Kırklareli Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi'nde görevli bilim insanları, TÜBİTAK ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle bir projeye imza atıyor.
Proje kapsamında, zeytinyağı üretimi sonrası elde edilen ve "pirina" olarak adlandırılan posadan biyokömür elde edilerek, bu biyokömür yerli patentli bir bileşikle birleştirilerek organomineral gübre üretiliyor.
DENEME ALANLARI BELİRLENDİ
ÇOMÜ'de laboratuvar ortamında geliştirilen gübre, Kırklareli merkezi ve Edirne'nin Keşan ilçesinde oluşturulan deneme alanlarında buğday ve mısır üzerinde test edilmektedir. Projenin amacı, gübrenin toprakta daha uzun süre kalmasını sağlamak, bitkinin azottan daha fazla yararlanmasını sağlamak ve verimi daha az kimyasal gübre ile elde etmektir.
Enstitüden Dr. Mehmet Ali Gürbüz, projede son aşamaya gelindiğini ve çalışmaların 2026 sonunda tamamlanmasının planlandığını ifade etti. Gürbüz, kimyasal gübrelerin biyokömür ve azot kaybını yavaşlatan bileşikle kaplandığını belirtti. Buğday denemelerinin tamamlandığını ve mısırla ilgili laboratuvar analizlerinin sürdüğünü aktardı.
ÇİFTÇİLER İÇİN KOLAYLIK SAĞLAYACAK
Gürbüz, geliştirilen gübrenin çiftçiler açısından ilave ekipman gerektirmediğini ve mevcut gübreleme makineleriyle kullanılabileceğini dile getirdi. Projenin temel hedefi, toprakta azot kaybını önlemektir. Gürbüz, "Geliştirdiğimiz gübreyle azotun topraktan yıkanarak kaybolmasını azaltmayı ve sera gazlarından nitröz oksit oluşumunu düşürmeyi hedefliyoruz," dedi.
Ayrıca, piyasada çeşitli azot kaybını azaltan katkılar içeren gübrelerin bulunduğunu vurgulayan Gürbüz, projede iki yöntemin tek bir üründe birleştirildiğini açıkladı. Azotlu gübre üretiminin enerji gerektirdiğini ve kullanım miktarının düşürülmesinin sera gazı salımlarını azaltabileceğini ifade etti. Ayrıca, denemelerde elde edilen buğday ve mısırın verim, bitki boyu, biyokütle ve mineral madde içeriklerinin incelendiğini belirtti.
SONUÇLAR PAYLAŞILACAK
Projenin sonuç raporu, TÜBİTAK ve TAGEM'e sunulmasının ardından veriler bilimsel toplantılar, yayınlar ve sektör temsilcileri aracılığıyla üreticilerle paylaşılacak. Özellikle Trakya'da azotlu gübre kullanımının yoğun olduğu bölgelerde, bu projenin buğday, mısır ve çeltik üretimi açısından önemli katkılar sağlaması bekleniyor.