüğünü vurgulayan Bolat, "Mikro ihracat fırsatları ve sağlanan kolaylıklarla birlikte geleneksel zanaat ve üretim kültürü artık sınırları aşmaktadır" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, üretimden ihracata, teknolojiden markalaşmaya kadar uzanan bu güçlü yapının daha da ileriye taşınmasına yönelik kararlılıkla devam edileceği ifade edildi. Bolat, dünya ekonomisindeki etkin ve belirleyici konumlarının güçlendirilmesi yönünde çalışmalara hız kesmeden sürdürmekte olduklarını belirtti.