Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır, 26 Haziran'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Usta oyuncunun vasiyetinin eylül ayında açıklanması beklenirken, süreç aralık ayına ertelendi. İnanır'ın tüm mal varlığını hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığına dair bilgiler, miras tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Bu gelişmelerin ardından, özellikle sanatçının yeğeni Levent İnanır'ın vasiyetle ilgili açıklamaları dikkatleri üzerine topladı. Levent İnanır, "Bu vasiyete inanmıyorum. Bize bir kravat bile bırakmamış.
Kadir dayımın irade sorunu vardı. Son dönemlerinde kendisine iyi bakılmadı," şeklindeki ifadeleriyle tartışmalara katıldı.
AİLEDEN ORTAK AÇIKLAMA
Levent İnanır, kuzeni Meftun İnanır ile birlikte yaptıkları ortak açıklamada, ailenin büyük çoğunluğunun vasiyetnamelerle ilgili ciddi soru işaretleri taşıdığını belirtti. İkili, hukuki sürecin aydınlatılmasını talep ettiklerini duyurdu. Açıklamada, 17 Aralık 2026'da mahkemede hazır bulunacakları da vurgulandı.
Ortak açıklamada, "Ben, Meftun İnanır, Kadir İnanır'ın en büyük ağabeyinin oğluyum. Aile büyüğümüz Reşit İnanır'dan sonra ailemizin yaşça en büyük üyelerinden biri olarak, bu açıklamayla hem kendi düşüncelerimi hem de ailemizin büyük çoğunluğunun taşıdığı hassasiyetleri kamuoyuyla paylaşmak istiyorum," ifadelerine yer verildi.
SORU İŞARETLERİ AÇIKLANMALI
Paylaşımda, Kadir İnanır'ın hatırasına ve iradesine duyulan saygının tartışmasız olduğu ifade edilerek, "Bütün soru işaretlerinin açıklığa kavuşmasını istiyoruz. Vasiyetnamelerin düzenlenme koşullarının, ilgili dönemdeki sağlık durumunun ve iradesine ilişkin hususların hukuk çerçevesinde değerlendirilmesini bekliyoruz," denildi.
Levent İnanır, "Özellikle ikinci pıhtı olayından yaklaşık dört buçuk-beş ay sonra, çok sayıda ve ağır ilaç kullanıldığı bir dönemde düzenlendiği belirtilen vasiyetnameler konusunda ciddi soru işaretlerimiz bulunmaktadır. Bizim meselemiz mal, mülk veya para değildir. Bizim meselemiz, Kadir İnanır’ın gerçek iradesinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasıdır," dedi.
Hukuk çerçevesinde bu sürecin aydınlatılmasını isteyen Levent İnanır, "Hiç kimsenin soru işaretlerimizin cevabını aramamızı yanlış yorumlamasını istemiyoruz. Bu süreç kişisel tartışmalara dönüştürülmemelidir," şeklinde konuştu.