Türk sinemasının önemli isimlerinden Kadir İnanır, 26 Haziran'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Usta oyuncunun vasiyetinin eylül ayında açıklanması beklenirken, süreç aralık ayına ertelendi. Kadir İnanır'ın tüm mal varlığını hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı ortaya çıkınca, miras tartışmaları gündeme geldi.
Özellikle sanatçının yeğeni Levent İnanır, vasiyete ilişkin yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Levent İnanır, "Bu vasiyete inanmıyorum. Bize bir kravat bile bırakmamış. Dayımın irade sorunu vardı. Son dönemlerinde kendisine iyi bakılmadı" dedi.
ŞOFÖRDEN ÇARPICI İDDİALAR
Kadir İnanır'ın eski şoförü Ali Garga da konuyla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Garga, "Kadir Ağabey beni çok severdi. Kadir İnanır'a kan verdiğim için Jülide Hanım işime son verdi.
Jülide Hanım'a itiraz edecek bir iradesi yoktu. Jülide Hanım, benim Kadir Ağabey'e bu kadar çok bağlı olmamdan rahatsızdı. Kadir Ağabey'in çevresinde böyle insanların olmasını istemiyordu" şeklinde konuştu.
Ali Garga, Kadir İnanır'ın tüm mirasını Jülide Kural'a bırakmasına da şaşırdığını ifade etti.
DAYIDAN DESTEK
Kadir İnanır'ın ablası Elmas Bakar'ın kızı Gül Bakar da tartışmalara katılarak Jülide Kural'a destek verdi. Gül Bakar, "Dayımın hastalığı süresince, hiçbir kişisel menfaat ya da çıkar gözetmeksizin, 3 yıl boyunca hayat arkadaşı Jülide Kural ile birlikte yanında bulundum. Bu sürecin yakın tanıklarından biriyim.
Jülide Kural'ın Kadir İnanır'a gösterdiği özenin, sevginin ve fedakarlığın bizzat şahidiyim" dedi. Bakar, hastane personeli, doktorlar, hemşireler ve yakın dostların da bu sürecin tanıkları olduğunu belirtti.
JÜLİDE KURAL'DAN İLK AÇIKLAMA
Tüm bu tartışmalar sürerken sessiz kalmayı tercih eden Jülide Kural, "Gel Konuşalım" programına açıklamalarda bulundu. Üzgün ve yasta olduğunu ifade eden Kural, bu konu ile ilgili konuşmak istemediğini ve tartışmalardan rahatsız olduğunu belirtti.
Jülide Kural, açıklamalarında şunları söyledi: "Kadir İnanır'ın toprağa verilmesinin üzerinden henüz 4 ay bile geçmemişken, onun adına, emeğine, iradesine ve onuruna saygı göstermek yalnızca bir vefa meselesi değildir. Bu insani, ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Yaşamı boyunca savunduğu değerlere ve geride bıraktığı büyük emeğe gösterilecek saygının, her türlü tartışmanın üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum."