İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederek AKP’ye katılması, kentteki meslek örgütlerinden sert tepkilere yol açtı. İzmir Tabip Odası, Tugay’ı eleştirerek, "İzmir'de halkın iradesini hiçe sayarak, kendisine teslim edilen göreve ihanet ederek iktidar partisine geçen Dr. Cemil Tugay’ı öfkeyle kınıyoruz.
Mesleğimizin bir üyesi olması üzüntümüzü arttırıyor çünkü hekimlikte etik ve güven çok önemli kavramlardır. Ülkemizin tarihine geçen şerefli hekimlerin yanında ne yazık ki bir kara leke olarak anılacaktır," ifadelerini kullandı.
İZMİR BAROSU'NDAN AÇIKLAMA
İzmir Barosu, "Geldikleri gibi giderler" başlıklı açıklamasında, "31 Mart mahalli seçimlerinde İzmir halkının ortaya koyduğu irade, yalnızca tek bir figürün veya siyasi yapının göreve getirilmesinden ibaret değildi; aksine, güç birikimine, otoriterleşmeye ve toplumsal kaynakların dar bir kesime aktarılmasına karşı açık bir tutumun beyanıydı.
Cemil Tugay’ın, kendisini göreve getiren seçmen kitlesinin ve temsil ettiğini iddia ettiği siyasal değerlerin tam aksine, merkezi iktidar yapısına dahil olma kararı; bireysel bir tercih olarak değerlendirilemez," dedi.
HALKIN RIZASINA SAYGI
Siyasal iktidarın yerel yönetimleri etki alanına çekme stratejisinin, halkın rızasını şekillendirme ve muhalefeti işlevsizleştirme mekanizmasının bir parçası olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Kişisel ve taktiksel gerekçelerle bu iktidar aygıtına eklemlenmek, sandığa yansıyan toplumsal iradeyi işlevsiz kılmak demektir.
Seçmen, yetkiyi belirli ilkeler ve kamusal yarar ekseninde vermiştir; bu ilkelerin terk edilmesi, elde edilen yetkinin meşruiyet tabanını tamamen ortadan kaldırır," denildi. Demokratik ilkelerin ve hukuk normlarının savunulması gerektiğinin altı çizildi. "Eğer bir yönetici, kendisini seçen kitlenin açık iradesine ve temsil ettiği temel değerlere karşıt bir konuma yerleşiyorsa, elinde tuttuğu idari yetkinin meşruiyeti sona ermiştir.
Bu noktada yapılması gereken, halkın iradesine saygının bir gereği olarak o görevden çekilmektir," ifadeleri kullanıldı. İzmir Barosu, toplumsal iradenin güç odakları lehine araçsallaştırılmasına karşı hukukun ve halkın karar alma hakkının yanında durmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu.