Almanya siyaseti, AfD ile işbirliği yapmama politikası açısından önemli bir dönüm noktasına geldi. Saksonya-Anhalt'ta, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi adayı Tobias Rausch, eyalet parlamentosunun yeni başkanı seçildi. Rausch, bu görevle bir Alman eyalet yasama organındaki en üst makama ulaşan ilk AfD'li siyasetçi unvanını elde etti.
Rausch'un seçilmesinin önemli bir nedeni, oylama sonucunun aritmetiğiydi. AfD ve sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı'nın (BSW) toplam sandalye sayısı 44 olmasına rağmen, Rausch gizli oylamada 48 oy aldı. Bu sonuç, AfD adayının BSW’nin yanı sıra en az dört başka milletvekilinden destek aldığını gösterdi.
Almanya'da ana akım partilerin AfD ile işbirliğini engellemek amacıyla uyguladığı 'Brandmauer' (güvenlik duvarı) politikası, şimdi yeniden tartışma konusu oldu. AfD, 2013 yılında Avrupa Birliği karşıtı bir hareket olarak kuruldu ve özellikle 2015’te yaklaşık 1 milyon sığınmacının Almanya’ya gelmesinin ardından göç karşıtı tutumunu sertleştirerek seçmen desteğini artırdı.
35 yaşındaki emlak girişimcisi ve AfD’nin eyalet başbakan adayı Ulrich Siegmund’a yakın isimlerden biri olan Tobias Rausch, parlamentonun en üst makamlarından birine oturarak sembolik bir başarı elde etti. Rausch, göreve başladıktan sonra yaptığı konuşmada, milletvekillerine birlikte çalışma çağrısında bulunarak, “Siyasi güvenlik duvarlarının devri artık geçmişte kalmalı.” dedi.
AfD, 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta yapılan seçimleri birinci sırada tamamlamış, ancak Siegmund’un hedeflediği mutlak çoğunluğun üç sandalye gerisinde kalmıştı. Seçim zaferine rağmen, parti şimdiye kadar hükümet kurmak için gerekli desteği sağlamış değil.
Siegmund, eyalet başbakanlığı için parlamentoda yapılacak ilk oylamanın 30 gün içinde, yani aralık ayında gerçekleştirileceğini belirterek, bu süre içinde gerekli desteği bulmayı hedeflediğini ifade etti. Rausch’un seçildiği oylama, AfD’nin gelecekte BSW’nin desteğine ne ölçüde güvenebileceğini gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
BSW, AfD ile işbirliğini açık biçimde dışlamayan tek parti konumunda yer alıyor, ancak koalisyon hükümeti kurma ihtimalini reddediyor. BSW, ayrıca Siegmund’un eyalet başbakanlığı için yapılacak oylamada çekimser kalacağını duyurdu. Bu durum, teorik olarak BSW’nin dışarıdan desteği veya pasif toleransıyla bir AfD azınlık hükümetinin önünü açabilir.
Ancak Siegmund, daha önce böyle bir modeli reddederek, bunun kendisini daha küçük bir parti olan BSW’ye aşırı bağımlı hale getireceğini savundu. Siegmund, ilk oylamada gerekli çoğunluğu sağlayamaması durumunda erken seçim ihtimalini de gündeme getirdi.