İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün futbolda şike kumpasıyla ilgili Lütfi Arıboğan hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Arıboğan'a, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Soruşturma kapsamında, Ahmet Gülüm, İlhan Helvacı ve Ebru Köksal isimli şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verildi. İddianamede, Fenerbahçe Spor Kulübü suçtan zarar gören olarak yer alırken, avukatlar Ali Alper Alpoğlu ve Şekip Mosturoğlu müşteki sıfatıyla iddianamede belirtildi.
İddianamede, Lütfi Arıboğan'ın 2011 ve 2012 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yaptığı, kamuoyunda 2011 Futbolda Şike operasyonu olarak bilinen soruşturmanın federasyona yansıyan kısımlarını TFF adına yürüttüğü ifade edildi.
Söz konusu dönemde FETÖ/PDY terör örgütünün medya ayağında yer alan ve geçmişte Ergenekon, Balyoz, Şike davası gibi usulsüz soruşturmalarda örgüt mensubu kamu görevlilerine belge temin eden Taraf gazetesinde basın yayın faaliyetlerinde bulunduğu kaydedildi.
Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen Mehmet Berk ile Arıboğan arasında, belirtilen dönemde 15, ihraç emniyet müdürü Mutlu Ekizoğlu ile 1 kez irtibat kurduğu, ayrıca Mehmet Baransu ile 13 Temmuz 2011 ile 6 Aralık 2012 tarihleri arasında toplam 101 kez HTS irtibatının tespit edildiği de iddianamede yer aldı.
İddianamede, Lütfi Arıboğan'ın 4 Aralık 2011 tarihinde, TFF'ye ait kurumsal e-posta adresinden şahsi e-posta adresine şike soruşturması ile ilgili bir Emniyet Müdürlüğü yazısı ve ekindeki isim listesi gönderdiği bilgisi yer aldı. Ardından, bu yazının ekinde bulunan magicolor..pdf dosyasını 7 Aralık 2011 tarihinde Baransu'nun kullandığı e-posta adresine ilettiği ifade edildi.
Ayrıca, Arıboğan'ın kullandığı telefonun, Şike Kumpası Davası'nda şüpheli durumundaki emniyet müdürü Mutlu Ekizoğlu ile 4 Temmuz 2011 - 17 Haziran 2014 tarihleri arasında 83 kez, güvenlik görevlisi Bülent Özoğlu ile 9 Nisan 2011 - 2 Nisan 2012 tarihleri arasında 12 kez, başkomiser Soner Koç ile de 2011 yılında 2 kez iletişim kurduğu belirtildi.
İDDİANAMEDEKİ GÖRÜŞME DETAYLARI
İddianamede, 3 Temmuz 2011 tarihindeki şike operasyonu sonrasında, Arıboğan'ın TFF yetkilisi olarak 18 Temmuz 2011 tarihinde UEFA Başmüfettişi Pierre Cornu ile Nyon'da sözde şike soruşturmasını görüşmek üzere bir heyette yer aldığı kaydedildi.
Bu heyetteki diğer katılımcılar olan dönemin TFF Hukuk Müşaviri Levent Polat ve TFF Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Egemenoğlu, Nyon'daki toplantıda sadece basından aldıkları bilgileri UEFA ile paylaştıklarını ifade etti.
ŞİKE SORUŞTURMASI İLE BAĞLANTILAR
İddianamede yer alan delil ve tespitlere göre, Arıboğan'ın TFF Başkan Vekili olarak sözde şike soruşturmasının federasyondaki yansıması olan sportif soruşturmayı TFF adına yönettiği belirtildi. Bu süreçte, örgütün basın ayağı olan Mehmet Baransu ile şike soruşturmasında görevli ve daha sonra FETÖ ile bağlantıları ortaya çıkan emniyet ve yargı çalışanlarıyla irtibatlı olduğu ifade edildi.
Arıboğan'ın Baransu ile paylaşmış olduğu bilgi ve belgelerin, Baransu aracılığıyla kamuoyunda Fenerbahçe Spor Kulübü aleyhine algı oluşturmasına yardımcı olduğu vurgulandı.
FENERBAHÇE'YE VERİLEN ZARAR
İddianamede, bunun sonucunda Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 2011-2012 UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkından men edilmesi kararının alındığı, bu durumun kulübü maddi kayıptan mahrum bıraktığı ve büyük zarara uğrattığı kaydedildi.
Şüpheli Lütfi Arıboğan'ın FETÖ/PDY ile organik bir bağı olduğu konusunda somut bir bulgu bulunmamakla birlikte, Arıboğan'ın Futbolda Şike Soruşturması'nın TFF içindeki yansımalarını ve UEFA ile olan müzakereleri FETÖ/PDY'nin menfaatleri doğrultusunda yönettiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Arıboğan'ın örgüte yardım etme suçunu işlediği sonucuna varılmıştır.