Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan ve 5 madenciye mal olan kaza sonrası Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, Alsancak Garı önünde toplanarak bir protesto düzenledi. Partililer, İmbat Madencilik'in Alsancak'taki ofisine yürüyerek burada açıklamalarda bulundu. TKP Merkez Komite Üyesi Savaş Sarı, buradaki basın toplantısında Türkiye'deki iş cinayetleri ve "yağma düzeni" hakkında eleştirilerde bulundu.
Sarı, madendeki eksik güvenlik önlemlerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Kardeşler, acımız çok büyük. Bazı günler vardır ki sözün bittiği günlerdir. Türkiye, yıllardır bu tür günleri yaşıyor.
Geçtiğimiz hafta bir emekli polis kardeşimiz hayatına son verdi, çünkü geleceği için mücadele ediyordu. Ardından 5 işçimizi kaybettik. Aileleri, çocukları ve geleceği için çalışıyorlardı.
Yerin yedi kat altında onlarla birlikteydik ve onları kaybettik." Güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde bu tür kazaların önüne geçilemeyeceğini belirten Sarı, "Eğer o madende gerekli teknik kurallara uyulsaydı, bu işçileri kaybetmeyecektik. Üç gün daha sabredilseydi, biraz daha masraf yapılsaydı, hayat kurtarılabilirdi," dedi.
Soma'da devam eden soruşturmalar sonucunda gerçekleştirilen gözaltıların yetersiz olduğunu savunan Sarı, İmbat Madencilik'in devletleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Sarı, "Sermayenin ve sömürünün saltanatının sona ermesi için mücadele edeceğiz. Bu kriz, 'Yanlış yaptık' demekle veya birkaç kişiyi gözaltına almakla çözülemez," şeklinde konuştu.
Türkiye'de, işçilerin canı ve emeğinin korunması için tüm madenlerin devletleştirilmesi gerektiğini savunan Sarı, "İmbat Madencilik derhal devletleştirilmelidir. Bütün madenler, üretim halkın çıkarına olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir," dedi. Faciada hayatını kaybeden işçilerin isimlerini anarak, "Bugün kaybettiğimiz Halit, İsa, Kerim, Ramazan ve Ömer için söz veriyoruz.
Onların anısını yaşatmak için mücadele edeceğiz," ifadelerini kullandı. Basın açıklamasının ardından TKP İzmir İl Örgütü üyeleri, Soma'daki maden faciasında yaşamını yitiren 5 işçinin fotoğrafları ile baretleri, İmbat Madencilik'in binasının kapısına bıraktı. Eylem, "Sermayenin saltanatı son bulmalı" şeklindeki çağrıyla sona erdi.