Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Türkiye'nin Avrupa otomotiv sanayisindeki stratejik rolü

Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye'nin Avrupa otomotiv sanayisine katkısını vurguladı.

EKONOMİ 12.10.2026 07:09 Haber Editörü 21 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Türkiye'nin Avrupa otomotiv sanayisindeki stratejik rolü
Paylaş:
N

Avrupa Birliği’nin yerli üretimi ve stratejik sektörlerde rekabet gücünü artırmayı amaçlayan "Made in EU" yaklaşımı, otomotiv sektöründe önemli bir gündem maddesi olmaya devam ediyor. Türkiye, bu bağlamda Avrupa ile yıllardır sürdürdüğü üretim, tedarik ve mühendislik entegrasyonunun korunmasını talep ediyor.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisi açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Eroldu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin rekabetçiliğine sağladığı katkıyı vurgularken, Avrupa’nın, Çinli üreticilerin agresif politikalarına karşı kendi otomotiv sanayisini koruma çabalarını anladıklarını ifade etti.

Ancak, Avrupa’nın rekabet gücünü artırmak için oluşturacağı yeni yapının Türkiye’yi de kapsaması gerektiğini belirten Eroldu, "Daha güçlü bir Avrupa otomotiv sanayi kurulmak isteniyorsa, bunun bir parçası Türkiye olmalıdır. Türkiye, uzun yıllardır bunun bir parçasıdır," dedi.

Eroldu, Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisiyle entegrasyonunun yalnızca üretim ve ticaretle sınırlı olmadığını, mevzuat ve teknik kurallar açısından da yakın bir uyum bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin standartlarını ve homologasyon kurallarını uzun süredir takip ettiğini belirten Eroldu, "Aynı kuralları, aynı tarihlerde devreye alıyoruz. Benzer mevzuatı Türkiye de uyguluyor," diye konuştu.

Bu nedenle, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mevcut yapının yeni sanayi politikaları çerçevesinde de devam etmesinin önemine değinen Eroldu, OSD, OİB ve TAYSAD olarak ortak bir pozisyon belgesi hazırladıklarını aktardı. Eroldu, hazırlanan belgede, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin rekabetçiliğine yaptığı katkının ve iki taraf arasındaki değer zincirinin önemine vurgu yaptıklarını söyledi.

Eroldu, bu ortak yapının yeni sanayi politikalarında da sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Eroldu, Türkiye otomotiv pazarındaki Çinli markaların payına ilişkin veriler de paylaştı. Geçen yılın ilk dokuz ayında yüzde 8.7 seviyesinde bulunan Çinli araçların Türkiye pazarındaki payının, günümüzde yüzde 5.8’e gerilediğini bildirdi.

Eroldu, bu düşüşte uygulanan ek gümrük vergilerinin etkili olduğunu ifade ederken, Avrupa Birliği açısından da Çinli üreticilere karşı benzer önlemlerin alınmasının gündemde olduğunu kaydetti. Türkiye’nin Çin ile ticaretinde daha dengeli bir yapı arayışında olduğuna dikkat çeken Eroldu, Türkiye'nin Çin'e yapmış olduğu ihracatın sınırlı kaldığını ve Çin'den gerçekleştirilen yüksek miktardaki ithalatın sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Öte yandan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan otomotiv ticaretinin daha dengeli bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Eroldu, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerinin “sattığı kadar ithalat yaptığı” bir yapı oluşturduğunu belirtti. Made in EU tartışmalarında önemli bir diğer konu ise Çinli markaların yatırımlarıdır.

Eroldu, Avrupa’da aktif olarak faaliyet gösteren Çinli markaların yatırımlarına işaret ederek, Türkiye'de henüz Çin kaynaklı bir otomotiv yatırımının bulunmadığını aktardı. Avrupa'daki görüşmelerde Türkiye’nin Çin’in arka bahçesi olup olmayacağının önemli bir tartışma konusu olduğunu ifade eden Eroldu, Türkiye’nin yeni yatırımlara yaklaşımının Avrupa’daki düzenlemelerle uyumlu olması gerektiğini belirtti.

Yabancı ve Çin yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Eroldu, ancak bu yatırımların Türkiye’ye katma değer sağlaması, rekabeti olumlu şekilde etkilemesi ve mevcut sanayiyi geliştirmesi gerektiğini ekledi. Türkiye'nin yeni montaj fabrikalarına duyduğu ihtiyacın bulunmadığını ifade eden Eroldu, Türkiye’ye teknoloji ve Ar-Ge getirecek yatırımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

OSD’nin yeni yatırımlar konusunda benzer bir yaklaşımı uzun zamandır benimsediğini hatırlatan Eroldu, bunu “ya yatırım olsun ya yaptırım olsun” şeklinde daha önce ifade ettiklerini aktardı. OSD, OİB ve TAYSAD’ın ortak pozisyon belgesi ile Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisindeki konumuna vurgu yapıldığını belirten Eroldu, bu bağlamda Avrupa’daki karar vericilerle sürekli temasların sürdüğünü ifade etti.

Otomotiv sektörünü temsil eden kuruluşların Avrupa Parlamentosu, Avrupa iş dünyası ve otomotiv ekosisteminin farklı temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Eroldu, Türkiye’nin Avrupa’ya sağladığı katma değerin anlatılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini duyurdu. Eroldu, Avrupa'daki bazı bürokrat ve parlamenterlerin Türkiye'nin otomotiv sanayisine yaptığı katkının boyutunu yeterince kavrayamadığını ifade ederek, bu nedenle temasların büyük önem taşıdığını vurguladı.

Bununla birlikte, Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki konumunun anlatılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini belirten Eroldu'nun açıklamaları dikkat çekicidir. Yerli sanayide made in EU düzenlemesinin yarattığı endişelerin henüz giderilemediği anlaşılıyor.

Sonuç olarak, otomotiv sanayisinin Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ortak çalışma yapısının gelecekte de devam etmesine yönelik güçlü bir mesaj veriyor ve Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinin içinde kalmasına verdiği önemi net bir şekilde ortaya koyuyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Galata Spor Kulübü'nde Şaban Yıldırım dönemi başladı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Galata Spor Kulübü'nde Şaban Yıldırım dönemi başladı
WhatsApp
İhbar Hattı