Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

ALDAŞ soruşturmasında 21 sanık hakim karşısında

Antalya'da ASAT ve ALDAŞ'a yönelik soruşturma kapsamında 21 sanık, 'zimmet, dolandırıcılık ve rüşvet' suçlamasıyla hakim önüne çıktı.

YEREL 26.10.2026 17:55 Haber Editörü 825 okuma Okuma Süresi: 7 dk
ALDAŞ soruşturmasında 21 sanık hakim karşısında
Paylaş:
N

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ile belediye iştirak şirketi Altyapı Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (ALDAŞ) yönelik yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, 21 sanığı ‘zimmet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, rüşvet’ suçlamalarıyla ilk defa hakim karşısına çıkardı.

Tutuklanarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, duruşmada yaptığı savunmada, "ALDAŞ bünyesindeki tüm işleri detaylı bir şekilde kontrol etmem mümkün değil. Hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması talimatı vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum," ifadelerini kullandı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı 127 sayfalık iddianame, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmasına neden oldu.

İddianamede, Muhittin Böcek ile birlikte eski ASAT Genel Müdürü İbrahim K., eski ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Bülent K., eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Z., Hakan K., Aras Gezer G., Merve D., Pınar B., Lütfi E., Yüksel Ö., Abdullah B., Alican Y., Mehmet Y., Osman Y., Necdet E., Bekir K., Ömer A., Selahattin A., Oktay Ö., Nurhak E. ve Melek K. şüpheli olarak yer aldı.

DURUŞMADA İLK SAVUNMA

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 21 sanığın yargılamasına başlandı. İlk savunmasını yapan sanık Muhittin Böcek, 31 Mart yerel seçimlerini kazanmasının ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini üstlendiğini belirtti. Böcek, "Konyaaltı Belediye Başkanı olduğum günden bu yana 20 yıldır ALDAŞ’ta yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptım.

Daha sonra ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı oldum. Tüm işlemlere yasal zeminde devam ettik," dedi.

PROTOKOLÜN DEVAMI

Sanık, ALDAŞ ile ASAT arasında yapılan müşavirlik sözleşmesinin önceki dönem belediye başkanları zamanında devam ettiğini ve 2017 yılında yapılan uzatmayla 2027 yılına kadar geçerli hale geldiğini ifade etti. Böcek, harcama miktarının üzerine yüzde 15 eklenerek ASAT’a fatura edildiğini belirterek, "ALDAŞ, protokole bağlı olarak yüzde 15’lik ödemeyi almaktadır. Bu uygulama benim dönemimde başlamadı.

Önceki dönemlerden bu yana devam eden uygulamada herhangi bir değişiklik yapmadık," dedi. Son olarak, böcek, iştirak şirketindeki bürokratlarına talimatının, yasal mevzuata uygun hareket etmeleri olduğunu vurgulayarak, şahsının suç işleme veya kişisel menfaat sağlama amacı gütmediğini ifade etti. Büyükşehir Belediyesi'nin temsil ve ağırlama ödeneği, Belediye Kanunu çerçevesinde bulunmaktadır.

ASAT kurumunun da kendi bütçesinde buna benzer bir temsil ve ağırlama ödeneği olduğu belirtildi. Muhittin Böcek, ödeneklerin yurt içi ile yurt dışından gelen kamu görevlisi gibi kişilerin ağırlanması amacıyla harcandığını ifade etti.

"ALDAŞ’ın Dünya Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansı gibi kurumlardan çekilmesi planlanan kredilerle ilgili temsil ve ağırlama harcamaları ALDAŞ tarafından karşılanmış ve daha sonra ASAT’a fatura edilmiş olabilir. Ancak kişisel nitelikteki harcamaların ALDAŞ üzerinden karşılanması ve ASAT’a fatura edilmesi konusunda herhangi bir talimatım olmamıştır. Mülkiye başmüfettişinin şahsi harcama olarak değerlendirdiği işlemlerden haberim yoktur" dedi.

BÜTÜN İŞLERİ KALEM KALEM KONTROL EDEBİLMEM MÜMKÜN DEĞİL

16 belediye iştiraki şirket bulunduğunu ve tamamını denetlemesinin mümkün olmadığını belirten Böcek, "Aynı zamanda Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğüm için ALDAŞ bünyesindeki bütün işleri kalem kalem kontrol edebilmem mümkün değildir. Yönetim Kurulu kararıyla Genel Müdür Kıvanç Bülent K. ve Genel Müdür Yardımcısı Murat Z.’ye imza yetkisi verilmiştir.

Bu kişilerin iş ve işlemlerinde usulsüzlük yapıp yapmadıklarına yönelik bilgi sahibi değilim. Bu iddiaları savcılık ifadem sırasında öğrendim" şeklinde konuştu.

BAŞKANIN KONAKLAMAYI AYARLAMASI İŞİN DOĞASINA AYKIRI

İddianamedeki konaklama harcamalarının detayları hakkında bilgi veren Böcek, "ASAT’ın yatırımlarıyla ilgili ALDAŞ aracılığıyla uzun süren görüşmeler sonrasında Fransız Kalkınma Ajansı'ndan yaklaşık 59 milyon avro kredi alınması söz konusu olmuştur. Bu kredinin alınması aşamasında Fransız Kalkınma Ajansı görevlileri Türkiye’ye gelmiştir.

Ben de belediye görevlileri, ASAT Genel Müdürü ve ALDAŞ Genel Müdürü ile birlikte Fransa’nın Paris şehrine iki kez seyahat gerçekleştirdim. Bu konaklamalar, kredinin alınmasına yönelik görüşme ve toplantılar içindir. Bir büyükşehir belediye başkanının otelleri ve konaklamayı ayarlaması işin doğasına aykırıdır.

Bu konularla doğrudan bir belediye başkanının ilgilenmesi mümkün değildir. Ancak bunlardan ben sorumlu tutuluyorum" açıklamasını yaptı.

KAMU ZARARI İDDİALARINI ŞİDDETLE REDDEDİYORUM

Kamu zararı iddialarını kesin bir dille reddeden Muhittin Böcek, "4 yıldır Dünya Ulaşım Zirvesi’ne katılıyorum. Bizi en lüks otelde ağırlıyorlar. Biz de misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamak isteriz.

Bu tür organizasyonlarda konaklama yerlerini bizzat belediye başkanının belirlemesi söz konusu değildir. Bugüne kadar hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması yönünde talimat vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum.

Hangi tarihlerde görevde ya da görev dışında bulunduğum Büyükşehir Belediyesi'nden araştırılabilir" ifadelerini kullandı.

GÖKHAN’A ARAÇ VERİLMESİ YÖNÜNDE TALİMAT VERMEDİM

Oğlu Gökhan Böcek’e araç verilmesiyle ilgili iddialara yanıt veren Muhittin Böcek, "ALDAŞ tarafından kiralanan araçların şahsi kullanım amacıyla verildiğini bilmiyorum. Bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Nurhak E.'nin ALDAŞ’ın satış bölümünde çalıştığından da soruşturma aşamasında bilgim oldu" dedi.

Melek K., yaşadığı süreçle ilgili, "Daha önce bu konuda herhangi bir bilgim bulunmuyordu. Aramızda mevcut yakınlıktan bağımsız olarak görevimi yerine getirmiş bulunmaktayım. Ben, Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak atanmıştım.

İç denetçi müessesesi ise benim dönemimde alınan bir kararla şirket organı haline getirilmemiştir. Kendisinin fiili bir çalışma olmadan ücret alması söz konusu değildir. Tutuklanmamın ardından aramızdaki duygusal yakınlığın etkisiyle zor bir dönemden geçmiş olabilir. Kendisine söylediğim sözleri yanlış anladığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM

Şirketin genel müdürlerine imza yetkisi verilmiş olduğunu belirten Muhittin Böcek, "Büyükşehir belediye başkanlığı görevimin yoğunluğu nedeniyle, şirketin tüm iş ve işlemlerini bizzat kontrol etmem mümkün olamamıştır. Bilgim ve rızam dışında gerçekleştirildiği iddia edilen işlemlerden sorumlu tutulamam.

Hem belediye başkanlığı hem de ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim sırasında kamu zararına yol açacak herhangi bir işlemde yer almadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

USULSÜZLÜK İDDİALARINI ÖĞRENDİĞİM ANDA GÖREVDEN AYRILMAK İSTEDİM

Melek K., 2019 yılında dönemin belediye başkanının talimatıyla ALDAŞ’ta çalışmaya başladığını belirterek, "Evrakların genel kontrolünü sağlıyordum ve imza sirkülerini inceliyordum. Evraklarda benden daha kıdemli, konularında uzman pek çok kişinin ve iç denetçilerin imzaları vardı. Bunun dışında yönetimden tarafıma iletilen ya da söylenen başka bir şey bulunmamaktadır.

Şirketteki usulsüzlük iddialarını öğrendiğim andan itibaren görevimden ayrılmak istedim. Ancak kurumsal hiyerarşi çerçevesinde yürütülen sürecin tamamen yasal olduğu ifade edilerek görevime devam etmem gerektiği belirtildi" açıklamasını yaptı.

14 NİSAN 2025'TE GÖRÜŞME YAPILDI

Beraatini talep eden Melek K., "14 Nisan 2025 tarihinde Büyükşehir Belediyesi dosyası çerçevesinde ifadem alınırken, henüz ALDAŞ ile ilgili herhangi bir süreç başlatılmamıştı ve bana bu konuyla ilgili bir soru dahi yöneltilmemişti. O esnada durumu kendim anlattım. ALDAŞ dosyasıyla ilgili bildiklerimi ifade ettim.

Ancak aylar sonra ifadeye çağrıldım. En başından itibaren sergilediğim bu şeffaf tutum, saklayacak hiçbir şeyimin olmadığını göstermektedir" diye ekledi.

KAMU ZARARINI KURUŞU KURUŞUNA YATIRDIM

ALDAŞ’ın yönetim kadrosunda birçok üst düzey yetkili ve oda başkanının bulunduğunu vurgulayan Melek K., "Kurumun başında bu kadar çok üst düzey yetkili bulunması sebebiyle arka planda herhangi bir usulsüzlük olabileceğini düşünmemiştim.

Nihayetinde bu iddialar nedeniyle kasıt olmaksızın kamu zararının meydana geldiğini öğrendiğim anda, şahsıma atfedilen kamu zararını dava açılmadan önce kendi adıma kuruşu kuruşuna yatırdım" şeklinde konuştu. Benim gibi belediye veya özel kalem alanında aktif olarak görev yapan ve şirketin denetim süreçlerine katılan pek çok kamu görevlisi bulunmaktadır.

Bu sebeple, şahsıma herhangi bir kadro tahsis edilmesi ya da ayrıcalık tanınması söz konusu değildir. Yapılacak araştırmalarda, birçok çalışanın benzer şekilde görevlendirildiği anlaşılacaktır.

İŞE ÇAĞRILMAYI BEKLERKEN MAAŞIM ÖDENİYORDU

Küçük yaşlardan itibaren çalışma hayatına atıldığını ifade eden Gökhan Böcek'in eşi Zuhal Böcek'in yeğeni Nurhak E., "ALDAŞ'a da çalışma hayatımı sürdürmek amacıyla girdim. ALDAŞ'ta işe başlamama referans olan kişi, teyzem Zuhal Böcek'in eşi Gökhan Böcek'tir. Gökhan Böcek'e iş aradığımı söylediğimde, bir süre sonra ALDAŞ'ın insan kaynakları bölümünden iş görüşmesine davet edildim.

Bana satış alanında bir görev önerildi ve saha personeli olarak çalışacağım bildirildi. Ancak bir süre bekledikten sonra işe çağrılmadım. Bu durumu eniştem Gökhan Böcek'e bildirdim.

O da Genel Müdür Kıvanç Bey'i arayarak durumu sordu. Kıvanç Bey, ofiste oturacak yer olmadığını, sahada çalışmam gerektiğini ve biraz daha beklemem gerektiğini belirtti. Bu süre zarfında maaşım ödeniyordu.

Uzun bir süre işe çağrılmayı bekledim. Teyzemin sağlık sorunları nedeniyle yurt dışına gitmek zorunda kaldım. Soruşturma başladığında da kendi isteğimle Türkiye'ye geri döndüm.

Herhangi bir kamu kuruluşuna zarar vermediğimi ifade ediyorum. Kamu zararını da gidermiş bulunmaktayım" şeklinde konuştu.

SUÇLAMALARI REDDETTİLER

Duruşmada diğer sanıklar da ifadelerini verdi. Soruşturmanın başında ALDAŞ'ın genel müdür yardımcısı olarak görevde bulunan Murat Z., 2025 yılının Eylül ayında ALDAŞ'ta Kıvanç Bülent K.'nin görevden ayrılmasıyla genel müdür olarak atandığını belirtti. Hakan K. ise ALDAŞ'ta genel müdürlük görevine devam ettiğini ifade etti ve suçlamaları reddederek beraat talep etti.

ASAT Genel Müdür Yardımcısı Osman Y., "İddianamede yer alan suçlamalarla hiçbir ilgim yoktur. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Eski ASAT Mali Hizmetler Daire Başkanı Ö.A., "Bana yemek organizasyonları ve seyahatler üzerinden suç isnat edildi. 738 bin lira gibi bir kamu zararının olduğu iddia ediliyor.

Bu zararı kabul etmiyorum. Üstlerim ve amirlerim de o yemeklerde bulunuyordu. Mal varlığım araştırıldığında gerçek ortaya çıkacaktır" diye konuştu.

ADALATE GÜVENİYORUM

Soruşturma başlangıcında Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde İştirakler Daire Başkanı olarak görevde olduğunu ve emekli olduğunu belirten Selahattin A., "Üzerime atılı suçu işlemedim. Kendi şahsi harcama yapmam mümkün değildir. Adalete güveniyorum" dedi. Mahkeme heyeti, yeniden bilirkişi raporu hazırlamak üzere duruşmayı erteledi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Müzisyen Murat Evgin, Nev'in vefatını değerlendirdi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Müzisyen Murat Evgin, Nev'in vefatını değerlendirdi
WhatsApp
İhbar Hattı