130 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ekber Şahin, akciğer kanserinde erken tanının önemini vurguladı. Şahin, hastalığın erken dönemlerinde belirgin şikayetler ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekti. Uzun süreli öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı ve açıklanamayan kilo kaybının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.
Dünya genelinde önemli sağlık sorunları arasında yer alan akciğer kanseri, çoğu zaman erken evrelerde belirgin belirtiler göstermeden ilerleyebiliyor. Bunun sonucunda hastalık, bazı bireylerde ancak şikayetler belirdiğinde fark edilebiliyor. Prof. Dr. Şahin, sigara ve tütün ürünlerinin kullanımının akciğer kanseri açısından en önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu ifade etti.
Ayrıca, pasif içicilik, hava kirliliği, radon gazı ve bazı mesleki maruziyetlerin de hastalık riskini artırdığını belirtti.
RİSK FAKTÖRLERİ VE BELİRTİLER
Prof. Dr. Ekber Şahin, Kasım ayının Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı olması nedeniyle yaptığı açıklamada risk faktörlerinin bilinmesi, belirtilerin dikkate alınması ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemine dikkat etti. Uzun süren öksürük, kanlı balgam, göğüs ağrısı, nefes darlığı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve açıklanamayan kilo kaybının dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer aldığını ifade etti.
Özellikle sigara kullanan ya da geçmişte uzun süre sigara içmiş bireylerde yeni başlayan veya mevcut öksürüğün değişiklik göstermesinin önem taşıdığını aktaran Şahin, bu belirtilerin yalnızca akciğer kanserine özgü olmayabileceğini hatırlatarak, şikayetlerin devam etmesi durumunda uzman değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
ÖNLEME YÖNTEMLERİ
Prof. Dr. Ekber Şahin, akciğer kanserinde önlenebilir risk faktörlerinin başında sigara kullanımının geldiğini belirterek, sigaranın yanı sıra puro, nargile ve diğer tütün ürünlerinin de akciğer sağlığını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Pasif içiciliğin de hastalık riskini artıran etkenler arasında bulunduğunu söyleyen Şahin, mesleki olarak asbest ve bazı kimyasal maddelere maruziyet, radon gazı ve hava kirliliğinin de akciğer kanseri gelişiminde önemli rol oynayabildiğini belirtti. Son olarak, sigara kullanmayan bireylerde de akciğer kanseri görülebileceğini vurgulayarak dikkat edilmesi gereken önemli noktaları yineledi.
Özellikle erken evrede tespit edilen ve cerrahi müdahale için uygun olan hastalarda, cerrahi tedavi önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Göğüs cerrahisi uzmanları tarafından gerçekleştirilen ameliyatlar, tümörlü akciğer dokusunun yanı sıra, gerektiğinde çevresindeki lenf bezlerinin de çıkarılmasını içerebiliyor. Hastalığın karakteristiklerine bağlı olarak, akciğerin bir kısmının veya lobunun alınmasına yönelik farklı cerrahi yöntemler uygulanabiliyor.
Belirli hastalar için kapalı cerrahi yöntemleri, yani VATS veya robotik cerrahi yöntemleri de tercih edilebiliyor. Ancak uzmanlar, cerrahi tedavinin akciğer kanseri teşhisi konulan her hastaya uygun olmadığını belirtmekte ve ameliyat kararının detaylı incelemeler ile çok disiplinli bir değerlendirme sonrasında verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
TEDAVİDE BRANŞLAR ARASI İŞ BİRLİĞİ ÖNEM TAŞIYOR
Akciğer kanseri tedavisinde, göğüs cerrahisi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, göğüs hastalıkları, radyoloji ve patoloji gibi alanların birlikte çalışması hayati önem taşımaktadır. Bazı hastalar için cerrahi müdahale öncesinde kemoterapi, immünoterapi ya da radyoterapi uygulamaları yapılabilirken, ameliyat sonrasında da hastalığın özelliklerine göre ek tedavi yöntemleri planlanabilmektedir.
İleri evre ya da cerrahiye uygun olmayan hastalar için kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedavi yöntemleri ve immünoterapi gibi alternatif tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Bu tedavi yaklaşımı, her bir hastanın klinik özelliklerine göre özelleştirilmektedir.