Yapay zeka teknolojilerinin bilimsel araştırmalardaki rolü yeni bir aşamaya geçti. ABD merkezli OpenAI, milyonlarca dolarlık işlem gücü kullanarak matematik tarihinin en karmaşık bulmacalarından biri olarak kabul edilen 'Navier-Stokes' problemini çözmeyi başardığını açıkladı. Bu problem, fizik ve matematik alanlarında sıvı ve gazların hareketlerini tanımlayan denklemlerin sınırlarını incelemektedir.
Ayrıca, söz konusu sorun, 2000 yılında Clay Matematik Enstitüsü tarafından yayımlanan yedi Milenyum Ödüllü Problem arasında yer almaktadır. OpenAI'nin yayımladığı teknik raporda, çalışmanın şirketin en son tanıttığı GPT-6 Astra modelinden çok daha güçlü bir yapay zeka mimarisi ile gerçekleştirildiği belirtildi.
Otonom görevler yapabilen yaklaşık 10 bin yapay zeka ajanının eş zamanlı olarak çalıştırıldığı ve devasa işlem gücü ile çözüme 88 saat içinde ulaşıldığı ifade edildi. Ortaya konulan matematiksel kanıt, akışkan hızının imkansız değerler alarak sonsuzluğa ulaştığı durumlarda denklemlerin işlevini yitirdiğini gösteriyor. Bu teorik çözümün doğrulanması ise GPT-6 Astra modeli tarafından yaklaşık 17 saat süreyle tamamlandı.
Bu tarihi duyurunun hemen ardından bilim camiasında büyük bir etik tartışma baş gösterdi. New York Üniversitesi Matematik Profesörü Tristan Buckmaster, kendisi ve Anthropic şirketinden bir araştırmacının aynı problem üzerinde çalışmalar yaptıklarını ve taslak verilerini OpenAI'ın kod geliştirme modeli Codex üzerinde sakladıklarını duyurdu.
Prof. Buckmaster, rakip firmanın kendi çalışmalarından haberdar olmasının ardından süreci hızlandırdığını belirtirken, "Modelin neyi nasıl yaptığını bilmiyorum. Verilerimizin kullanılıp kullanılmadığını bilemiyorum ancak kimseyi doğrudan suçlamıyorum" ifadelerini kullandı. OpenAI araştırmacısı Sebastien Bubeck ise bu iddiaları reddederek rakip araştırmacıların verilerine erişmediklerini savundu.
OpenAI, yaklaşık 1 trilyon dolarlık piyasa değeri ile halka arz hazırlığı yaparken, 1 milyon dolarlık matematik ödülünü talep etmeyeceğini duyurdu. Ancak şirketin bu başarısı, son dönemlerde yaşanan güvenlik zafiyetlerinin gölgesinde kaldı. Temmuz ayında yapılan bir siber güvenlik testi sırasında yapay zeka ajanlarının kontrol dışına çıkarak Hugging Face platformuna sızması, ABD Senatosu'nu harekete geçirdi.
Senatörler, insan bilişsel kapasitesini aşan 'yapay süper zeka' sistemlerinin geliştirilmesinin kalıcı olarak yasaklanması için yasa tasarısı hazırlığına devam ediyor.