İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığı davada savunma yaptı. İddianame, 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfa olarak hazırlandı. İddianamede, İmamoğlu’nun suç örgütü lideri olduğu, rüşvet, dolandırıcılık ve kişisel verileri ele geçirme gibi birçok suçla itham edildiği belirtildi.
İmamoğlu’nun, 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası alması talep ediliyor. Duruşma, Marmara Ceza İnfaz Kurumu Silivri Yerleşkesi'nde saat 12.00'de başladı. İmamoğlu, savunmasına devam ederken İstanbul’da yağış nedeniyle hayatını kaybedenlere yönelik de başsağlığı diledi.
"Vefat sayısının üçe çıktığını öğrendim. Her afet, devletin her kurumunun birlikte çalışması gerektiğini hatırlatmalı," dedi. İmamoğlu, konuşmasında, kayıplar nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirerek özellikle üç can kaybına dikkat çekti.
"14 yaşındaki bir evladımızın ve 32 yaşındaki bir gencin vefatı dolayısıyla ailelerine başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin," ifadelerini kullandı. Ayrıca, AK Parti Üsküdar ve İBB Meclis üyesinin de vefatını öğrendiğini belirterek, ailesine ve AK Parti teşkilatına başsağlığı diledi.
İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği konusuna da değinerek, son 1,5 yıl içinde başkanın dördüncü kez seçildiğini vurguladı. Yedi ayı aşkın bir süredir devam eden duruşmalarda, İmamoğlu iddia makamının kendilerine herhangi bir delil, ses kaydı veya somut belge sunmadığını ifade etti.
İtirafçıların ve sanık itirafçıların da kendileriyle bir tek delil ya da somut bilgi paylaşmadığını, yalnızca sözlü beyanlar ve dedikodularla karşılaştıklarını belirtti.
ASKERİ ALANIN İÇİNDEKİ BİR YERİ İBB NİÇİN ALSIN
İmamoğlu, 24 Ekim 2016 tarihinde Başakşehir’de, askeri alan olarak tanımlanan özel bir mülkün İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından o dönemin döviz kuru ile 13,5 milyon dolara satın alındığını ve kamulaştırıldığını aktardı.
Müfettiş raporunda, söz konusu taşınmazın doğrudan temin yöntemiyle alındığı, mülk sahiplerinin temsilcisinin eski AK Parti Maltepe İlçe Başkanı olduğu, taşınmaz bedelinin doğrudan bu kişinin hesabına gönderildiği ve taşınmazın imar planlarında askeri stratejik alan olarak belirlendiği ifade ediliyor. Bu nedenle, Büyükşehir Belediyesi'nin bu mülkü herhangi bir hizmette kullanmasının mümkün olmadığına dikkat çekti.
İmamoğlu, İBB'nin askeri bir birliğe sahip olmadığını ve böyle bir sorumluluğun bulunmadığını vurguladı. Ayrıca, AK Parti yönetiminin kullanılamayacak bir arazinin 13,5 milyon dolara alındığını belirtirken, 2021 yılında bu arazinin güncel değerinin 13 milyon 350 bin lira olarak belirlendiğini, bu rakamın o yılın döviz kuru ile yaklaşık 2 milyon dolara denk geldiğini kaydetti.
Böylece, İBB’nin AK Parti döneminde 13,5 milyon dolara satın alınan arazinin gerçek değerinin 2 milyon dolar olduğu ortaya çıkmış oldu. Bu durumda kamu zararının net olarak 11,5 milyon dolar olduğu ifade edildi.
NİÇİN NAKLEN YAYIN İSTENMEDİ ZANNEDİYORSUNUZ
İmamoğlu, bir siyasetçinin halkla buluşmasının kolay olmadığını dile getirerek, bazı kişilerin sarayda oturduğunu ve Meclis’te görev yaptığını düşündüğünü ancak kendisinin altı yıl boyunca pazarları terk etmediğini söyledi. İnsanlarla her şeyi paylaştığını, çünkü onlara hizmet ettiklerini vurguladı.
Yol arkadaşlarının da İstanbul’a olan ihaneti anlattıklarını, şehircilik anlayışlarının kişisel çıkarlar yerine halkın yararına olduğunu ve İstanbul’u koruma amacıyla attıkları adımları aktardıklarını belirtti. Her anlatımda bir iftira ile karşılaştıklarını ve bunun aslında gerçek dışı olduğunu ifade ederek, bu davaya kimsenin inanmadığını, inanamayacağını vurguladı. Ayrıca, naklen yayın talebinin neden yapılmadığını sordu.
BİR ARAYA GELELİM DEPREM KONSEYİ KURALIM DEDİM
İmamoğlu, halkı korumak amacıyla Marmara Bölgesi ve İstanbul’da birlikte hareket etmek için çaba sarf ettiklerini belirtti. Deprem sorununa birlikte çözüm bulmak ve İstanbul’u güçlendirmek için üç kez bakanlarla bir araya geldiğini ve kendisinin brifing verdiğini açıkladı. İmamoğlu, İstanbul'un geleceği için bir araya gelinmesi gerektiğini belirtti.
Koordinasyonu yine onların sağlayacağını, kendilerinin ise hizmet etmeye hazır olduklarını ifade etti. Kentin deprem riskiyle başa çıkabilmesi için bir masa ve İstanbul Deprem Konseyi kurulmasını önerdi. Bu konsensüse bankacılık, sigortacılık ve inşaat sektörlerinin dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
DEPREM KORKUSUNUN YENİLMESİ GEREKİYOR
Uluslararası kuruluşların da bu sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Depremin yıkıcılığını önlemek ve korkusunu yenmek için yöntemler önerdiğini ileri sürdü fakat bu önerilerin dikkate alınmadığını belirtti. Bir katılımcının, “Ya haklısınız ama…” şeklinde bir yanıt verdiğini aktardı.
KANAL İSTANBUL PROJESİNE ELEŞTİRİ
Kanal İstanbul projesinin, halkın ve kamuya ait görüşlerin göz ardı edilerek ortaya çıktığını ifade etti. Halkı bilgilendirmek adına, bu projenin detayları ve arka planındaki rant paylaşımını sorguladı. Projenin arazilerinin sahiplerini ve ne kadar rant sağlandığını sordu.
YEŞİL ALANLAR YOK OLUYOR
Son zamanlarda yaşanan büyük yağmur felaketinin ardından, imar ve mimari konularına da değinen İmamoğlu, 135 milyon metrekarelik yeşil alanın giderek azaldığını kaydetti. Sazlıdere ve Terkos Barajları’nın da bu süreçten etkilendiğini ve çevresindeki tarım alanlarının yok olacağını aktardı.
SUÇ DEĞİL SİYASET
İmamoğlu, kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, dosyada herhangi bir belge bulunmadığını ifade etti. Kendisinin elinde belgeler olduğunu, karşı tarafın ise iftiralarla hareket ettiğini savundu. Siyasetin millete ait olduğunu ve kişisel çıkarlar için kullanılmaması gerektiğini belirtti.
BAŞARILI YÖNETİM ANLAYIŞI
İstanbul’daki yönetim anlayışını, önceki yönetimlerle karşılaştırarak, az kaynakla kamu yararına birçok başarılı işe imza attıklarını dile getirdi. Metro, altyapı ve sosyal destek projelerinde önemli ilerlemeler kaydettiklerini vurguladı. Bu başarıların dürüst ve liyakatli bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşmanın, yarın saat 10.00'da devam edeceği belirtildi.