Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Antalya'da merdiven altı botoks nedeniyle 20 kişi hastaneye başvurdu

Son 3 ayda Antalya'da merdiven altı botoks uygulaması sonrası 20 kişi rahatsızlanarak hastaneye gitti. Olayla ilgili uzmanlar uyarıyor.

YEREL 15.10.2026 15:54 Haber Editörü 13 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Antalya'da merdiven altı botoks nedeniyle 20 kişi hastaneye başvurdu
Paylaş:
N

Antalya'da son üç ay içinde merdiven altı işletmelerde botoks işlemi yaptıran 20 kişi, rahatsızlık belirtileriyle hastaneye başvurdu. Çoğu taburcu edilirken, son olarak şiddetli ağrı, nefes darlığı ve görme bozukluğu yaşayan bir kişi tedavi olmaya başladı. Yaşadığı sorunları dile getiren B.J., "Göz kapağım düştü, sesim kısıldı, yutma güçlüğü yaşadım.

Gözümü açamıyordum, vertigo gibiydi" şeklinde konuştu. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alınan B.J., turizm sektöründe çalıştığını ve bir klinikte İstanbul'dan gelen bir doktorla tanıştığını ifade etti. B.J., doktorun evinde işlemin yapıldığını belirterek, "İstanbul'dan gelmiş, 2 ay önce Antalya'da işe başlamış.

Saç mezoterapisi ve botoks yaptırdım. Üç gün sonra göz kapağım düştü, sesim kısıldı, yutma güçlüğü yaşadım. Özel ve devlet hastanelerine başvurdum, 'vertigo yok' dediler.

Göz doktoruna da gittim ama sonuç alamadım," dedi. Başka bir hastanede endoskopi istendiğini söyleyen B.J., botoks yaptıran diğer kadınların benzer sorunlar yaşadığını görünce acil servise başvurduğunu aktardı. "Nefes almakta zorlanıyorum.

İşlem yapan doktorun sahte ürünler kullandığını düşünüyorum. Diğer kadınlar da benzer sorunlar yaşıyor," diye ekledi.

UZMANLARDAN AÇIKLAMALAR

Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Babür Dora, merdiven altı uygulamalarda kullanılan botulinum toksinlerinin çoğunun gerçek olmadığını vurguladı. Nörolojide botulinum toksinlerinin çeşitli hastalıkların tedavisinde ve kozmetik amaçlarla kullanıldığını söyleyen Dora, bu tür uygulamalara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Ünal ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel de konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Uzmanlar, merdiven altı botoks uygulamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda vatandaşları uyardı.

Kozmetik amaçlı botoks uygulamalarında yaşanan zehirlenme vakaları, genellikle bu tür işlemleri gerçekleştiren kişilerin bilgi ve deneyim eksikliğinden kaynaklanıyor. Ayrıca, kullanılan botulinum toksinlerinin markasının da önemli olduğu belirtiliyor. Türkiye'de, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış yalnızca iki botulinum toksini mevcut.

Bu ürünlerin temini, yalnızca belirli klinik veya muayenehanesi olan doktorlar tarafından, sağlık müdürlükleri tarafından sağlanan global lokasyon numarasıyla mümkün. Bunun sonucunda, herhangi bir doktor, eczaneden botoks satın almak istediğinde bunu yapamıyor. Bu ürünler özel olarak temin edilebiliyor.

Bu nedenle, merdiven altı uygulamalarda kullanılan botulinum toksinlerinin çoğu, gerçek ürünler olmayabiliyor. Sahte botulinum toksinleri, doz ayarlama sorunlarıyla birlikte geliyor. Örneğin, bir flakonda normalde 100 ünite olması gereken bir ürün, daha fazla veya daha az dozda bulunabiliyor.

Fazla doz uygulandığında, doktorun yapması gereken miktardan fazlası kullanabiliyor. Bu da botulinum toksini zehirlenmesine yol açıyor. Botulinum toksini, dünyanın en güçlü zehirlerinden biri olarak biliniyor ve klostridium botulinum isimli bakterinin, özellikle konservelerde ürettiği bir zehir.

Bu zehir, yalnızca çok küçük dozlarda tedavi amacıyla kullanılabiliyor ve bu durumda hastaya fayda sağlıyor. Fakat, fazla miktarda alındığında tüm vücuda yayılabiliyor ve bu durum, botulismus olarak adlandırılan, hastanın ölümüne kadar gidebilen bir zehirlenme tablosuna yol açabiliyor. Başvuran vakalarda da bu tür bulguların görüldüğü ifade ediliyor.

BOTULINUM TOKSINİN PANZEHİRİ VAR, HAFİF VAKALARA VERMİYORUZ

Vakaların, göz kapağında düşme, çift görme, konuşmada bozulma, kas felçleri, yutma güçlüğü ve solunum zorluğu gibi belirtilerle seyretmesi dikkat çekiyor. Dora, "Eğer hasta bu durumda acilen bir hastaneye başvurup bir mekanik ventilatöre bağlanmazsa, hasta kaybedilebiliyor. Botulinum toksinin panzehiri var.

Hafif vakalarda vermiyoruz, zehir danışma hattını arıyoruz. Hastayı değerlendirip panzehirin uygulanıp uygulanmayacağına karar veriyoruz. Bazı hastalar panzehir uygulanmadan kurtarılabiliyor, ancak bazıları kötüleşebiliyor ve bu durumda panzehirin uygulanması zorunlu hale geliyor," şeklinde bilgi verdi.

İKİ YA DA ÜÇ HAFTAYA KADAR GELMEYEN VAKALARIMIZ OLUYOR, ANLAYAMAYABİLİYORLAR

Prof. Dr. Aslıhan Ünal, son üç yıl içinde 30 vaka gözlemlediklerini ve bu vakaların üçte birinin son birkaç ay içinde ortaya çıktığını aktardı. Son günlerde bu tür vakaların sayısında belirgin bir artış yaşandığını vurgulayan Ünal, "Hastalar genellikle yutma güçlüğü ve nefes darlığı ile başvuruyor. Bu durum çoğunlukla lokal semptomlarla kendini gösteriyor.

Uygulama alanında kaslarda zayıflık gözlemliyoruz. Özellikle tek göz kapağında düşüklük, nefes darlığı, yutma zorluğu, ses kısıklığı, simetrik göz kapağı düşüklüğü ve bazen çift görme gibi şikayetlerle başvuran hastalarımız mevcut. Bazı vakalar ise iki ya da üç hafta gecikmeli olarak geliyor.

Hastalar durumu anlayamadıkları için geç kalıyorlar. Ancak, zamanında başvurmaları büyük önem taşıyor. Her vaka ağır seyretmiyor; çok az hastaya antidot uygulanması gerekiyor.

Ancak eğer durumlarında bir ilerleme varsa, acil servise başvurmaları önemlidir" ifadelerini kullandı.

KASLARI FELÇ EDEN BİR ZEHIR

Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, acil servislere yeni vakaların gelmeye başladığını belirterek, "Bu vakalardan biri kritik bir hastaydı ve hastaneye yatış yapmak zorunda kaldık. Hasta yutma ve konuşma zorluğu yaşıyordu. Medyada çıkan haberlerle birlikte hastaların başvuru sıklığında artış gözlemliyoruz.

Bu durum, aslında basit bir güzellik ürünü değil; cildin altına uygulanan, sinir iletişimini bozan ve kasları felç eden bir endotoksin. Bu, halk sağlığı açısından ciddiyet kazanan bir sorun haline geldi. Gerçekten çok sayıda vaka gözlemleniyor.

Diğer hastanelere de başvuran hastalar olduğunu duyduk. Mesajımız oldukça net: yalnızca uzman kişiler tarafından, menşei bilinen ürünlerin kontrollü bir şekilde uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde hastalarımızda çok ciddi sağlık problemleri yaşanabilir" şeklinde konuştu.

YETKİLENDIRILMIŞ SAĞLIK KURULUŞLARINDA YAPILMASI ÖNEMLİ

İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel, bu tür uygulamaların güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında son derece etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirtirken, son dönemlerde hastaneye başvuruların arttığını ifade etti. Sözel, bu uygulamanın hem hastalara, hem de uygulayıcı hekimlere çeşitli sorumluluklar yüklediğini aktardı.

"Hastalarımız açısından baktığımızda, bu işlemin ruhsatlı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, deneyimli hekimler tarafından ve ruhsatlı güvenli ürünlerle uygulanması gereklidir. Sağlık Bakanlığımızın eğitim, yetkilendirme ve denetim mekanizmalarının hasta güvenliği açısından devam etmesi ve güncellemeler yapması önemlidir" şeklinde konuştu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
KoçFest Antalya'da üniversitelilerle buluştu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
KoçFest Antalya'da üniversitelilerle buluştu
WhatsApp
İhbar Hattı