Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kuyudan çıkarılan ceset: 18 yaşındaki Serpil vahşet kurbanı

1966 yılında Gebze'de bir kuyuya atılan ceset, 18 yaşındaki Serpil'e ait çıktı. Genç kız, cinayete kurban gitti.

GÜNDEM 01.11.2026 09:11 Haber Editörü 568 okuma Okuma Süresi: 6 dk
Kuyudan çıkarılan ceset: 18 yaşındaki Serpil vahşet kurbanı
Paylaş:
N

Yıl 1966... İstanbul'un komşusu Gebze, tarım arazileri ve bahçeleriyle bilinen bir yerdi. Bölgedeki aileler, günlük su ihtiyaçlarını karşılamak için kuyulardan faydalanıyordu.

Ancak bu kuyulardan biri, korkunç bir cinayetin gün yüzüne çıkmasına sebep olacaktı. 12 Ekim tarihinde, Gebze'de arazide çalışma yapan kadastro memurları, su seviyesini ölçmek için kuyuya indiğinde yumuşak, ağır bir kütleyle karşılaştı. Bu durum, memurlar arasında kısa süreli bir meraka yol açtı; fakat karşılaştıkları manzara korkunçtu.

Kuyuda bulunan ceset, polise bildirildi. Olay yerine gelen ekipler, 8 metre derinliğindeki kuyudan ayaklarına taş bağlanmış bir kadın cesedi çıkardı. Kadının yüzü tanınmayacak haldeydi ve ortaya çıkan durum tüyler ürperticiydi.

Polis, öncelikle cesedin kimliğini belirlemeye çalıştı. Yakınlardaki evlerde yaşayanlara ceset gösterildi; ancak tanıyan kimse çıkmadı. Üzerinde bıçak veya kurşun izi bulunmayan kadının boğularak öldürüldüğü ve cesedinin ortadan kaldırılması amacıyla kuyuya atıldığı düşünüldü.

Yapılan araştırmalar neticesinde, kuyudan su alan bir ailenin 18 yaşındaki kızı Serpil'den yaklaşık 25 gündür haber alınamadığı ortaya çıktı. Orman mühendisi olan baba ve anneye ulaşılarak ceset gösterildi. Fakat, yüzü tanınmaz halde olduğu için kesin teşhis mümkün olmadı.

Aileyle yapılan görüşmede, Serpil’in otobüs şirketlerinde hostes olarak çalıştığı öğrenildi. Anne ve baba, kızlarının iş nedeniyle zaman zaman başka şehirlere gittiğini ve bu sefer de çalışmak için evden ayrıldığını düşündüklerini ifade etti. Bu nedenle, kızları için polise kayıp başvurusunda bulunmamışlardı.

Polis, kuyudan çıkarılan cesedin Serpil’e ait olup olmadığını belirlemek amacıyla genç kızın arkadaşlarına ulaştı. Serpil ile aynı otobüs şirketinde çalışan ve İstanbul’da bir süre aynı odada kalan arkadaşı da teşhis için çağrıldı. Arkadaş, cesedin üzerindeki iç çamaşırlarını tanıdı; çünkü Serpil, Eylül'ün ilk haftasında Gebze’ye giderken giymesi için ona bazı iç çamaşırlarını ödünç almıştı.

Arkadaşının bu tanıklığı, cesedin kimliğinin belirlenmesinde önemli bir adım oldu. Sonuç olarak, kuyudan çıkarılan cesedin 18 yaşındaki Serpil’e ait olduğu tespit edildi ve olay, cinsel saldırı ve cinayet soruşturması kapsamında derinlemesine incelenmeye başlandı.

Adli Tıp Kurumu'nda gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, genç kızın cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra iple boğularak öldürüldüğü ve cesedinin bir kuyuya atıldığı tespit edildi. Polis, öncelikle cesedin kimliğini belirledikten sonra, Serpil'in kimler tarafından ve neden öldürüldüğüne dair geniş bir soruşturma başlatma kararı aldı.

POLİS SON GÖRÜLDÜĞÜ KİŞİYİ ARADI

Edinilen bilgilere göre, Serpil Eylül ayının ilk haftasında İstanbul'dan Gebze'ye gitmiş ve burada kalmaya başlamıştı. Genç kız, Eylül ayının ortalarında ortadan kayboldu. Yapılan araştırmalar sonucunda cesedin yaklaşık 20 ila 30 gün önceye ait olduğu tahmin edilmekteydi.

Bu süre, Serpil'in kaybolduğu tarihle örtüşüyordu. Cinayet soruşturmasını sürdüren ekipler, genç kızın kaybolmadan önce hangi yerlerde bulunduğunu ve kimlerle iletişim kurduğunu tespit etmeye çalıştı.

BABA ŞÜPHELİYDİ

Polisin dikkatini çeken bir diğer konu ise, ailenin 25 gün boyunca kayıp başvurusunda bulunmamış olmasıydı. Genç kızın cesedinin, babasının su aldığı kuyuda ele geçirilmesi şüpheleri artırdı. Edinilen bilgilere göre baba, kızının otobüs şirketinde hostes olarak çalışmasına karşı çıkıyordu.

Bu durum, polisin babayı bir numaralı şüpheli olarak değerlendirmesine yol açtı. Kızının hostes olarak çalışmasını istememesi, kuyunun evlerine yakınlığı ve Serpil'in en son babasının evinde görülmesi, üzerindeki şüphelerin yoğunlaşmasına neden oldu. Baba hakkında yapılan araştırmalar devam ederken, polis önemli bir ipucuna ulaştı.

SENİ YENGEN ÇAĞIRIYOR

Yapılan araştırmalar sırasında, Serpil'in akrabası Aslan Ş.'nin genç kızı evden çağırarak dışarı çıkmasını sağladığı öğrenildi. Aslan, genç kıza 'Yengen seni çağırıyor' diyerek evden ayrılmasını istemişti. Elde edilen bilgilere göre, Serpil Aslan Ş. ile birlikte evden çıkmıştı.

Genç kızın daha sonra geri dönmemesi, polisin dikkatini Aslan Ş. üzerine yoğunlaştırmasına sebep oldu.

DOMATES TARLASI ŞÜPHELERİ ARTIRDI

Soruşturmanın ilk aşamasında babadan şüphelenen polis, ikinci bir isme daha ulaştı. Bu kişi, genç kızı evden çağıran akrabası Aslan Ş. olarak belirlendi. Polis, Aslan Ş.'nin yaşadığı bölge ve ailesine ait mülkleri araştırmaya başladı.

Yapılan incelemeler sonucunda, cesedin bulunduğu kuyunun yakınında Aslan Ş. ve ailesine ait domates tarlalarının yer aldığı tespit edildi.

YENGESİ BEN ÇAĞIRMADIM DEDİ

Bu gelişme üzerine polis, Aslan Ş.'nin eşine başvurarak, Serpil'i 20-25 gün önce evine çağırıp çağırmadığını sordu. Kadın, Serpil'i görmediğini ve kendisini çağırmadığını belirtti. Bu durum, şüphelerin Aslan Ş.'ye yönelmesine sebep oldu.

Polis, Aslan Ş.'nin ifadesine başvurdu; ancak verdiği bilgilerdeki tutarsızlıklar nedeniyle cinayetle ilgili başlıca şüphelilerden biri haline geldi. Kızının cinayetinden dolayı derin bir yas tutan baba, aynı zamanda cinayeti teşvik etme suçlamasıyla da karşı karşıya kaldı.

BABA DA GÖZALTINA ALINDI

Polis, şüphelilerin beyanlarının ardından Serpil'in babasını da sorgulama sürecine dahil etti. Genç kızın kaybolduktan sonra ailenin polise başvurmaması ve cesedin babanın kullandığı kuyuda bulunması, şüphelilerin ifadeleriyle bir araya getirilerek değerlendirildi. Orman mühendisi olarak çalışan baba, ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti.

Kızının öldürülmesi için kimseye para vermediğini ve cinayetle alakalı bir bağlantısının bulunmadığını öne sürdü.

KIZIM EVLENMEK İSTEMEDİ

Baba, Kemal K. ve Aslan Ş. tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Kemal K.'nın kızıyla evlenmeye çalıştığını ancak Serpil'in bu durumu kabul etmediğini dile getirdi. Kızının ölümü için böyle bir isteğinin olmadığının altını çizdi.

Fakat, iki şüphelinin ifadeleri ve soruşturma sırasında ortaya çıkan çeşitli şüpheler nedeniyle baba da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu süreçte, Serpil'in cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturmada üç kişinin tutuklandığı kaydedildi. Cinayeti itiraf eden Kemal K. ve Aslan Ş. ile baba, azmettirme suçlamasıyla yüzleşmek durumunda kalacaklardı.

MAHKEMEDE KARŞILIKLI SUÇLAMALAR

Soruşturmanın sona ermesinin ardından Serpil'in öldürülmesiyle ilgili yargı süreci başlamış oldu. Cinayeti üstlendiğini ifade eden Kemal K. ve Aslan Ş. ile azmettirme suçuyla yargılanan babanın duruşmaları gerçekleştirildi. Duruşmalarda, şüphelilerin cinayetin nasıl gerçekleştiğine dair beyanları, babaya yöneltilen iddialar ve soruşturma esnasında elde edilen kanıtlar incelendi.

Baba, mahkeme sürecinde de suçlamaları kabul etmediğini, kızının cinayetinin nasıl gerçekleştiğiyle ilgili bir rolü olmadığını iddia etti. Dava sürecinde, özellikle şüphelilerin babadan para aldıklarına dair iddialar üzerinde duruldu. Bu söylemleri destekleyecek nesnel kanıtların bulunup bulunmadığı araştırıldı.

Ayrıca, babanın cinayet günü nerede olduğuna ve şüphelilerle nasıl bir bağı olduğuna dair detaylar da incelendi.

BABANIN CİNAYETLE BAĞI BULUNAMADI

Yargılama aşamasında yapılan incelemelerde, babanın kızının öldürülmesini istediğine ya da iki şüpheliye cinayet için maddi destek sağladığına dair somut bir kanıta ulaşılmadı. Şüphelilerin belirttiği para alışverişini kanıtlayan bir delil de elde edilemedi. Babanın, cinayetin planlanmasında rol oynadığı ya da iki şüpheliyle bağlantılı olarak azmettirdiği yönünde herhangi bir maddi delil bulunmadığı tespit edildi.

Kemal K. ve Aslan Ş.'nin babaya yönelik suçlamaları, tek başına mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli görülmedi. Dolayısıyla, kızının cesedinin bulunduğu kuyuyla olan ilişkisi ve iki şüphelinin ifadeleri nedeniyle babanın cinayetle bağlantısı kesinleşmedi.

BABA BERAAT ETTİ, İKİ SANIK İDAMA MAHKUM EDİLDİ

1967 yılında sonuçlanan dava sürecinde, Serpil'in babası hakkında beraat kararı verildi. Mahkeme, Serpil'in babasının cinayeti azmettirdiğine dair yeterli bulguya ulaşamadığını belirtti. Serpil'i öldürdükleri iddiasıyla yargılanan Kemal K. ve Aslan Ş. idam cezasına çarptırıldı.

Bu şekilde, 1966 yılında Gebze'deki bir kuyuda bulunan kadın cesedi ile ilgili cinayet soruşturması, iki sanığın mahkûmiyeti ve genç kızın babasının beraati ile tamamlanmış oldu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu start aldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu start aldı
WhatsApp
İhbar Hattı