Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Yozgat İl Başkanlığı Ön Seçimi açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, ‘Biz geçmişin kavgasını sürdürmeye, bazı tartışmaları büyütmeye gelmiyoruz. Ortak geleceğin yolunu açmaya geliyoruz’ ifadelerini kullandı.
Özel, Yozgat’ta 2 bin 912 üyenin, Yeni Parti’nin il başkanlığına talip olan iki aday arasında tercih yapacağını belirterek, ‘Kuruluş sürecinde kurucu il başkanı olarak da görev yapan Abdullah Yaşar başkanım ve geçen dönem Sarıkaya Belediye Başkan adayımız olan 32 yaşındaki Berkay Apsalmış kardeşim. Tecrübe mi gençlik mi? Ne zor karar, ne yapmak lazım?
İşte bu kararları bir kişi doğru veremez, bir kişi yanılır, bir kişi yanlış yapabilir’ dedi. Özgür Özel, 2 bin 912 kişinin karar verme sürecine katılmasını, herkesin aklından yanlış karar çıkmayacağı vurgusunu yaparak, ‘Söz sizde, yetki sizde, karar sizde’ diye ekledi.
FON PİYASALARINA DEĞİNİLDİ
Fon piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinen Özel, krizin ekonomiye olan maliyetinin giderek arttığını ifade etti. ‘Bu krizin ekonomimize doğrudan maliyeti önce 20 milyar dolardı. Sonra 90 milyar dolara çıktığını açıkladılar.
Şimdi uzmanlar 110 milyar dolara ulaştığını söylüyor.’ şeklinde konuştu. Özel, borsa ile birlikte kayıpların 110 milyar dolara ulaştığını belirterek, ‘Rezerv ve borsa kaybı, 110 milyar’ ifadelerini kullandı. ‘O 6 Şubat depremi, ‘Asrın Felaketi’ 100 milyar dolarlık kayba neden olmuştu.
Fon vurgunun oluşturduğu hasar ise 110 milyar dolarla asrın felaketinden daha büyüktür’ dedi.
ERDOĞAN’A SUÇLAMA
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sorumlu tutarak, ‘Erdoğan bir aydır bu sorunu çözecek bir yöntemi ortaya koymadı’ dedi. Özel, ayrıca, ‘Dış güçler bize sabotaj yaptı’ söylemlerine de eleştirilerde bulundu. ‘Fatma Betül Sayan Kaya Hanım’a 2,2 milyarlık vurgunu dış güçler mi yaptırdı?
Türkiye Yüzyılı’ sloganını kullandınız. Türkiye vurgununu yapan kişi, yaptıran kişi dış güçlerin mi eseri?’ diye sordu. Özel, parti içindeki atamaları hatırlatarak, ‘Sorumlu Recep Tayyip Erdoğan’ diyerek, atamaların arkasında sadece Erdoğan’ın imzasının bulunduğunu belirtti.
Özel, parti içindeki meselelerle ilgili olarak "Hani bazen söylüyordu ya bazı hususlarda, bizim parti içi meselelerde ‘O CHP’li, bu CHP’li. Biz bu işin içinde yokuz’ diye. Tayyip Bey, o lafını çokça kullandın ya bir de sen duy bakalım.
Atayan AKP’li, atanan AKP’li, soyan AKP’li, soyulan AKP’li. Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz. Ama siz hepiniz oradaydınız, hepiniz" açıklamasını yaptı.
MİLLETE KAFA TUTANDAN GENEL BAŞKAN OLMAZ
"Değerli Yozgatlılar, bizim ‘yeni siyaset’ dediğimiz şeyin üç ayağı var" diyen Özel, ilk kurulu olarak, "Siyaseti millete vermektir. Yani gönlümden geçenin değil, sandıktan çıkanın kazanması, herkesin buna saygı duyması, üyeye, seçmene, milletin kararına güvenip saygı duymasıdır. Kimsenin milletin oturduğu koltuğa kök salmamasıdır.
Seçimle gelenin seçimle gitmesidir. Dönem kurallarının gerçekten hayata geçirilmesi ve mutlaka uygulanmasıdır. Yeni Parti’de katı dönem kuralları vardır.
İki dönem, üç dönem. Milletvekilleri için iki dönem ve parti yönetimi için üç dönem kuralı vardır. Ama bu kurallardan muaf bir kişi vardır.
O da genel başkandır. Yani ‘genel başkan kurala mı tabi olacak’, değil. Onun kuralı kendisine özeldir.
Genel başkan bir seçime partisini soktu, seçimi kazandı, ne aladır. Kaybederse dönem bitmiştir, evine gitmiştir. Ya kazanacaktır ya bırakacaktır" dedi.
Özel, "Zira 14 kere üst üste kaybedip milletin umutlarını kırandan, kaybettiği seçimden ders almayıp millete kafa tutandan genel başkan olmaz, bu millete fayda gelmez" ifadelerini kullandı.
DEVLETİN KAPILARINI MİLETE AÇMAK
Özel, ikinci kuralın, devletin kapılarını millete açmak olduğunu aktardı. "Bugün devletin kapısına parti rozeti asılmış, devletin kapısına ampullü bayrak takılmıştır. Adalet kapısına, gelir kapısına bir partinin bayrağı asılmıştır.
Devletin kapıları bir partiye açık, millete kapalıdır. Biz devletin kapılarını 87 milyona açmaya geliyoruz" dedi. Özel, açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Üçüncü kuralımız ise hesap vermektir.
Yeni siyasette yetkiyi kullanan herkes hesabı millete verecek. Siyaset şeffaf olacak, yanlış yapan korunmayacaktır. Şimdi önümüzde iki Türkiye var.
Birincisi, eski siyasetin devam ettiği, ettirilmek istendiği Türkiye. Zaten sıkışınca geride kalmış figürleri bile geri çağırıyorlar. ‘Seninle iyiydik.
Gel buraya, seninle yapalım siyaseti karşı karşıya’ diye. Yenilere tahammülleri yok. Kazananlara, ‘Kaybedersem bırakıp giderim’ diyenlere değil; kaybetmeye alışıp onlar için elverişli olanlara özlem duyuyorlar.
O yüzden geri çağırıyorlar. Ama diğer tarafta onların çağırdığı Türkiye’de yoksulluk var, krizler var, kayırmacılık var. Bizim Yozgatlı AK Parti'liyi, MHP’liyi davet ettiğimiz siyasette siyasetin hakimi millet, Türkiye, halkın ta kendisi.
Orada devletin bir avuç insana değil, millete ait olduğu bir Türkiye var." Geçmişteki çatışmaları sürdürmek ya da bazı tartışmaları derinleştirmek amacı gütmüyoruz. Biz, ortak bir geleceğin kapılarını aralamak için buradayız.
Amacımız, intikam almak değil; devleti adaletle buluşturmak. ‘Parti üyesisin’ diyerek oyalananlara, bir partinin mensubu olmanın ötesinde, Cumhuriyetin değerli, korunmuş ve önemsenen vatandaşları olmanın anlamını yaşatmaya çalışıyoruz. Devleti adaletle birleştirmek için buradayız.
İnsanları birbirinden ayırmak gibi bir niyetimiz yok. Bu ülkenin çocuklarını aynı sofrada bir araya getirmeye, o sofrayı genişletmeye ve adaleti paylaşmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz.