ABD ve Guatemala arasındaki askeri ilişkilerde, yaklaşık yarım asırdan sonra yeni bir dönem başladı. Guatemala ordusu, Washington'dan satın alınan ilk silah ve askeri teçhizatın teslimatını aldı. Devlet Başkanı Bernardo Arévalo, bu alımın değerinin yaklaşık 5 milyon dolar olduğunu bildirdi.
Yeni teçhizatın, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadelede kullanılacağı açıklandı. Guatemala hükümetine ait bir haber ajansının aktardığına göre, ABD’nin Yabancı Askeri Satışlar (FMS) programı çerçevesinde gerçekleştirilen anlaşmanın toplam değeri ise 5 milyon 33 bin 645 dolar olarak belirlendi.
Bu ilk teslimat kapsamında 2 bin 699 M4A1 tüfeği, 59 M240 makineli tüfek, 57 bombaatar ve 11 bin 220 şarjör yer alıyor. Ayrıca gece operasyonları için özel askeri ekipman da teslimat programı dahil edildi. Guatemala yönetimi, bu teslimatların aşamalı olarak süreceğini açıkladı.
ASKERİ SATIŞ KISITLAMASI KALKTI
ABD’nin Guatemala’ya uygulan askeri satış kısıtlamaları, ülkedeki iç savaş sırasında güvenlik güçlerinin insan hakları ihlalleriyle suçlanması üzerine 1970'lerin sonunda başlamıştı. Washington, yaklaşık 47 yıl süren bu kısıtlamaların kaldırıldığını Mart 2026'da duyurdu. Böylece Guatemala ordusunun ABD'den doğrudan silah ve askeri ekipman satın almasının yolu açılmış oldu.
Devlet Başkanı Arévalo, bu teslimatın iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin yeni bir aşamasını temsil ettiğini söyledi. Arévalo, yeni teçhizatı, özellikle uyuşturucu kaçakçılığı ve uluslararası organize suçla mücadele eden askeri birimlerin güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Savunma Bakanı Henry Sáenz ise, modernizasyon programının ilerleyen aşamalarında uçak, deniz araçları ve diğer askeri teçhizatların alımını planladıklarını ifade etti.
İÇ SAVAŞTA FELAKET YAŞANDI
Guatemala, 1960 ile 1996 yılları arasında 36 yıl süren kanlı bir iç savaşa tanıklık etti. Bu çatışmalar sırasında yaklaşık 200 bin kişi yaşamını yitirdi veya kayboldu. Kurbanların büyük kısmı yerli topluluklara mensup sivillerdi.
Guatemala’nın güvenlik güçleri, iç savaş süresince sivillere yönelik işlenen cinayetler ve ağır insan hakları ihlalleriyle suçlandı. ABD’nin askeri satış yasaklarının uygulanması da bu ihlallerin temelini oluşturuyordu.