Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, 2025 yılında Remzi Sati (48) ve oğlu Muhammed Sati’nin (15) cinayetinin işlendiği davanın üçüncü duruşması gerçekleştirildi. Duruşmada, jandarma personeli M.A., işitme ve konuşma engelli bir tanığın, aracın yakıldığını el ve kol hareketleriyle ifade ettiğini anlattı.
Olay, 19 Mayıs 2025 tarihinde, köy kırsalındaki Köprübaşı Mahallesi yakınlarında meydana geldi. 21 GH 662 plakalı kamyonetin yangını, çevre sakinleri tarafından fark edilip 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. Yapılan incelemede, kamyonette Remzi Sati ve oğlu Muhammed’in cesetleri bulundu.
Baba ve oğulun, tabancayla öldürülerek yanıcı madde ile yakıldığı tespit edildi. Davayla ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde, 25 yaşındaki Ali Mert İldeniz ve babası A.İ. (58), İ.K. (40), M.D. (26), M.K. (44), O.K. (44) ve A.Ö. (32) isimli şüpheliler gözaltına alındı. O.K. ve A.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, diğer dört şüpheli tutuklandı.
Davanın ilk duruşması 7 Nisan tarihinde Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılmıştı. Bu duruşmada ise Ali Mert İldeniz’in tutukluluk durumunun devamına, diğer tutuklu sanıkların ise yurt dışına çıkış yasağı getirilerek tahliye edilmesine karar verildi.
DELİLLERİ YOK ETME GİRİŞİMİ
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, sanıklardan Ali Mert İldeniz’in itiraflarına yer verildi. İldeniz, Remzi Sati ile aralarındaki hayvan alım-satımı kaynaklı bir husumet olduğunu, kurban olduğu baba ve oğlunu öldürme planı yaptığını belirtti. Olay günü kayıp inek senaryosuyla Sati’leri bölgeye çağıracağını ifade etti.
Ardından çıkan tartışmada, tabancayla ateş ederek baba ve oğlu vurduğunu itiraf eden İldeniz, delilleri yok etmek amacıyla aracın üzerine kolonya dökerek ateşe verdiğini, bunun yanı sıra dikkatleri dağıtmak için maktulün telefonundan başka bir sanığa mesaj attığını belirtti.
KUVVETLİ YANICI MADDE KULLANILDI
İddianamede, sanığın 'kolonya kullandım' ifadesine rağmen, cesetlerin kömürleşmiş ve karbon halini almış olması nedeniyle yakma işleminin benzin gibi güçlü bir yanıcı maddeyle yapıldığı sonucu çıkarıldığı kaydedildi. Kriminal raporlarda, bazı şüphelilerin kıyafetlerinde atış artığına rastlandığı, olay anında şüphelilerin telefonlarını kapattığı veya baz istasyonu kayıtlarının olay yeriyle örtüştüğü bilgisi yer aldı.
İddianamede, sanıkların Remzi Sati ile oğlu Muhammed’i tasarlayarak ve canavarca hisle öldürdükleri belirtilerek, 'Kasten öldürme' suçundan her birinin ayrı ayrı 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
ÜÇÜNCÜ DURUŞMA GERÇEKLEŞTİ
Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan davanın üçüncü duruşmasına, SEGBİS aracılığıyla tutuklu sanık Ali Mert İldeniz, taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ve bazı tanıklar katılım sağladı. Tutuksuz olarak yargılanan sanıklar duruşmaya katılmadı.
Savcılığın sunduğu mütalaada, tutuksuz sanıkların beraat etmesi talep edilirken, kıyafetlerinde swap izi olan M.K. ile Ali Mert İldeniz’in, Remzi Sati ve oğlunu öldürmekten ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Ali Mert İldeniz’in ruhsatsız silah bulundurma suçundan da ceza alması talep edildi.
‘OLAY YERİNDE ET PARÇASI GÖRDÜM’
Duruşmada tanık olarak ifade veren jandarma personeli M.A., olay yerine giden ilk ekipte bulunduğunu söyleyerek, "Sabah saatlerinde ilk gittiğimizde araç kül olmuş ve lastik izleri vardı. Orada bir et parçası gördüm. Remzi’nin cesedi kül olmuştu.
O et parçası da çocuğuna aitti. Daha sonra ekip arkadaşlarımızla olay yerinde incelemeler sırasında birkaç metre ileride bir dilsiz adam gördük. Bu kişi yanan arabayı göstererek el kol işaretleriyle, ‘Benzin döktüler, yangın çıktı’ diye işaret etti ve ‘Ben gözümle gördüm’ dedi.
Bu dilsiz kişi yalnızdı ve yanında kimse yoktu. Hayvanları da ilerideydi. Ben ona ‘kaç kişi vardı’ diye el kol hareketleriyle sorduğumda net bir şey ifade edemedi.
Daha sonra olay yerinde çalışırken birçok lastik izi vardı. Ancak bu el kol hareketleriyle ilgili tutanak tutulduğunu hatırlamıyorum" şeklinde ifade verdi.
TERCÜMAN EŞLİĞİNDE DİNLENDİ
Tanık olarak işaret dili öğretmeni olan tercüman eşliğinde dinlenen işitme ve konuşma engelli N.A. ile işaret dili kullanılarak iletişim kurulmaya çalışıldı. Tercüman, jandarma personelinin duruşmada yaptığı el ve kol hareketlerinin işaret diliyle örtüştüğünü belirtti.
Duruşma sırasında Sati ailesi ile davaya katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, tutuksuz yargılanan sanıkların yeniden tutuklanmasını ve tutuklu yargılanmalarını talep etti. Sanık avukatları ise mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talep etti.
Mahkeme heyeti, Ali Mert İldeniz’in tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıklar hakkında adli kontrol kararlarının sürdürülmesine ve mütalaaya karşı savunma yapılması için süre verilmesine karar vererek duruşmayı 19 Ocak 2027’ye erteledi.