Antalya'da son 3 ay içinde kozmetik amaçlı botoks yaptırdıktan sonra rahatsızlanan 16 kişi, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'nde tedavi edilmeye alındı. F.F. adlı bir hasta, işlemi doktor yerine sekreterin yaptığını öne sürerek, "İşlemden birkaç gün sonra göz kapağım düştü, gözüm kapandı. Ardından yutma güçlüğü yaşamaya başladım" dedi.
DHA'nın haberine göre, son 3 ayda botoks yaptıran birçok kişi AÜ Hastanesi'ne başvurdu. Bu kişiler, konuşma, yutma ve nefes alma zorluğu gibi şikayetlerle hastaneye geldi. 16 hastadan bazıları solunum cihazına bağlı tedavi edilirken, 3'ü yoğun bakımda kaldı. Daha hafif şikayetleri olan hastalar ise ayakta tedavi edildi.
Nöroloji kliniğinde son bir haftada yatırılan 7 hastanın durumu adli vaka olarak kaydedildi. Hastaların botoks işleminin hangi merkezde ve kimler tarafından yapıldığı araştırılıyor. Hastanede tedavi gören F.F., "Yaklaşık 20 gün önce bir doktorun kliniğine gittim, botoks yaptırdım.
İşlemden birkaç gün sonra göz kapağım düştü, gözüm kapandı. Yutma güçlüğü yaşamaya başladım. Ancak işlemi yapan sekreterdi.
Başkalarına tavsiyem, bu işlemi mutlaka uzmanlara yaptırmaları" şeklinde konuştu. AÜ Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, son 3 ayda 16 hastanın tedaviye alındığını belirterek, "Bu hastalar solunum problemleri, yutma zorlukları ve yataktan kalkma gibi ciddi tablolarla geldi. Ayrıca daha hafif şikayetleri olan hastalarımızı da ayaktan takip ediyoruz.
Hepsi dermokozmetik uygulamalardan kaynaklanan sorunlar yaşadı" diye ifade etti. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel, botoks uygulamalarında tüm koşulların uygun şartlarda sağlanması gerektiğini vurgulayarak, "Uygulama yapılmadan önce merkezinin ruhsatlı bir sağlık merkezi olup olmadığına dikkat edilmelidir. Ayrıca ürünlerin ruhsatlı ve uygun koşullarda temin edilip edilmediği takip edilmelidir" dedi.
Nöroloji Anabilim Dalı'ndan Dr. Yusuf Savrun, toksin uygulandıktan sonra genellikle 24 saat içinde etkilerin görüldüğünü belirterek, "İkinci haftada bu etkiler artar. Ancak ikinci haftadan sonra yan etkilerin görülme ihtimali azalır. Bu nedenle ilk 24 saat ve iki hafta daha kritik" dedi.
Hastalar genellikle yutma güçlüğü, ses kısıklığı, bazen nefes darlığı, her iki göz kapağında düşme ve kas güçsüzlüğü gibi şikayetlerle hastanelere başvuruyor. Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Yürüktümen Ünal, bu yan etkilerin kendileri için korkutucu olmadığını ifade etti. Çift görme gibi sorunlar da yaşanabiliyor.
Bu hastaların çoğu, estetik amaçlı botoks uygulamaları sonrasında sağlık kuruluşlarına gelmekte. İlk olarak hastanın hayati tehlikesinin bulunup bulunmadığını değerlendiriyoruz. Aynı zamanda şikayetlerin sebebini tespit etmeye çalışıyoruz.
Eğer hastanın solunumuna ciddi bir etki varsa, nefes alabilmesi için gerekli müdahaleleri yapıyoruz. Gerekirse hastayı solunum cihazına bağlıyoruz, dedi. AÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ebru Barçın, nörolojik alanda yapılan botoks uygulamalarının kozmetik olanlardan farklı olduğunu belirtti.
Botulinum toksin uygulamalarının uzun yıllardır nörolojik hastalıklarda, istemsiz kasılmalar ve yüz kasılmaları için kullanıldığını dile getiren Barçın, kozmetik uygulamalarda dozun son derece önemli olduğunu vurguladı. Estetik işlemler için uzman hekimler tarafından yapılması gerektiği tavsiyesinde bulundu. Uzmanlar, nörolojik hastalıklarda botulinum toksin uygulaması yaptıran hastaların bu tür olaylardan korkarak tedaviyi bırakmalarının endişe verici olduğunu belirtti.
Ayrıca, 7 Ocak 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, estetik uygulamaların daha önce sadece dermatoloji ve plastik cerrahi uzmanları ile medikal estetik sertifikasına sahip hekimler tarafından yapılabilmesi, artık kısa süreli sertifikasyonla tüm hekimlere açıldığını söyledi.
Uzmanlar, botoks ve dolgu uygulamalarının tıbbi işlemler olduğunu vurgulayarak, bu işlemlerin ruhsatlı sağlık kuruluşlarında yetkin uzmanlık dalındaki hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.