Atlas Okyanusu'nun derinliklerinde, yıllardır bekleyen radyoaktif atık varilleri üzerinde çalışmalara başlandı. Bilim insanları, bu varillerin fiziksel durumu ve çevresel etkilerini incelemek amacıyla yeni bir projeye adım attı. ScienceAlert'ın haberine göre, Avrupa ülkeleri 20. yüzyılın ikinci yarısında 200 binden fazla düşük seviyeli radyoaktif atık varilini bu alana bıraktı ve toplam ağırlıklarının 150 bin tonu aşması bekleniyor.
Çoğu varil, kıyılardan yüzlerce kilometre uzakta, deniz tabanında 3 bin ile 5 bin metre arasında bir derinlikte konumlandırıldı. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi tarafından yürütülen NODSSUM projesi, bu alanların haritalandırılmasını ve atıkların çevreye olan etkilerini araştırmayı hedefliyor. Radyoaktif atıkların okyanusa bırakıldığı dönemlerde nükleer teknolojinin enerji, tıp ve sanayi alanlarında hızla geliştiği gözlemlenmişti.
Ancak, bu atıkların uzun vadeli depolanması için günümüz standartlarına uygun yöntemlerin henüz geliştirilmemiş olması, derin okyanus tabanını bir bertaraf yöntemi olarak kullanılmasına neden oldu. Bu süreçte, varillerin kısa ömürlü radyoaktif izotopların yok olacağı süre boyunca kapalı kalacağı ve sonrasında oluşacak maddelerin geniş okyanus hacmine yayılacağı düşünülüyordu.
Fakat variller, sadece kısa ömürlü maddelerle değil, aynı zamanda sezyum-137, plütonyum izotopları ve trityum gibi uzun süre çevrede kalabilecek radyoaktif unsurlar barındırıyor.
VARİLLERİN DURUMU ARAŞTIRILIYOR
Radyoaktif atıkların denize bırakılması durdurulduktan sonra varillerin fiziksel konumları ve durumları uzun yıllar boyunca belirsiz kaldı. Fransız nükleer mühendisi Patrick Chardon ve deniz jeoloğu Javier Escartín liderliğindeki bir ekip, bu soruları yanıtlamak üzere NODSSUM projesini başlattı. Projede nükleer fizik, jeoloji, oşinografi, biyoloji ve deniz kimyası gibi çeşitli bilim dallarından araştırmacılar bir araya geldi.
İlk büyük saha çalışması ise Haziran 2025'te L'Atalante araştırma gemisi ile gerçekleştirildi. Bilim insanları, UlyX adlı otonom su altı aracı ile deniz tabanını taradı ve varillerin bulunduğu alanları detaylı bir şekilde inceleyerek haritalandırdı. Bir aylık çalışma sonucunda 3 bin 355 varilin yerleri tespit edildi.
Ayrıca yaklaşık 5 bin litre su örneği ve 345 deniz tabanı karotu toplandı. Elde edilen veriler, hangi varillerin ayrıntılı bir şekilde inceleneceğine karar vermek için kritik bir veri sağladı.