Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, Tunceli'de yapılan Terörsüz Türkiye Geçiş Süreci Programı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Oğan, "Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci, bölgeden, siyasetten ve meclisten terör vesayetinin arındırılması demektir. Artık Türkiye'de bir hak aramak için veya bir hak iddiası için silahlanmaya veya terör eylemi yapmaya gerek yok demektir" dedi.
Türkiye Sohbetleri programları çerçevesinde gerçekleşen bu etkinlik, GAMER Toplantı Salonu'nda düzenlendi. Programda, terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci ve günümüzdeki durumu ele alındı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, AK Parti Tunceli İl Başkanı Recai Hazar ve Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker gibi birçok isim etkinliğe katıldı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE İÇİN GİRİŞİMLER
Oğan, Türkiye'de terörü sona erdirmek için geçmişte birçok girişim yapıldığını hatırlatarak, "Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde iç cepheyi güçlendirmek, aidiyetlerimizi devlete, millete ve kültürümüze kuvvetli bir şekilde bağlamak en önemli zeminlerdendir. Bu süreç, terörsüz Türkiye'ye geçişin temel taşlarından birisidir" diye konuştu. Oğan, "Artık belirsiz, ne olacağı şüpheli girişimlere karşı insanların çocuklarını kaptırmaması gerektiğini vurgulamak gerekir.
Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, bu süreci sonlandıracak ve huzura kavuşturacak demokratik siyasetin önünü açacak dinamizme sahiptir. 26 Ağustos'ta Malazgirt'te Cumhurbaşkanımızın iç cepheyi güçlendirme vurgusuyla başlayan süreç, 45 yıl öncesine dayanan hazırlıkların bir sonucudur" ifadelerini kullandı.
Bu süreç, devletin yasama, yürütme ve yargı erklerinin yanı sıra TSK, Emniyet Müdürlüğü, güvenlik güçleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstihbarat Başkanlığı gibi tüm kurumlarının desteğiyle yürütülen bir devlet projesi olarak ilerlemektedir.
TUNCELİ'DE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Türkiye'nin geleceğine duyulan güvenin son yıllarda artış gösterdiğini ifade ederek, vatandaşların refahını artırmak için her alanda gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü vurguladı. Aygöl, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen projeler, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir.
Bu hedeflere ulaşmak ise, kamu kurumlarının çabalarının yanı sıra sivil toplumun, bilim ve eğitim camiasının, yerel aktörlerin ve halkın katkısıyla mümkündür. Eğitim, sağlık, ulaşım, altyapı, tarım, hayvancılık ve turizm gibi birçok alanda Tunceli'nin potansiyelini artırmaya yönelik çalışmalarımız devam etmektedir," dedi.
Aygöl, tüm bu çabaların merkezinde insan odaklı bir yaklaşım olduğunu belirterek, gençlerin eğitim ve istihdam olanaklarını artırmanın, kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını güçlendirmenin ve üreticilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Kültürel mirasın korunması ve geleceğe aktarılması gerekliliğini de vurgulayan Aygöl, toplumsal zenginlikleri ve farklılıkları değerlendirerek ortak değerler etrafında birleşmenin geleceği güçlendireceğini söyledi.
TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Türkiye Yüzyılı kavramının Türkiye Cumhuriyeti'nin milli bir vizyon programı olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in yüzüncü yılı dolayısıyla yeni bir aşamaya geçildiğini dile getirdi. Köroğlu, yeni dünya düzeninde Türkiye'nin hak ettiği yeri alması amacıyla tüm kurumların iş birliği içinde çalıştığını ifade etti. Köroğlu, "Türkiye Yüzyılı, bir siyasi partinin veya ittifakın ajandası değildir.
Bu kavram, Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını kutladığımız ve yeni bir aşamaya geçtiğimiz bir dönemi simgeler. Aynı zamanda dünya genelinde yaşanan değişimlerin, iletişim imkanlarının genişlediği bir ortamda takip edilen bir süreçtir.
Uluslararası kuruluşlar ile anlaşmalar ve yaptırımlar artık geçerliliğini yitirmiş durumda," dedi.
Yeni bir dünya düzeninin oluştuğunu ifade eden Oğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, sahip olduğu kapasitenin gerektirdiği konumda bulunabilmesi için Cumhurbaşkanı, hükümet, parlamento ve diğer devlet kurumlarıyla birlikte çaba gösterdiğine dikkat çekti.
Bu çabaların ve çalışmaların genel adının Türkiye Yüzyılı olduğunu belirten Oğan, yeni kurulan dünya sistemindeki yerlerinin önemine vurgu yaptı.