Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

ABD ve İsrail'in İran'a askeri saldırı hazırlıkları arttı

Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin İran'a karşı yeni askeri saldırı planları, bölgedeki gerilimi artırdı. Seçim öncesi hazırlıklar dikkat çekiyor.

DÜNYA 22.10.2026 14:38 Haber Editörü 315 okuma Okuma Süresi: 6 dk
ABD ve İsrail'in İran'a askeri saldırı hazırlıkları arttı
Paylaş:
N

İsrail'in 27 Ekim'de gerçekleştirilecek parlamento seçimleri ile ABD'nin 3 Kasım'da yapacağı Kongre ara seçimlerine günler kala, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin Tahran'a yönelik büyük ölçekli bir askeri saldırı hazırlığında olduğu iddiaları gündemi meşgul ediyor.

Uluslararası medya ve diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre, seçimlerin öncesinde veya sonrasında İran'a yönelik geniş kapsamlı bir askeri operasyon planlamalarının yapıldığı öne sürülüyor. İngiliz Financial Times (FT) gazetesine göre, kriz ekim ayının ilk haftasında sıcak bir çatışmanın eşiğinden döndü.

İsrail ordusu, 10 Ekim'de İran'a yönelik elektrik santralleri, enerji altyapısı, kamu binaları ve nükleer tesisleri hedef alan büyük bir hava saldırısı gerçekleştirmeyi planlıyordu. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump'ın ara seçimler öncesinde global petrol fiyatlarını artıracak ve enflasyonu tetikleyecek bir savaşa izin vermemesi nedeniyle bu plan son anda durduruldu.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, ara seçimlerden önce herhangi bir tarihte ABD'nin İran'a karşı bir askeri operasyona girişmeyeceğini ifade etti. Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim'den önce Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır yönetimlerinin yanı sıra İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak) gönderdiği uyarıları göz ardı ettiği yönündeki eleştirilerle karşı karşıya kaldı.

Seçim anketlerinde gerileyen aşırı sağcı koalisyonun baskısını azaltmaya çalışan Netanyahu, İran'da yönetim değişikliği söylemini yeniden gündeme taşıdı. 19 Ekim'de bir savaş uçağı önünde Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Netanyahu, İran'a yönelik saldırılar hakkında, "Bitirmemiz gereken bir iş var ve bunu birlikte bitireceğiz" ifadelerini kullandı.

Trump'ın yanıtı ise, "Sen büyük bir savaşçısın, bunu çok yakında kanıtlayacağız; yanımda görmek istediğim adam sensin" oldu. Netanyahu, 20 Ekim'de Tel Hai Üniversitesi'nde ve 21 Ekim'de düzenlenen askeri mezuniyet töreninde, orduya, dış istihbarat servisi Mossad'a ve tüm güvenlik birimlerine Tahran'daki yönetimi tamamen devirme talimatı verdi.

Ayrıca, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, 27 Ekim'de gerçekleşecek seçimlerin sonuçlarını etkilemek amacıyla İran'ın saldırılar düzenlemeye çalıştığını öne sürdü. Katz, İran'a karşı yürütülecek askeri faaliyetlerin hedef alındığını ve bu girişimlerin başarısız kılınması için tüm gücümüzle mücadele edeceğimiz uyarısında bulundu. Ayrıca, İran'ın İsrail'e yönelik bir saldırıda bulunması durumunda, sonuçlarının ağır olacağına dikkat çekti.

ABD SAVUNMA BAKANI İSRAİL'E SÜRPRİZ ZİYARET GERÇEKLEŞTİRDİ

Netanyahu hükümetinin İran'a yönelik tehditlerinin arttığı bir dönemde, arka planda bazı ziyaretlerin hız kazanmış olduğu bildirildi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 19 Ekim'de İsrail seçimlerine sekiz gün kala, kamuoyuna duyurulmamış bir ziyarette bulundu. Yerel kaynaklara yansıyan haberlere göre, Hegseth, Ovda Hava Üssü'nde Netanyahu ve askeri yöneticilerle bir araya geldi.

Ziyaret sırasında, İsrail istihbaratı tarafından hazırlanan ve daha önceki çatışmalarda hedef alınmamış sivil-enerji altyapılarını da içeren güncellenmiş bir İran hedef listesi sunuldu. Axios'un haberine göre, Hegseth'in ziyareti sonrası İsrail savaş uçakları, İran sınırına kadar uzanan bir uçuş gerçekleştirdi. İsrailli ve ABD'li yetkililer, bu operasyonların olağan olduğunu ve İran'ı caydırmayı amaçladığını ifade etti.

Uçuş sırasında, çok sayıda savaş uçağı ve yakıt ikmal uçağının yer aldığını belirten yetkililer, uçakların Suriye ve Irak hava sahaları üzerinden İran'a yönelik olası saldırı senaryolarıyla uyumlu bir rota izlediğini vurguladı. Aynı zamanda, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, seçim süresince ordu içindeki tüm izinleri iptal ederek birlikleri yüksek alarm durumuna geçirdi.

NYT: SALDIRI ERTELENMİŞ OLABİLİR

New York Times (NYT) gazetesinin ele geçirdiği bilgilere göre, İran'a yönelik saldırı planlarının kasım ayının başına ertelenmiş olabileceği belirtiliyor. ABD ordusunun Orta Doğu'daki konuşlanmasının, üç uçak gemisi taarruz grubu, binlerce deniz piyadesi ve hava savunma filolarıyla kasım ayı başında tamamlanacağı ifade edildi.

Planlar arasında özellikle İran'ın Natanz kompleksi yakınındaki Kazma Dağı nükleer tesisi öne çıkıyor; bu tesisin yerinin derinliğine inşa edildiği belirtiliyor. ABD Başkanı Trump, 16 Ekim'de yaptığı bir açıklamada, İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarda 10 tonluk GBU-43/B (MOAB) bombasının kullanılabileceğini öne sürdü.

Bununla birlikte, askeri uzmanlar, bu bombanın granit zeminleri delme kapasitesinin sınırlı olduğunu ve onu taşıyacak MC-130 nakliye uçaklarının İran'ın hava savunmasına karşı savunmasız olabileceğini vurguladı.

MUHALEFETTEN NETANYAHU HÜKÜMETİNE TEPKİ

Bazı Amerikalı askeri planlamacıların İran'ı üç gün süresince yoğun bir saldırıyla etkisiz hale getirme düşüncelerine karşılık, Tahran ve İsrail içinden önemli itirazlar yükseldi. İsrail devlet televizyonu KAN'a interview veren muhalefet lideri Yair Lapid, 'Seçimlerden önce İran'a veya başka bir yere herhangi bir saldırı düzenlemek için hiçbir gerekçe yok.' ifadelerini kullandı.

Lapid, İran'a yapılacak saldırılara karşı olmadığını belirtirken, Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz'ın seçimler öncesinde yaptığı saldırı söylemlerinin, gerginliği artırmak ve siyasi avantaj sağlamak amacı taşıdığına dikkat çekti.

Netanyahu'nun en önemli rakibi olan Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ise, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, 'Katz, bir sonraki felaketin altyapısını oluşturuyor ve daha olay gerçekleşmeden sorumluluğu siyasi muhalefetine yıkıyor.' diyerek, mevcut İsrail hükümetinin sorumluluk anlayışını eleştirdi.

Eski İsrail Askeri İstihbarat Dairesi Araştırma Bölümü İran Masası Başkanı Danny Citrinowicz, seçim öncesinde savaş hazırlıklarını bir tür çılgınlık olarak değerlendirdi. Citrinowicz, İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği daha önceki saldırılara rağmen Tahran'ın askeri varlığını sürdürebildiğini ifade etti. Ayrıca, İsrail ve ABD'nin hava savunma füzeleri açısından ciddi bir envanter yetersizliği yaşadığını ve Tahran'ın havadan saldırılarla devrilemeyeceğini açıkladı.

Citrinowicz, Irak'taki ABD askeri varlığının sona ermesinin İran yanlısı milisleri cesaretlendirdiğini ve yeni bir çatışmanın tüm Körfez bölgesine yayılma riskini barındırdığını belirtti. Washington'un diplomatik tahliye adımı, bölgesel gerilimin kontrol dışına çıkma potansiyelini en net şekilde açığa çıkardı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki İran destekli Husilerin saldırılarını ve bölgede artan güvenlik risklerini gerekçe göstererek, Suudi Arabistan'daki acil görevde bulunmayan tüm diplomatik personeli ve ailelerini derhal ülkeden ayrılmaya çağırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD'nin İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgasını 72 saat içinde tamamlayacağı iddialarını gerçek dışı olarak değerlendirdi.

Muhammedi, savaşın ne zaman sona ereceğine yalnızca İran'ın karar vereceğini savunarak, sürpriz bir biçimde, Trump'ın şubat ayında savaşın iki hafta süreceğini öne sürdüğünü hatırlattı.

Tahran'daki analistler, Kazma Dağı veya enerji tesislerine yönelik bir saldırının, İran'ın misillemesini yalnızca ticari gemilerle sınırlı bırakmayacağını; Hürmüz Boğazı'nın kapatılabileceğini, veri merkezleri ile deniz altı fiber internet kablolarının hedef alınabileceğini, ayrıca Suudi Arabistan'daki Aramco petrol rafinerilerinin saldırıya uğrayarak küresel enerji fiyatlarının bilinçli olarak artırılabileceğini öngörüyor.

Johns Hopkins Üniversitesi'nden İran uzmanı Vali Nasr, X platformundaki açıklamasında, bölgedeki gerilim artışına dikkat çekerek, tüm işaretlerin ABD'nin yeniden savaşa sürüklenmekte olduğunu gösterdiğini vurguladı. Olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran için değil, Orta Doğu ve dünya ekonomisi açısından da daha derin ve kalıcı tahribatlar yaratabileceğine dikkat çeken Nasr, bu konuya dair şu açıklamayı yaptı:

ABD VE İSRAİL, İRAN'I SAF DIŞI BIRAKMAYA ÇALIŞIYOR

Washington ve Tel Aviv, İran'ı daha etkili darbelerle etkisiz hale getirmeyi hedefliyor, ancak bu planların başarılı olma olasılığı oldukça zayıf. Sonuç olarak, bir çözüm görünene dek büyük bir yıkım yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Beşiktaş, Crystal Palace ile berabere kalarak puan aldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Beşiktaş, Crystal Palace ile berabere kalarak puan aldı
WhatsApp
İhbar Hattı