Bolu Belediyesine yönelik yürütülen "irtikap" soruşturması çerçevesinde dava açılan 19 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ilk günü tamamlandı. Duruşma, Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu'nda gerçekleştirilirken, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın da bulunduğu 4 tutuklu sanık mahkemede yer aldı.
Duruşmaya, tanık olarak katılan Özcan ve belediye başkan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla tutuklu bulundukları cezaevinden bağlandılar. Ayrıca, tutuklu sanıklar eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız, eski Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Mustafa Altındal ile tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.
Cumhuriyet savcısı, celse arasında sunduğu esasa ilişkin mütalaasını duruşmada okuyarak, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarını talep etti. Sanık Tanju Özcan, SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmasında, duruşma salonuna getirilme taleplerinin kabul edilmediğini, dolayısıyla yüz yüze savunma hakkının ihlal edildiğini belirtti.
Özcan, tutuklu sanık Ali Sarıyıldız’ın 13 Nisan 2026 tarihindeki beyanlarının alınma koşullarının netleştirilmesini ve Sarıyıldız'ın o tarihteki ifadesine ilişkin mahkeme salonunda yeminli beyanda bulunmasını talep etti. Belediye başkanlığı döneminde yüzlerce öğrenciye burs sağlamak ve huzurevi kurmak amacıyla vakıf kurduklarını ifade eden Özcan, toplanan paraların kaynağının ve harcanma yerlerinin belirli olduğunu savundu.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda kendileri aleyhine herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını ileri süren Özcan, tutuklamaların ardından gerçekleştirilen operasyonlarla belediyenin çalışamaz hale getirildiğini öne sürdü. Özcan, Bolu Bel AŞ ve BolSev Vakfı’na gelir sağlamak amacıyla kentteki marketlerle reklam sözleşmesi yapmak istediklerini kabul ettiğini belirtti.
Toplantıda market temsilcilerine teklifleri üst yönetime iletmelerini söylediklerini aktaran Özcan, "İrtikap yapmak istesek yazılı teklif vermezdik," dedi. Sanık Özcan, olumsuz yanıt alınmaması durumunda denetim yapıldığını ve encümen aracılığıyla ceza uygulandığı iddialarına yanıt vererek, belediyede yapılan incelemelerde bu denetimlerin hukuka uygun olduğunun tespit edildiğini anlattı.
Özcan, kurban bağışı kampanyası arasında bağlantı kurulmasının Ali Sarıyıldız'ın beyanlarına dayandığını belirtti ve Sarıyıldız'ın, kendisi tarafından hangi tarihte arandığını ispat etmek zorunda olduğunu vurguladı. Ayrıca, vakfa gelir sağlamak amacıyla organize edilen kurban bağışına ilişkin hiçbir kişinin şikayetçi olmadığını ifade ederek, "Burada dolandırıcılık suçunun unsurları yok" dedi.
Bolu Belediyesine yönelik devam eden davasında, sanık avukatlarından Özcan, "Bu olayla ilgili beraat kararı verilmesi gerekirken nitelikli dolandırıcılıktan ceza verilmesi talep ediliyor." açıklamasında bulundu. Özcan, belediyeden beton alımıyla ilgili firma yetkilisinin korkutulmadığını, herhangi bir baskıya maruz kalmadığını ifade etti. Buna bağlı olarak, irtikap veya teşebbüs suçlarının oluşmadığını, hedeflerinin belediyeye kazandırmak olduğunu savundu.
Özcan, hak ediş konusundaki ifadesinde, yüklenici firma yetkilisinin duruşmada reklam sözleşmesinin imzalanmasından önce ve sonra hak ediş ödemelerinde herhangi bir gecikmenin yaşanmadığını belirttiğini hatırlattı. Özcan, ne kendisinin ne de diğer sanıkların bu reklam anlaşmasından fayda sağladığını, paranın vakfın hesabına gittiğini vurguladı.
BUNDAN SONRA 'BANA NE KARDEŞİM.' DİYECEĞİM
Sanık Özcan, "rüşvet almak" ile suçlandığı ruhsat verme olayı için, yapıldığı iddia edilen görüşmelerin kendisi dışında gerçekleştiğini, para istemesi veya almasına dair ne "rüşvete aracılık"la suçlanan Mustafa Altındal’ın ne de mağdurların beyanlarının olmadığını öne sürdü.
Özcan, Bolu’da müteahhitlik yapan N.G.'nin belediyedeki işlemlerinin yavaşlatıldığı iddialarına ilişkin de, daha önceden aralarında husumet bulunan şahsın ifadelerinde farklı rakamlar verdiklerini belirtti. "Hiçbir zaman N.G. ile para konusunda bir konuşma yapmadım. Reklam vereceğini biliyordum ama miktarını bilmiyordum," dedi.
Özcan, duruşmanın ilerleyen kısmında, "Bundan sonra 'Bana ne kardeşim.' diyeceğim. Evde kedi gibi oturacağım," ifadesini kullanarak, davanın seyrine ilişkin düşüncelerini paylaştı. Özcan, savunması sırasında '1 milyon 500 bin lira vereceğini bilsem, 2 milyon 500 bin lira derdim.' ifadesini kullandı.
N.G. ile ilgili ruhsat alamadığı yer üzerindeki hissesinin yüzde 10 olduğunu belirten Özcan, ayrıca dosyada Devlet Su İşleri (DSİ) şerhinin bulunduğu ve araziye ilişkin belediyeye herhangi bir başvuru yapılmadığını vurguladı. Savunmasının sonunda, 'Serbest kalmak istiyorum. Çıkınca oğluma kız istemek istiyorum.
Bundan sonra 'Bana ne kardeşim.' diyeceğim. Evde kedi gibi oturacağım.' şeklinde konuştu.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Özcan’ın avukatlarının esas hakkında mütalaaya karşı sunduğu savunmaların ardından duruşmaya yarına kadar ara verildi.
SÜREÇ, İDDİANAME VE MÜTALAA
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Belediyesi’ne yönelik olarak 28 Şubat tarihinde başlatılan irtikap soruşturması kapsamında 19 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Tanju Özcan, belediyenin başkan yardımcıları olan Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız tutuklanmış; itirazlar sonucunda Beykoz ve Özdemir adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Ayrıca, 'Rüşvet' operasyonu çerçevesinde tutuklanan Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal’ın dosyası da bu dava ile birleştirilmişti.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, Tanju Özcan’ın her bir mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 6 kez 'icbar suretiyle irtikap', 3 kez 'irtikaba teşebbüs', 34 kez 'nitelikli dolandırıcılık' ve 1 kez 'rüşvet' suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Süleyman Can için ise 5 kez 'icbar suretiyle irtikap' ve 2 kez 'irtikaba teşebbüs' suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istenmektedir.
Ali Sarıyıldız’ın 6 kez 'irtikap suçuna yardım', 3 kez 'irtikaba yardıma teşebbüs' ve 34 kez 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmektedir. İddianamede yer alan diğer sanıklar için de aynı suçlardan farklı sürelerde ceza talep edilmiştir.
İlk duruşmada, Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can’ın tutukluluk durumlarının devamına, Naim Ayhan ve Cihan Tutal’ın ise tahliyesine karar verilmiştir. Tutuksuz sanıklar olan belediye meclis üyesi A.D. ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin, yurt dışına çıkış yasağı haricinde kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Mütalaada, Tanju Özcan için 32 mağdura karşı 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, 'zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap', 'icbar suretiyle irtikap', 'icbar suretiyle irtikaba teşebbüs' ve 'rüşvet alma' suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapsi istenmektedir.
Diğer 18 sanık hakkında da 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde farklı sürelerde hapis cezası talep edilmiştir. Bu hallerin devamı için tutuklu sanıkların ceza sürelerinin uzatılması istenirken, duruşma devam etmektedir.