Hatay’ın Antakya ilçesinde ANTİS Yapı tarafından inşa edilen Rönesans Rezidans’ın 6 Şubat depremlerinde yıkılmasına ilişkin davanın 11’inci duruşması, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Bu yıkımında Hataysporlu futbolcu Christian Atsu, Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut ve milli hentbolcu Cemal Kütahya’nın da aralarında bulunduğu 270 kişi yaşamını yitirdi; 13 kişi ise yaralandı. Enkaz altında kalan bazı bireylerin cenazelerine ulaşılamadı.
DURUŞMA DETAYLARI
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhitler, yapı denetim şirketi yetkilileri, kontrol elemanı, inşaat teknikeri ve şantiye şefi hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlamasıyla dava açtı. İki sanığın hayatını kaybetmesiyle sanık sayısı altıya düştü. Mahkeme sırasında yakınlarını kaybeden ailelerin beyanları alındı.
Üç çocuğunu kaybeden bir müşteki, “Birilerinin para hırsı uğruna biz bunları yaşadık. Sadece üç çocuğumu değil, beni de öldürdüler” dedi.
MÜŞTEKİ AVUKATINDAN AÇIKLAMALAR
Bir başka müşteki ise, “Ev alıyoruz, evde ölüyoruz. Tatile gidiyoruz, yangında ölüyoruz. Çocuklarımızı okula gönderiyoruz, okulda ölüyorlar.
Ben bu ülkede ölmek istemiyorum” ifadelerini kullandı. Enkazdan çıkarılan ancak ablası ve yeğeninin cenazelerine ulaşamayan Cemile İncili, sanıkların “olası kast” kapsamında ceza almasını talep etti. Müşteki avukatı Seher Eriş, dosyaya giren son bilirkişi raporuna atıfta bulunarak, sanıklara kusur atfedildiğini belirtti.
Eriş, zemin etüdünü hazırlayan Ebru Deniz hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Tutuklu müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun ise hakkındaki suçlamaları reddederek, “Bir test yapılsın, ben kusurluysam 30 yıl verilsin bana” ifadesini kullandı. Coşkun, yalnızca müteahhit ve kontrol elemanlarının sorumlu tutulmasının adil olmadığını savunarak, “Sorun sistem sorunudur” şeklinde konuştu.
Mahkeme, müşteki avukatlarının sanıklardan “olası kast” sebebiyle ek savunma alınması talebini, yeni bir delil bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Heyet, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek yeni bir bilirkişi raporu alınıp alınmayacağına celse arasında değerlendirileceğini belirtti. Duruşma 26 Ekim’e ertelendi.
Duruşmayı takip eden İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, yapı sektöründeki denetim ve sorumluluk zincirine dikkat çekerek, davanın yalnızca geçmişe ilişkin olmadığını vurguladı. Kaboğlu, “Bu dava kuşaklar arası bir hakkaniyet testidir. Bu davadan çıkacak sonuç, gelecek kuşakların yaşam hakkını güvenceye alıp alamayacağımız yönünde bir sınavdır” dedi.