Çocuk yaşta ekran dünyasına adım atan Asena Keskinci, son dönemdeki dikkat çekici yapımlardan biri olan Kızılcık Şerbeti dizisinde Çimen karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Toplumsal dinamikleri ve karmaşık karakter çatışmalarını cesurca ele alan dizideki bu önemli rolü ile genç oyuncunun dikkatleri üzerine çektiği ifade ediliyor. Keskinci, Habertürk'e verdiği röportajda ekibe katılma sürecinden ve kariyer yolculuğundan bahsetti.
Oyunculuğuna dair bilinçli bir yaklaşım sergileyen Keskinci, karakterini yargılamadan anlamaya çalıştığını vurguladı. Usta oyuncularla aynı sahnede yer almanın kendisi için büyük bir öğrenim fırsatı sunduğunu belirtti. Keskinci, “Sektörde çocuk oyuncu damgasından sıyrılıp yetişkin bir oyuncu olarak var olmak herkesin harcı değil” diye konuştu.
Mimar Sinan Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'ndan aldığı eğitim, bakış açısını ve oyunculuğa yaklaşımını nasıl değiştirdiği hakkında düşüncelerini paylaştı. Çocuk yaşta oyunculuğa başlamanın kendisine önemli bir sezgisel birikim kazandırdığını ifade eden Keskinci, “Sezgiyle bir şeyi yapabiliyor olmakla, onu neden ve nasıl yaptığının bilincine varmak arasında önemli bir fark var” şeklinde konuştu.
Oyunculukta bir karakterin duygularını taklit etmekten çok, o duyguları doğuran koşulları anlamanın önemine değindi. Keskinci, “Bir insanın neden öyle davrandığını anlamadan, onu sahici biçimde temsil edebileceğinize inanmıyorum” diyerek eğitim sürecinin kendisine kattığı en önemli şeyin yeteneğin tek başına yeterli olmadığını fark etmek olduğunu belirtti.
Eğitimin, sahnede yapılacakların yanı sıra hayata bakış açısını ve gözlem yeteneğini geliştirdiğini vurguladı. “Kızılcık Şerbeti dizisine katılma süreci, benim için hem heyecan verici hem de büyük bir sorumluluk hissettirdi” diyen Keskinci, projeye dahil olmanın sadece başarılı bir yapımda yer almak değil, aynı zamanda toplumsal meseleleri tartışmaya açan bir hikâyeye katılmak olduğunu ifade etti.
Yapımcı Faruk Turgut'un tecrübesine ve vizyonuna da değinen Keskinci, güçlü bir anlatı oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Gold Film'in titizlikle oluşturduğu bu dünyanın SHOW TV aracılığıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaşması oldukça değerli. Bu nedenle, heyecanımın yanı sıra, bu emeğe ve izleyicinin güvenine layık olma isteğim de vardı.
İZLEYİCİLERİN YENİ ÇİMEN'E ALIŞMA SÜRECİ NASIL GİDİYOR?
Bana ulaşan pek çok olumlu yorum mevcut; bunları okumak, elbette ki büyük bir sevinç ve motivasyon kaynağı oluyor. Ancak henüz alışamadığını ifade eden izleyiciler de var, bu durumu son derece doğal buluyorum. Sonuçta Çimen, izleyicinin uzun yıllardır tanıdığı, sevdiği ve zihninde belirli bir yere sahip olduğu bir karakter.
Selin Türkmen'in bu karaktere kendi yorumu ile katkı sağlaması da önemli. Bu sebeple, seyircinin alışkanlıkları ve karakterle olan bağı çok anlaşılır. Nihayetinde, bir oyuncu değişikliğinin izleyicilerde karşılık bulması zaman alabilir.
Benim için en önemli olan, bana teslim edilen karakterin hikâyesini yapım ekibimizle birlikte, en gerçekçi şekilde sürdürebilmektir. Seyircinin takdiri ve eleştirileri benim için büyük bir önem taşıyor. Sonuçta bu hikâyeyi anlamlı kılan, izleyicinin karakterlerle kurduğu bağdır.
DİZİ, TOPLUMSAL DİNAMİKLERİ VE KARAKTERLERİN ÇATIŞMALARINI NASIL İŞLİYOR?
Çimen, son dönemlerde oldukça çalkantılı süreçlerden geçiyor. Sen bir oyuncu olarak Çimen'in içsel dünyasını ve kararlarını nasıl değerlendiriyorsun; ona dışarıdan baktığında en çok hangi özelliğini anlıyor veya hak veriyorsun? Çimen'i değerlendirirken, onun kararlarından çok, bu kararları şekillendiren koşullarla ilgileniyorum.
Çünkü bir karakteri anlamak ile onun tüm davranışlarını haklı bulmak arasında önemli bir fark vardır. Oyuncunun görevi, karakterini yargılayıp aklamak değil, onun içindeki tutarlılığı keşfetmektir. Çimen'in en dikkat çekici yanlarından biri, bağımsız olma arzusu ile ait olma isteği arasında yaşadığı çatışmadır.
Kendi hayatını kendi doğrularıyla inşa etmek isteyen, ancak aynı zamanda sevilmek, anlaşılmak ve kabul görmek isteyen genç bir kadın. Bazen bu iki ihtiyaç birbirine öylesine karışıyor ki, özgür iradesiyle verdiği kararların ne kadarı gerçekten kendisine ait olduğu sorusu gündeme geliyor. Onun kendine bir yer açma çabasını en iyi anlayan ben olabilirim.
Hatalarını da bu çabanın bir parçası olarak değerlendiriyorum. Çünkü insan her zaman kendisi için doğru olanı seçmiyor; bazen yalnızca o anki duygusal ihtiyaçlarının yönlendirdiği seçimi yapabiliyor. Çimen'i benim için gerçek kılan da bu çelişkiler.
SETTE İLK GİRDİĞİN ANDAKİ ATMOSFER NASILDI?
Sete ilk girdiğim andaki atmosfer fevkalade sıcak, neredeyse bir aile ortamını andırıyordu. Yıllardır birlikte çalışan ve güçlü bağlar kurmuş bir ekibin arasına katıldım.
DOĞAÇLAMAYI KORUMAK
Özellikle oyunculukta, disiplin ve hazırlık içinde doğaçlamanın özgürlüğünü nasıl sürdürebildiğini öğrenmek isterdim. Oyunculukta, tekniklerin amacı yaratıcılığı kısıtlamak değil, aksine ona daha geniş bir alan sağlamaktır.
BOŞ ZAMAN AKTİVİTELERİ
Serbest zamanlarımda hayatın doğal akışına dönmeyi tercih ediyorum. Okumak, film izlemek, tiyatroya gitmek ve müzik dinlemek benim için dinlendirici aktiviteler arasında yer alıyor. Ayrıca spor yapmak, uzun yürüyüşler gerçekleştirmek, yeni yerler keşfetmek, el becerilerimi kullanarak bir şeyler üretmek, mutfakta yeni tarifler denemek ve bazen de plansız bir şekilde günü akışına bırakmak hoşuma gidiyor.
KENDİME ZAMAN AYIRMAK
O günlerde en büyük lüksüm, bir yere yetişmek zorunda olmadan tamamen kendime ait zaman yaratabilmek. Bu tür anlar, benim için son derece değerlidir.
GELECEK HAYALİ
Genç yaşımda dolu bir filmografiye sahip olmamı takdir ettiğiniz için teşekkür ederim. Açıkçası, 10 yıl sonrası için kesin bir plan yapmıyorum. Mesleğimizin ve hayatın insanı beklenmedik yönlere götürebileceğine inanıyorum.
Sinema, televizyon ve tiyatroda beni heyecanlandıran hikâyelerin bir parçası olmayı sürdürmek en büyük dileğim.
FARKLI KARAKTERLER
Sahneye daha fazla çıkmak, çeşitli karakterlerle ve değerli ekiplerle çalışma fırsatları elde etmek istiyorum. 10 yıl sonra nerede olacağımdan ziyade, yaptığım işe olan heyecanımı ve öğrenme isteğimi korumak benim için daha önemli.
RÜYA KARAKTERİM VE YÖNETMENLER
Belirli bir karakter ya da yönetmen ismi vermekte zorlanıyorum. Çünkü henüz karşılaşmadığım bir hikâyenin beni ne kadar heyecanlandırabileceğini bilemiyorum. Özellikle karmaşık, çelişkili ve seyirciyi hem yakınlaştıran hem de sorgulayan karakterleri ilginç buluyorum.
Yönetmen olarak, oyuncusuyla iyi bir iletişim kurabilen ve yeni yorumlamalara olanak tanıyan biriyle çalışmayı tercih ederim.
ALTERNATİF MESLEKLERİM
Son olarak, çocukluğumdan beri kameralar önündeyim. Eğer oyunculuk mesleği olmasaydı, hayatımın yönü muhtemelen balerinlik ya da aşçılık olurdu. Uzun yıllar bale eğitimi aldım ve aşçılık konusunda da eğitimim var.
Her iki alan da benim için büyük bir tutku ve hayatımda yer vermekten keyif aldığım mesleklerdir. Aslında birbirlerine oldukça zıt gibi görünen oyunculuk ile yemek yapma, disiplin, sabır ve özveri gerektiren ortak yönlere sahip. Bir sanat dalında bedeni, diğerinde malzemeleri, oyunculukta ise bireyi ifade etme üzerine yoğunlaşıyorsunuz.
Her üç faaliyet de teknik bilgi ile birlikte yaratıcılık gerektirdiğime inanıyorum. Yemek yapmaya olan sevgim hala devam ediyor; balenin de her zaman yaşamımda özel bir yeri bulunacak. Eğer oyunculuk mesleğini seçmemiş olsaydım, muhtemelen yaratıcılık ve disiplinin bir arada olduğu bir yaşam sürdürüyor olurdum.
KIZILCIK ŞERBETİ DİZİSİNİN KADROSU
SHOW TV’de yayınlanan, Gold Yapım tarafından üretilen Kızılcık Şerbeti dizisinde; Barış Kılıç, Evrim Alasya, Ahmet Mümtaz Taylan, Seray Kaya, Erkan Avcı, Özge Borak, Emre Dinler, Servet Pandur, Murat Aygen, Yalçın Hafızoğlu, Zeynep Parla, Dila Danışman, Asena Keskinci, Hakan Karahan, Özlem Çakar Yalçınkaya, Serkan Rutkay Ayıköz, Gökay Türkmen, Vurgun Adalayı ve Nurhayat Karaca gibi yetenekli isimler yer alıyor.
DİZİDEKİ GELİŞMELER
Kızılcık Şerbeti'nin 144. bölümünde; Başak ve Fatih’in bebeklerini kaybetmesi, Ünal ailesini derin bir hüzne sürükler. Başak’ın hastalığını öğrenen Fatih, Tuncay’ın yardımıyla zamanla yarışmaya başlar. Abdullah’ın yeniden hayata dönebilmesi için Salkım, bakım ve tedavi sürecine aktif katılım gösterir.
Ömer, ailesini ve şirketini tehdit eden Asil’in arkasındaki gizemli gücü ifşa etmek amacıyla harekete geçer. Lider, Ünal ailesine yeni bir darbe vurmak için hazırlık yapmaktadır. Kıvılcım ile olan yakın ilişkisi nedeniyle huzursuz olan Ömer, hislerini gizleyemez.
Ömer ile Kıvılcım arasındaki güçlü bağı fark eden Hilal, çıkmaza girer. Diğer yandan Ayşin’in kurduğu tuzak, Kıvılcım’ın beklenmedik bir karar almasına yol açar. Başak’ın geçmişinden tanıdık bir kişiyle karşılaşması, dengeleri sarsarken, Kıvılcım’ın evinde yaşanacak sürpriz buluşma yeni bir krizin fitilini ateşleyecek.