Mersin'de, 30 Ağustos 2026'da meydana gelen Filo Jet gemi faciasında eşi hayatını kaybeden ve kızı Asel'den 66 gündür haber alamayan Salim Hilaloğlu, yaşadığı acıyı paylaşarak kızının bulunması için yetkililere çağrıda bulundu. Faciada oğlu Miran Asaf ağır yaralanırken, Hilaloğlu ailesinden anne Nurcan yaşamını yitirdi, 3 yaşındaki Anni Asel ise kayboldu. Facianın ardından acılı baba, "Annesini gömdüm.
Şu an açık mezarı annesinin yanı başında duruyor. Her gün o açık mezara bakıp utanıyorum kendimden" ifadelerini kullandı. Salim Hilaloğlu, kızı için kabir hazırladığını ve cenazesine ulaşmayı beklediğini dile getirdi.
Olayın ardından Mersin'e gelen Hilaloğlu, kaybolan kızının bulunması için arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. "Geminin içinde hayallerim battı" diyen Hilaloğlu, ailesiyle mutlu bir yaşam sürdürdüklerini ve son yolculuklarının hayatlarını değiştirdiğini belirtti. Hilaloğlu, "Kıbrıs gemi faciasında eşim, kızımı kaybettim ve oğlum ağır yaralı olarak kurtarıldı.
Şahsen kendim kurtardım onu geminin içinden. Öncelikle şunu anlatmak istiyorum. Biz çok güzel bir aileydik.
Eşimle sık sık Kıbrıs'a ziyarete gelirdik, tatil için giderdik. Ancak dönüşümüz cehenneme dönüştü" şeklinde konuştu. Facia sırasında ailesiyle birlikte geminin koridorunda bulunduklarını ve suyun hızla yükseldiğini aktaran Hilaloğlu, çocuklarını kurtarmak için son ana kadar mücadele ettiğini vurguladı.
"Aynı şekilde gemi battığında, yan yattığında koridordaydık. Geminin içinde bir cehennem çukuru gibi bir yerde, hiçbir şekilde çıkamıyorduk" dedi. Bu mücadelede oğlunu kurtarmayı başardığını belirten baba, gemi parçalanırken oğlunun ayağının sıkıştığını ifade etti.
Oğlunu çıkarırken kötü bir yaralanma yaşadığını aktardı. Oğlunu kurtardıktan sonra eşini ve kaybolan kızını aramak için geri döndüğünde, onların bulunmadığını ve göremediğini dile getirdi. Geminin içi suyla dolmuştu ve etrafta çok sayıda bavul olduğunu söyledi.
Olaydan 66 gün geçmesine rağmen hâlâ kızına ulaşamadığını vurgulayan Hilaloğlu, Türkiye'den gelen arama kurtarma gemisinin denizden 13 ceset çıkardığını ancak kızının bulunmadığını belirtti. Arama çalışmalarının daha uzun süre devam etmesi gerektiğini ifade eden baba, "Bugün 66. gün. Tam 66 gündür kızım kayıp, yok.
Derin su diye bir kurtarma gemisi geldi Türkiye’den ve 13 tane naaşı denizin dibinden çıkardılar ve bana kızımın orada olmadığını, denizin dibinde olmadığını söylediler. Yani bu arama daha uzun sürebilirdi. Belki gözden kaçırıldı, belki görülmedi. Küçücük bir kız çocuğu sonuçta," şeklinde konuştu.
YALVARDIM, YAKARDIM, KIZIMI BULSUNLAR İSTİYORUM
Kızının bulunması için yetkililere sıkça başvurduğunu ifade eden Hilaloğlu, arama çalışmalarının durdurulmasına itiraz etti. KKTC Ulaştırma Bakanı'nın kızıyla ilgili bulunmasının mümkün olmadığına dair açıklama yaptığını ileri süren baba, "Yalvardım, yakardım. O kadar üzgün ve çaresiz bir babayım ki.
Kızımı bulamadılar ve üstüne daha dün Kıbrıs Ulaştırma Bakanı bir açıklama yapıyor. Bulunamayacağını dile getiriyor. Bu ne demek?
Nasıl bulunması mümkün değil? Bir babanın umutlarını yerle bir etmek midir insanlık? Arama devam etsin, ne olur devam etsin? Kızımı bana versinler çünkü ben onsuz yapamıyorum. Kızımı çok özlüyorum," dedi.
HER GÜN O AÇIK MEZARA BAKIP UTANIYORUM KENDİMDEN
Eşini toprağa verdiğini ancak kızının cenazesine hâlâ ulaşamadığını anlatan Hilaloğlu, eşinin mezarının yanında kızı için hazırlanan mezarın boş olduğunu belirtti. Kızını annesinin yanına defnetmek istediğini ifade eden acılı baba, "Annesini gömdüm. Şu an açık mezarı annesinin yanı başında duruyor.
Her gün o açık mezara bakıp utanıyorum kendimden. Eşimin mezarına gidiyorum. İnanın ağlayamıyorum bile.
Çünkü eşim acaba bana kızımı niye getirmedin diye şikayet ediyor mudur bana? Bana kızıyor mudur diye utanıyorum. Allah rızası için beni bu acıdan kurtarın," şeklinde konuştu.
KIZIM İÇİN YAPILACAK NE VARSA YAPILMALI
Kızının bulunması için arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını isteyen Hilaloğlu, batığın bulunduğu bölgenin yeniden taranması çağrısında bulundu. Hilaloğlu, "Yani kızım için yapılacak ne varsa yapın. Gerekirse bir daha gitsinler, bir daha tarasınlar oraları.
O geminin, batık geminin olduğu yerleri. Göz göre göre benim kızımı aramayacaklar mı?" dedi.
KİM BU ŞEKİLDE BIRAKACAK?
Vicdanın kabul edip etmeyeceği konusunda herkes kendi düşüncelerini paylaşıyor. Şu an tüm Türkiye, 3 yaşındaki Asel'in bir an önce bulunmasını ümit ediyor. Herkes, bu durumu kendi çocuğu gibi sahiplenerek seslerini yükseltiyor.
YARGI SÜRECİ YAVAŞ İLERLİYOR
Faciayla ilgili olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) devam eden yargı sürecinin yavaş gittiğini dile getiren Hilaloğlu, sorumluların Türkiye'de de yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Hilaloğlu, "300x250, 100" rakamlarını vererek konunun önemi üzerinde durdu.