Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Doğu Karadeniz Bölgesi (TR90) Kadın Kooperatifleri İçin Dayanışma ve İleri Mentörlük Programı (KADİM), düzenlenen lansmanla uygulama dönemine girdi. Program, başlangıç aşamasında 14 kadın kooperatifine bir yıl boyunca uzman mentörlerden destek sunacak.
Trabzon'da gerçekleştirilen etkinlikte, KADİM Programı'nın amacı; Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Gümüşhane ve Artvin illerinde faaliyet gösteren kadın kooperatiflerinin kurumsal kapasitelerini artırmak, ekonomik sürdürülebilirliklerini sağlamak ve yerel kalkınmadaki rollerini güçlendirmek olarak belirlendi. Program, yaklaşık iki yıllık saha araştırması sonucunda geliştirildi. KADİM, kısa süreli eğitimler yerine uzun vadeli ve uygulamaya yönelik bir model benimsemekte.
Bu kapsamda, kooperatiflere iş geliştirme, pazarlama, markalaşma, finans, yönetişim ve pazara erişim gibi konularda mentörlük desteği sağlanacak. İlk aşamada, 14 kadın kooperatifi, kendileriyle eşleştirilen kurum temsilcileri ve alanında uzman mentörlerden bir yıl boyunca destek alacak.
Mentörlük süreci, kooperatiflerin ihtiyaçlarına göre şekillenecek ve üretimden pazarlamaya, kurumsal gelişimden ticari iş birliklerine kadar pek çok alanda ilerleme sağlanması hedefleniyor.
KADİM kapsamında oluşturulan mentörlük ağına bugüne kadar 70’i aşkın başvuru yapılırken, bölgedeki firmaların yanı sıra ulusal ölçekte faaliyet gösteren şirketler, akademisyenler ve uzmanların da yer aldığı ağ aracılığıyla farklı sektörlerdeki bilgi ve deneyimin kadın kooperatiflerine aktarılması sağlanacak.
DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, KADİM programıyla kadın kooperatifleri arasında dayanışma ve ticari iş birliği ağları oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Akpınar, "KADİM programı, kadim bir geleneği yansıtan dayanışmayı ve iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir programdır. Kadın kooperatifleri için hem bir dayanışma ağı hem de bir ticari network oluşturmak istiyoruz.
Bu program, yerel ve ulusal iş birliklerini de içeren entegre bir yapı sunacak," dedi. Bu kadim geleneğe, bu kadim toprakların, vatanın yeni kadim programına herkesi davet ediyoruz. Uzmanlığını ve tecrübesini paylaşmak isteyen mentörlere de çağrıda bulunuyorum.
Yeni bir kalkınma anlayışı oluşturacak yöntemle, hem kadın kooperatiflerimize hem de kadın girişimcilere ve bu alanda sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden iş insanlarına fayda sunacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
ÖNEMLİ OLAN MİSYONU SÜREKLİ HALE GETİREBİLMEK
Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu Toplumsal Güçlenme Programı Danışmanı Murat Bayramoğlu, Doğu Karadeniz'deki kadın kooperatiflerini alanında yetkin kişiler ve kurum temsilcileriyle bir araya getirerek gelişimlerine katkıda bulunmayı hedeflediklerini belirtti. Bayramoğlu, “Amaç Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki kadın kooperatifleri ile mentör olarak nitelendirdiğimiz yetkin kişileri ve kurum temsilcilerini buluşturmak.” şeklinde konuştu. Bu çerçevede, kadın kooperatiflerinin gelişimine katkı sağlamak amaçlanıyor.
Program kapsamında, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 14 kadın kooperatifinin yararlanacağı bilgisi paylaşıldı. Desteklemek amacıyla şirketler ve kurumlardan temsilciler görevlendirildi. Kurum temsilcileri ile kadın kooperatifleri eşleştirildi.
Takip eden bir yıl boyunca, bu kooperatifler ihtiyaç duydukları mentörlük hizmetlerini bu kurumlardan alacaklar. Program, bir yıl süresince kooperatiflerin gereksinimleri ile mentörlerin yetkinliklerini bir araya getirecek. Kadın kooperatifleri, Türkiye'de henüz yeni bir oluşum olarak değerlendiriliyor ve ülkede binin üzerinde kadın kooperatifi bulunuyor.
Kadınların bu kooperatifler aracılığıyla örgütlenmesi oldukça kıymetli bir durum. Bu nedenle kadın kooperatifleri, önemli bir misyon üstleniyor. Bu misyonu sürekli kılabilmek, kadınların hem ekonomik hem de sosyal açıdan güçlenmelerini sağlamak büyük bir önem taşıyor.
Kadının gücünün artması, bu dönüşümle mümkün olmaktadır. KADİM programına, yalnızca ekonomik bir inisiyatif olarak bakmadıklarını, aksine kadının kendini ifade edebilmesi ve güçlenmesi açısından da bir aracılık işlevi gördüklerini ifade etti.”