Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Özbekistan'ın Semerkand kentinde düzenlenen "Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol" isimli zirvede, lider eşleri ve bazı ülkelerden gelen temsilcilerle birlikte olduklarını duyurdu.
Emine Erdoğan, zirve çerçevesinde çocukların refahını günümüz ihtiyaçları doğrultusunda ele aldıklarını ifade ederek, geleceğe yönelik ortak sorumlulukları tartıştıklarını belirtti. Erdoğan, "Çocuk, insanlığın kalbidir. Bizim açımızdan bütün çocukların yanında yer almak büyük bir öneme sahiptir.
Herkesin eşit bir şekilde desteklenmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Çocukların meseleleri, her zaman uluslararası gündemin merkezinde olmalıdır." şeklinde konuştu. Özellikle savaş bölgelerinde, Gazze dahil, çocukların sesi olmanın insanlık açısından bir yükümlülük olduğunu dile getiren Erdoğan, "Kimsenin geride bırakılmadığı bir dünya, ancak savaşların sona ermesiyle mümkündür." dedi.
Zirve sayesinde kurulan gönül birliğinin sürekli olmasını dileyerek, bu organizasyona ev sahipliği yapan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva'ya teşekkürlerini sundu.
NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olan Dr. Esra Albayrak, zirve sırasında yapay zekanın getirileri hakkında yaptığı konuşmada, "Yapay zeka çağını sorgulamak ve bu süreçte insanın yararına kararlar almak için cesaret göstermeliyiz. Yapay zeka algoritmaları kimin diliyle ve hangi verilere dayalı olarak çalışıyor? Bu soruları sormalıyız." diye belirtti.
Buna ek olarak, zirvede Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın eşi Nimet Avn, Zimbabve'nin Birinci Hanımı Auxillia Mnangagwa, Kırgızistan Cumhurbaşkanı'nın eşi Aygül Caparova ve eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in eşi Tamara Vucic de yer aldı.
Zirvenin tüm dünya çocuklarına katkı sağlaması dileğinde bulunan Albayrak, Özbekistan Ulusal Sosyal Koruma Ajansı Birinci Başkan Yardımcısı Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva ve ekibine teşekkürlerini iletti.
ALİ KUŞÇU, ASTRONOMİ BİLİMİNİN ÖNÜNÜ AÇMIŞTIR
Esra Albayrak, İstanbul'dan Hive, Hive'dan Buhara ve Buhara'dan Semerkand'a uzanan ilim koridorunun, yüzyıllar boyunca medeniyetin en güçlü düşünce damarlarından biri olduğunu ifade etti. Bu koridorun kendileri için, hem hayırla hem de gururla anılması kadar, günümüz meseleleri etrafında yeniden canlandırılmasının da önemli olduğunu vurguladı.
Semerkand’ın ilim mirasını düşündüğünde ilham aldığı isimlerden birinin Uluğ Bey'in öğrencisi Ali Kuşçu olduğunu belirten Albayrak, Ali Kuşçu'nun hikayesinin ilham verici olmasının nedenini açıkladı. Bu dönemde, Aristo felsefesinden kaynaklanan bir yaklaşımın var olduğunu ifade eden Albayrak, insanların dünyanın hareketsiz olduğuna inandıklarını belirtti.
Bu durumun bilimsel çalışmalarda tartışılmaz bir kabul olduğunu söyleyen Albayrak, Ali Kuşçu’nun bu kabulleri sorguladığını ve şunları ifade ettiğini aktardı: 'Deney ve gözlem, dünyanın hareketsiz olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Dünya hareket ediyor kabul etmek de bilim dışı olmak zorunda değildir.' Bu bağlamda, Ali Kuşçu’nun yalnızca ön kabulleri sorgulayarak astronomi biliminin önünü açtığını belirtti.
KABULLERDEN ÖNCE TAHKİKİ ÖNCELEMELİYİZ
Esra Albayrak, bir sosyal bilimci olarak bu konunun neden önemli olduğunu belirtmek istediğini aktararak, şöyle devam etti: 'Demek ki herkesin açıkça kabul ettiği sonuçlar, bazen sorgulanması gereken ön kabulleri içerebilir.' Sosyal bilimlerde, elde edilen sonuçlar ile bu sonuçları üreten mekanizmaların sürekli sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Albayrak, aynı sınıfta yer alan 3 çocuğun durumu üzerinden örnek vererek, bu çocuklardan birinin akran zorbalığına maruz kalabileceğini, diğerinin kontrolsüz bir şekilde ekrana maruz kaldığını ve üçüncüsünün geçim sıkıntısı yaşayabileceğini söyledi. Dolayısıyla bu 3 çocuk için politikaların farklı mekanizmalar kullanılarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Çözüm yöntemlerinin de farklı olması gerektiğini dile getiren Albayrak, Semerkand’ın fikri mirasının bu gerçeği hatırlatacağını ifade etti. Sosyal bilimcilerin hızlı yanıtlar vermeden önce doğru soruları sormalarını, tekil açıklamalardan ziyade çok yönlü nedenlere odaklanmalarını ve kabulleri sorgulamadan önce tahkik etmenin önemini vurguladı.
BİZİM DÜŞÜNCE GELENEĞİMİZ BUNA FITRAT DİYOR
Bugün sorulması gereken en önemli sorunun, 'Bir çocuğu belirsizlikler ve hız karşısında nasıl daha dayanıklı yetiştirebiliriz?' olduğunu ifade eden Albayrak, bu soruyu 4 çocuk annesi, sosyal bilimci ve eğitimci olarak gündeme getirdi. Farklı düşünce sistemlerinin bu soruya farklı yanıtlar sunduğunu da belirtti. Modern pedagojiyi etkileyen bir yaklaşım uzun yıllar boyunca dikkat çekti.
Ön kabuller üzerinde tahmin yürültülmesi, çocuğun zihninin bir boş levha olduğu fikrini ortaya koydu. Ancak günümüzdeki gelişim bilimi, yeni doğan bir bebeğin annesinin sesini tanıyabildiğini ve ana dilinin ritminin algılayabildiğini gösteriyor. Bizim düşünce geleneğimizde bu kavrama fıtrat deniyor.
Fıtrat, insanın bir öz ile doğduğunu ve hayatın bu özün bozulmadan gelişmesine yönelik bir yolculuk olduğunu ifade ediyor. Albayrak, çocuğun iyi oluşunun bedensel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki boyutlarını kapsaması gerektiğini belirtti. Ayrıca, çocukların iyi bir yaşam sürmeleri için aileleri ve toplumlarıyla, bunun yanı sıra bu ilişkilerin yaratılış gayesiyle uyum içinde olması gerektiğini vurguladı.
Bu ilişkiyi kuramayan çocukların ruhsal durumlarının olumsuz etkilendiğini ifade eden Albayrak, çağımızda bununla ilgili çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalındığını dile getirdi.
ŞİMDİ İKİNCİ EVREDE YAPAY ZEKAYI KONUŞUYORUZ
Albayrak, çocukların iyilik halleri üzerinde tehdit oluşturan algoritmaların, insanların ihtiyaçlarına değil, verilerine odaklandığını aktardı. Bu durumunun dikkatleri üzerimize çekerken irade gücümüzü de zayıflattığını belirtti. Dalganın ilk evresinde sosyal medyanın gerçek bağları taklit eden bir illüzyon oluşturarak çocukları bağımlı hale getirdiğini, gerçek ilişkilerin zayıflamasına neden olduğunu kaydetti.
Şimdi ise ikinci evrede yapay zekanın etkilerini ele alıyor. Bu mecrada çocukların güvenliğini yeniden düşünmek gerektiğine inandığını ifade etti. Çocukları her türlü riskten korumanın imkansız olduğunu, ancak onları dayanıklı bir şekilde yetiştirmek gerektiğini savundu.
Albayrak, çocukların bulunduğu çağda pasif değil, aktif özne olmaları amaçlanıyorsa erken çocukluk dönemine yatırım yapılmasının şart olduğunu belirtti. Bunun en önemli unsurlarından birinin sistematik düşünce eğitimi olduğunu ekledi. Düşünme yeteneğine sahip olmanın onu etkin kullanmak anlamına gelmediğini ifade etti.
Çocukların öncelikle kavramlarla çalışma, karşılaştırma, sınıflandırma, gerekçelendirme ve doğru sorular sorma becerilerini geliştirmeleri gerektiğini dile getirdi.
DÜNYA ÇOCUKLARI BİZDEN ALİ KUŞÇU'NUN CESARETİNİ BEKLİYOR
Albayrak, Ali Kuşçu'nun, herkesin durduğuna inandığı bir dünyada döneceğini düşünme cesaretini gösterdiğini belirtti. Günümüzde bizlerden de benzer bir cesaret bekleniyor. Yapay zeka çağının net sayılan kabullerini sorgulamak ve insanlık adına en doğru kararları almak için cesaret göstermemiz gerektiğini vurguladı.
Yapay zeka algoritmalarının neyi başardığını, kimin dili ve verisiyle düşündüğünü sorgulamamız gerektiğine dikkat çekti. Burada öğretmekten çok korumanın önemine vurgu yaptı. Kabulleri sorgulama yeteneği, en çok çocuklarda görülmektedir.
Doğası gereği çocuklar, sürekli olarak "Neden?" sorusunu sorarlar. Ancak zamanla, bu merak duygusu genellikle biz yetişkinler tarafından gölgelenmektedir. Albayrak, bu doğal merakı korumak için çaba sarf ettiğini ve bu soruların her çocuğun yararına sorulması gerektiğine inandığını ifade etti.
"Bugün, Gazze, Lübnan ve Myanmar'daki çocuklar, bizden işte bunu bekliyorlar. İnsanın, insanla aynı seviyede buluşmasını engelleyen, gücün haksız kullanımını meşrulaştıran korkunç kabulleri sorgulamamızı bekliyor. Dünya çocukları bizden Ali Kuşçu'nun cesaretini talep ediyor," dedi.
Program, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla Mjid tarafından yönetildi.
Bu oturumda Albayrak’ın yanı sıra, Sri Lanka Kadın ve Çocuk İşleri Bakan Yardımcısı Namal Sudarshana, Dünya Bankası Orta Asya Bölgesi Direktörü Najy Benhassine, Çocukluktan Sorumlu Yüksek Komiseri Sarah El Hairy, World Vision International'dan Kamu Politikası ve Etkiden Sorumlu Kıdemli Direktör Tamara Tutnjevic ile Pakistan'daki Oasis Otizm Vakfı Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Ayesha Haroon gibi konuşmacılar da yer aldı.
Oturum sırasında, Nijerya Kadın İşleri ve Sosyal Kalkınma Bakanı İmaan Sulaiman İbrahim’in video mesajı da izlendi.
İMAM BUHARİ TÜRBESİ NE ZİYARET
Emine Erdoğan, Özbekistan’da bulunan Semerkand şehrindeki İmam Buhari Türbesi'ni ziyaret etti. Burada dua eden ve İmam Buhari Anıt Kompleksi'ndeki müzeyi gezerek eserleri inceleyen Erdoğan, "Semerkand’da, İmam Buhari Anıt Kompleksi'nde bir manevi yolculuğa çıktık.
Hayatını hadis ilmine adayan büyük bir alimin anısını yaşatan bu değerli mekanın tarihi ve kültürel önemine tanıklık etme fırsatı bulduk," şeklinde konuştu. 'Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi' için Semerkand'da bulunan Emine Erdoğan, burada İmam Buhari Türbesi'ni ziyaret etti.
İmam Buhari Anıt Kompleksi içindeki türbeyi gezen Emine Erdoğan, burada da dua etti. Kompleksin içerisindeki müzeyi ziyaret ederek eserleri inceleyen Erdoğan’a, İmam Buhari’nin hayatı hakkında bilgiler verildi.
Ziyarete, NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Ziroat Mirziyoyeva, Lübnan Cumhurbaşkanı’nın eşi Nimet Avn, Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Aygül Caparova ve Pakistan Başbakanı’nın kızı Ayesha Haroon da katıldı. Emine Erdoğan, bu ziyarete dair sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Semerkand’da, İmam Buhari Anıt Kompleksi’nde manevi bir yolculuğa çıktık.
Hayatını hadis ilmine adayan büyük alimin hatırasını yaşatan bu anlamlı mekanın tarihi ve kültürel değerine yakından tanıklık ettik," ifadelerini kullandı. İmam Buhari'nin, İslam medeniyetine önemli katkılar yaptığını ve insanlığa rehberlik ettiğini vurgulayarak, ona olan saygısını dile getirdi. *Fotoğraflar: AA