Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde düzenlenen Liberal Düşünce Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Tekin, eğitim sisteminin insan hakları, barış ve demokrasi gibi temel kavramları yeniden merkezine alması gerektiğini ifade etti. Tekin, "Eğer biz asli görevimizi yapıyor olsaydık, dünyada insan hakları ihlalleri, savaşlar ve mazlum coğrafyalarda yaşananlar olmazdı.
Eğitim bakanlıkları olarak bir şeyi eksik yapıyoruz," dedi. Açıklamalarında eğitimde yapay zeka kullanımı, mesleki teknik eğitim ve akademik başarı konularına da değinen Tekin, bu konulara odaklanırken asli görevlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Barış içinde bir yaşam alanı oluşturmanın eğitimcilerin sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Tekin, 2001 yılında AK Parti'nin kurulmasıyla birlikte Türkiye’ye sunulan eğitim politikalarına da değindi. Bu politikalar arasında fiziki kapasitenin artırılması gerektiğini ifade eden Bakan, derslik başına düşen öğrenci sayısının ve öğretmen sayısının uluslararası standartlara ulaşmasının önemine dikkat çekti.
2002 yılında Türkiye'de yaklaşık 350 bin derslik mevcutken, şu an derslik sayısının 750 bine çıktığını belirten Tekin, bu durumun büyük bir kapasite artışını gösterdiğini söyledi. Ayrıca, öğretmen sayısının da 550 binden 1 milyon 200 bine yükseldiğini dile getirdi.
Bakan Tekin, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte yapılan reformların önemine vurgu yaparak, eğitim sisteminin gelişimi için atılan adımları anlattı. Kürtçe özel öğretim kurslarının açılması gibi konuların da bu reformlar arasında yer aldığını kaydetti.
KÜRTÇE KURSUNUN BAŞLATILMASI TARİHİ BİR ADIMDIR
İki yılın ardından hükümet, Olağanüstü Hal'i kaldırdı ve hemen ardından Kürtçe kurslarını başlattı. Bu husus, dönemin koşulları göz önünde bulundurulduğunda son derece devrimci bir adım olarak değerlendirilmektedir. Cumhurbaşkanı, o yıllarda Türkiye'nin demokrasi ve insan haklarının misafir değil, ev sahibi olduğu bir ülke olmasını hayal ettiğini belirtmiştir.
Bu yaklaşım, 2005 yılında yapılan Diyarbakır konuşmasında da ifade edilmiştir ve o tarihten itibaren atılan tüm adımlar bu amaca yönelik olarak gerçekleştirilmiştir.
DİN ADAMI YETİŞTİRECEK OKULLARIN KAPATILMASI PROBLEM OLDU
Bakan Tekin, Türkiye'de toplumsal barış açısından eksik gördüğü konulara vurgu yaptı. Sünni Müslümanlar olarak, 28 Şubat sürecinde çocuklarının dini eğitim alması için imam hatip ortaokullarının kapatılması gibi bir baskı ile karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.
Bu durum, 1947 CHP kurultayında gündeme gelen 'Köylerde cenaze kaldıracak imam kalmadı' ifadesi ile din adamı yetiştiren okulların kapatılmasının da bir sorun oluşturduğunu belirtti. Türkiye'de var olan Alevi Bektaşi nüfusunun sayısının ne olursa olsun, anayasal çerçevenin bazı alanlarda izin vermediği bir durum söz konusu.
Sünni Müslümanlarla ilgili olarak ifade edilen kendi inançlarını çocuklarına sunamama meselesinin Alevi vatandaşlar için de bir problem yarattığını vurgulayan Tekin, dede ve zakir yetiştirme mekanizmalarının eksik olduğunu ifade etti.
DERDİM, TÜRKİYE'DE DEMOKRASİYİ YERİNE GETİRECEK ADIMLAR ATMAKTI
Bakan Tekin, sözlerine devam ederek, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adı altında 2024 yılı baharında duyuracakları müfredat çalışmalarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) birçok davaya konu olduğunu belirtti. Alevi Bektaşi vatandaşların rahatsız olacağı herhangi bir konunun gündeme gelmemesi için onların katkılarını aldıklarını ve gözden geçirme sürecinde katkı sunduklarını ifade etti.
Bu durum, önemli bir katkı olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, zorunlu eğitim kurumlarında gerçekleştirilemeyen bir aktiviteyi hayat boyu öğrenme alanları olarak tanımlanan halk eğitim merkezleri üzerinden başlattıklarını belirtti. Tekin, şu a kadar 12 modül hazırladıklarını ve her bir modülün en az 90 saatlik kursları içerdiğini açıkladı.
Bu modüllerden 8 tanesinin 13 yaş ve üzeri bireylere, 4 tanesinin ise 13 yaş altı çocuklara yönelik olduğunu belirtti. Alevi Bektaşi kültürü ve inancını anlatan modüllerin, 2023 yılında haziran ayı itibarıyla yürürlüğe girdiğini ifade etti.
Tekin, bu çalışmaları gerçekleştirirken amacının Türkiye'de demokrasiyi, insan haklarını ve vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayacak sorumluluklarını yerine getirecek adımlar atmak olduğunu vurguladı.