Samsun'da gerçekleştirilen organ bağışı panelinde, 7 yıldır böbrek nakli bekleyen Aydın Pars, diyaliz tedavisi dolayısıyla bir bardak suyu bile doya doya içemediğini anlattı. Organ bağışının önemine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen "Bağışla Yaşat" panelinde, organ bağışı süreçleri, organ naklinin dini boyutu ve organ bekleyen hastaların deneyimleri üzerine konuşmalar yapıldı.
Aydın Pars, panelde yaptığı konuşmada, "Yedi yıldır organ beklemekteyim. Diyalize giriyorum, bu çok zor bir süreç. Ailem de benimle birlikte zor günlerden geçiyor," dedi.
Günde 16 saat diyaliz almak zorunda kaldığını belirten Pars, "Önünüzdeki sulardan doya doya içemiyoruz. Sosyal hayatım çok aktifti, gezmeyi çok severdim, ama şu anda gitmek istediğim yerlere gidemiyorum," diye ekledi.
Pars, yaşadığı zorlukları anlatırken, "Bir anınızı düşünün, her şey bir anda elinizden gidiyor. 12 saat boyunca ya oturarak ya da sırtüstü yatarak zaman geçirmek zorundasınız, bu oldukça zorlayıcı," ifadelerini kullandı. Ailesinin kendisine büyük destek verdiğini vurgulayan Pars, eşine teşekkür ederek, "Bu süreçte beni ayakta tutan o.
Bir ablamı kaybettik, diğer iki ablam nakil oldu ve şimdi çok güzel hayatları var," dedi. "İstediğim tek şey, herkesin bu duruma düşebileceğini düşünerek bize bir el uzatmanızdır. Ben de önceden hastaları görüyordum ama umursamıyordum.
Başınıza gelince her şeyin ne kadar zor olduğunu anlıyorsunuz. Pazara gittiğinizde bir meyve gördüğünüzde onu bile yiyemiyorsunuz. Bir ay önceki tahlillerimde domates bile yasaklandı," diyen Aydın Pars, ailece tatile gitme hayalini de dile getirdi.
"Organ ihtiyacım var, umarım bir gün bu suları doya doya içebilirim," şeklinde konuştu. Son olarak, moralin yüksek tutulmasının önemine değinen Pars, "Hasta olduğunuz zaman aileniz de hasta oluyor. İçin yanıyor ama bunu ailenize yansıtmamaya çalışıyorsunuz.
Onlar için de zor," diyerek katılımcılara organ bağışı için destek çağrısında bulundu.
MEHMET KAZAK’IN DEĞERLENDİRMELERİ
Mehmet Kazak, beyin ölümü tespitinde oldukça yüksek bir seviyede olduklarını belirtti. Ancak, Samsun'da bu yıl yaşanan sorunun, donör sayısına dönüşümde olduğunu ifade etti. Beyin ölümü tespitinin yoğun bakım ünitelerinde yapıldığını ancak organ bağışı konusunda halkı yeterince bilgilendiremediklerini düşündüklerini aktardı.
Kazak, organ bekleyen hasta sayısını azaltmanın mümkün olmadığını vurguladı. Her gün 10 hastanın hayatını kaybettiğini, bunun da her iki saatte bir kişinin organ beklerken kaybedilmesi anlamına geldiğini kaydetti.
Organ bulamadıkları için hastalarının yaşamlarını yitirdiğini ifade eden Kazak, Türkiye genelinde yılda 5 binden fazla, hatta 6 binden fazla nakil gerçekleştirildiğini ancak bu duruma rağmen bekleyen hasta sayısında bir azalma sağlanamadığını dile getirdi. İspanya'da organ bağış oranının yüzde 90 civarında olduğunu hatırlatan Kazak, Türkiye'de ise bu oranının sadece yüzde 15 ile 20 arasında değiştiğini belirtti.
Ülkenin daha yüksek seviyelere ulaşması gerektiğini, örneğin 3 bin beyin ölümünün bin 500'ünden bağış alabilirse 3 bin böbrek nakli yapılabileceğini ifade etti. Kazak, beyin ölümü sonrası aile onayı alınmadığı takdirde cenazenin aileye teslim edildiğini, onay alınması durumunda ise uzun bir sürecin başladığını aktardı.
UZM. DR. MUSTAFA URAS’IN AÇIKLAMALARI
Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, organ nakli bekleyen binlerce hasta bulunduğunu belirterek, her bağışın yeni bir yaşam, her bilinçli kararın ise yeni bir umut olduğunu vurguladı. Uras, organ bağışının yalnızca bir kişinin hayatını değil, aynı zamanda o kişinin ailesinin, çevresinin ve iş arkadaşlarının hayatını da etkilediğini ifade etti.
Uras, sağlık çalışanları olarak toplumun bilinçlendirilmesi, organ bağışı konusunda farkındalığın artırılması ve daha fazla insanın hayata tutunmasına katkı sağlamanın kendileri için önemli bir görev olduğunu belirtti. Organ bağışının hayat kurtardığını ve bağışlanan her organın bir insana yeniden yaşam şansı sunduğunu hatırlattı.
DOÇ. DR. MAHMUT ULUBAY’IN GÖRÜŞLERİ
Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, organ yetmezliği nedeniyle uygulanan tedavilerin, hem hastalar hem de sağlık sistemi açısından önemli bir yük oluşturduğunu belirtti. Bu tedavilerde kullanılan ilaç, cihaz ve malzemelerin dışa bağımlılığını da göz önünde bulundurarak, kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasının öneminin arttığını sözlerine ekledi.
Organ bağışını artırmayı hedefleyen Aydın Pars, toplumun bu konuda doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, organ bağışı ile ilgili soruların cevaplanması, tereddütlerin ortadan kaldırılması ve aile içinde bu konunun konuşulmasının teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, vatandaşlara özellikle vurguladı:
LÜTFEN ORGAN BAĞIŞI KARARINIZI SAĞLIĞINIZDA, AİLENİZLE VE YAKINLARINIZLA PAYLAŞIN
İl Müftüsü Hasan Güneş, organ bağışının dini yönlerini anlattı. Etkinlik, Fikret Damar'ın konseri ile sona erdi. Programın reklam alanları 300x250 olarak belirlenmiş olup, bu alanlar sağda konumlandırılmıştır. Toplam bütçe ise 100 olarak kaydedilmiştir.