Avdagiç, AA muhabirine yapay zeka konusunda Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını, veri merkezi altyapısını, enerji kaynaklarını ve sanayileşme sürecini değerlendirdi.
Yapay zeka rekabetinin yalnızca yazılım ile algoritmalarla sınırlı olmadığını belirten Avdagiç, bu alandaki yarışın temelinde çip üretimi, grafik işlemciler (GPU), veri merkezleri, enerji kaynakları, soğutma sistemleri, enerji depolama, robot teknolojileri, sensörler, ileri malzemeler ve savunma teknolojileri ile bu unsurları entegre eden bir yazılımın yer aldığını ifade etti.
Rekabetçi yapay zeka modellerinin hem geliştirilmesi hem de bunları çalıştıracak veri merkezi altyapılarının kurulması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, "Yapay zeka modelleri, küresel ambargo riskine dönüşebilir," dedi. Küresel yapay zeka rekabetinin yeni engeller oluşturabileceği uyarısını yapan Avdagiç, bazı ülkelerin gelişmiş yapay zeka teknolojilerini diğer ülkelerle paylaşmaktan kaçınabileceğini ve bu durumun gümrük tarifelerine benzer engeller doğurabileceğini aktardı.
Türkiye’nin kendi yapay zeka teknolojilerini geliştirme aşamasına geçmesi gerektiğini belirten Avdagiç, "Yapay zeka bağımsızlığımızı ilan etmek için kendi teknolojilerimizi üretmeliyiz. Yalnızca dışarıdan gelen teknolojilere bağımlı kalmamalıyız," diye konuştu. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın Avrupa’nın, ABD menşeli yapay zeka teknolojilerine olan bağımlılığına yönelik uyarısını hatırlatan Avdagiç, bu değerlendirmelerin Türkiye için de önemli olduğunu dile getirdi.
Lagarde’ın, "ABD’nin yapay zeka patlamasını Avrupa sermaye piyasalarıyla finanse etmemeliyiz," sözlerine atıfta bulunan Avdagiç, Türkiye’nin de kendi modellerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin, Yapay Zeka Vatanı veya AI Vatanı gibi kavramlar geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, Mavi Vatan ve Siber Vatan konseptlerinin yanına yapay zeka bağımsızlığı hedefinin eklenmesini önerdi.
Amerikan menşeli yapay zekayı ithal etmemiz, yeni bir bağımlılık sürecinin doğmasına yol açmaktadır. Kendi yapay zeka sistemlerimizi ve robot teknolojimizi geliştirmek, savunma sanayiinde olduğu gibi bir hayati konu olarak ele alınmalıdır.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Avdagiç, yapay zeka alanındaki 2030 vizyonuna dair, AGI'nın insanın yeteneklerini aşacağı tahmin edilen 2030 yılında Türkiye’nin, dünyanın geliştirdiği yapay zekayı kullanan bir ülke mi yoksa bu teknolojileri üreten bir ülke mi olacağını sorguladı. Tercihimiz nettir.
Teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten, kullanan değil, geliştiren ve pazarı izleyen değil, şekillendiren bir ülke olmalıyız.
TÜRKİYE YAPAY ZEKÂ EYLEM PLANI ROLÜ
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın (2026-2030) içeriğini değerlendiren Avdagiç, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde hazırlanan bu planın, ülkenin yapay zeka konusundaki hedeflerini somut şekilde belirlemesi açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.
Ayrıca, planın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın öncülüğünde, kamu sektörü, özel sektör, akademik çevreler ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlandığını hatırlatarak, Türkiye'nin yapay zekayı sadece kullanan değil, aynı zamanda geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke olma iradesini önemli bulduklarını ifade etti.