Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Berlin'de Sol Parti zaferi, siyaset dengelerini değiştirdi

Berlin'deki eyalet seçimlerinde Sol Parti oy oranını artırdı, AfD de oyunu yükseltti, SPD ise en düşük oyunu aldı.

DÜNYA 21.09.2026 16:27 Haber Editörü 1065 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Berlin'de Sol Parti zaferi, siyaset dengelerini değiştirdi
Paylaş:
N

Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen eyalet seçim sonuçları, ülkenin siyasetinde önemli bir kırılma ve dönüşüm yaşandığını ortaya koydu. Toplum, artık siyasi çözümlerini merkez partilerde değil, daha sol ve sağ kanatta aradığını net bir şekilde göstermiş oldu. Saksonya-Anhalt'taki aşırı sağcı AfD'nin elde ettiği başarıdan sonra, Berlin'de sahneye sosyalistler çıktı.

Sol Parti, bu seçimlerde oylarını 13.5 puan artırarak beklenenden çok daha büyük bir farkla kazandı. Sol Parti, %25.7 oy oranına ulaşarak, iktidardaki eyaletin ve aynı zamanda ülkenin iktidar partisinin, muhafazakar merkez sağ CDU'nun %18.8'de kalmasının önüne geçti.

Anketlerde Sol Parti ile kıyasıya bir yarış içerisinde olduğu görülen CDU, sandık sonuçlarında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı ve 2023 seçimlerine göre 9.5 puan kaybetti. Şansölye Merz üzerindeki istifa baskısı ise daha da artmış durumda. Üçüncü sırada, Almanya siyasetini derinden etkileyen AfD yer aldı.

Aşırı sağcı parti, oy oranını 7.2 puan artırarak %16.3'e yükseldi ve üçüncülüğe oturdu. Yeşiller Partisi, oylarında erimeye devam ederek %14.3'e düştü ve 4.1 puan kaybetti. Sosyal Demokrat Parti (SPD) de, ülke düzeyindeki kaybını Berlin seçimlerine de yansıtarak 6 puan kaybetti ve %12.1 oy oranıyla beşinci sıraya geriledi.

Bu sonuç, SPD için ciddi bir kırılma anlamına geliyor. 1990 yılında Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinin ardından yapılan ilk Berlin eyalet seçimlerinden bu yana SPD iktidarını hiç kaybetmedi. CDU bazı seçimlerde SPD'nin önünde yer alsa da, SPD her zaman koalisyon ortağı olmayı başarmıştı.

Öte yandan, bu seçimlerdeki sonuçların ardından kurulacak koalisyonda yer alması muhtemel olsa da, SPD tarihinin en düşük oyunu almış durumda, bu da parti yapısında köklü değişiklikler yapılması gerektiğini açıkça gösteriyor. Berlin eyalet seçimlerinde yalnızca Sol Parti ve AfD oyunu artırmayı başardı; diğer tüm partiler oy kaybıyla karşılaşmak zorunda kaldı.

Sol Parti'den ayrılıp 2024'te kendi partisini kurmayı planlayan Sahra Wagenknecht, ilk kez katıldığı seçimlerde %4.7 oy aldı. Seçim zaferinin ardından halka seslenen Elif Eralp, Berlin'i birlikte geliştireceklerini ve daha iyi bir hale getireceklerini ifade ederek, Türkçe olarak "Tarih yazdık arkadaşlar" şeklinde sözlerini sonlandırdı.

12 Eylül 1980 darbesi sonrası Almanya’ya sığınan Türk bir ailenin kızı olan Eralp, Berlin’in ilk Türk kökenli lideri olma yolunda ilerliyor. Ancak, seçim sonuçları Eralp’in liderliğini üstlendiği Sol Parti’ye Berlin’de yönetim yetkisi verecek mi?

Sol Parti, oy sandıklarından güçlü bir başarı ile çıkmış olsa da, eyalet meclisinde çoğunluğu sağlayabilmek için gereken 80 sandalye sayısına erişim sağlayamıyor. İktidarı elinde tutabilmek için koalisyon kurmak gerekiyor ve bu durum da siyasi müzakereleri beraberinde getiriyor. Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp ve partinin yönetimi için bu sonuç, yönetim anlamında bir yetkiyi ifade ediyor.

Berlin’deki en olası senaryo; Sol Parti, Yeşiller ve SPD’nin bir araya gelerek koalisyon oluşturması gibi görünüyor. Büyük sol koalisyon sayesinde bu üç parti, mecliste toplamda 95 sandalye sahibi olacak ve böylece rahat bir şekilde koalisyonu kurabilecek. CDU’nun adayı Stefan Evers ise henüz umudunu kaybetmiş değil.

Sol görüşlü bir ittifak oluşsa da Evers, akılcı bir koalisyon olarak adlandırdığı CDU, Yeşiller ve SPD’nin bir araya gelmesine dair umut taşıyor. Bu umudunu Yeşiller’in Sol Parti’nin Filistin yanlısı söylemlerine karşı Elif Eralp ile koalisyon kurma isteksizliği ile ilişkilendiriyor. Yeşiller ve CDU’dan birçok siyasetçi, daha şimdiden Eralp’e antisemitizm suçlamaları yöneltmeye başladı.

Berlin’deki gelecekteki koalisyonun kim olacağı ise esasen Yeşiller ve SPD’nin kararına bağlı hale geldi. AfD ile herhangi bir koalisyon kurma durumu söz konusu değil. Ayrıca CDU ile Sol Parti arasında bir koalisyon oluşturmak, Almanya’nın siyasi ortamında pek mümkün görünmüyor.

Sonuç olarak, geriye Yeşiller ve SPD’nin içinde olduğu bir koalisyon alternatifi kalıyor. Her iki partinin de yeni hükümette yer alması kesinleşmiş durumda. Ancak, bu birlikteliği hangi koşullarda gerçekleştirebilecekleri merak ediliyor.

Başlangıçta, dikkatler net şekilde Sol Parti’ye yönelmişti. Yeşiller, seçim kampanyasının başlangıcından bu yana Sol Parti ve SPD ile bir koalisyon oluşturulması gerektiği görüşünü savunuyordu. Sol Parti’nin elde ettiği güçlü zafer, bu yaklaşımı daha da kuvvetlendirdi.

Sol Parti ile ittifak kurma isteğini destekleyen gerekçeler arasında, bu iki partinin politikalarında Yeşiller ve CDU’ya kıyasla çok daha fazla ortak zemin bulabilmesi yer alıyor. SPD yöneticileri arasında da sol bir koalisyona yönelik önemli bir destek mevcut. Birçok isim, 2023’te CDU ile koalisyon kurma kararının zaten yanlış bir tercih olduğunu düşünüyordu.

SPD Sosyal İşler Senatörü Cansel Kızıltepe, Sol Parti ile bir ittifak oluşturulması ve Elif Eralp’in Eyalet Başbakanı olması fikrini memnuniyetle karşılayabileceğini dile getirdi. Öte yandan, bir üst düzey parti yetkilisi, Sol Parti'nin beş yıl süresince güvenilir bir ortak olup olamayacağına dair kaygıların bulunduğunu ifade etti.

Sosyal Demokrat Parti (SPD), Sol Parti'nin uzlaşmaya ne kadar istekli olduğunu göstermesinin gerektiğini vurguladı. Olası bir sol koalisyon için kritik konulardan biri, büyük gayrimenkul firmalarının kamulaştırılması meselesidir. SPD'nin başbakan adayı Krach, seçim kampanyası sırasında bu konunun kendileri için kırmızı çizgi olduğunu belirtmiş ve kamulaştırmayı hedefleyen bir koalisyona dahil olmayacaklarını açıklamıştır.

Buna karşılık, Sol Parti, bu konunun kendi temel seçim vaatlerinden biri olduğunu öne sürerek, kamulaştırma referandumunun gerçekleştirilmesi hususunda ısrarcı tutum sergiliyor.

Sosyal demokrat bir parti olan SPD'nin, kamulaştırmaya karşı durması ve tarihinin en kötü seçim sonuçlarıyla 5. sıraya gerilemesine rağmen, koalisyon müzakerelerinde kendini Sol Parti'nin denetleyicisi konumuna yerleştirmesi; SPD'nin seçim sonuçlarını ve Almanya'daki siyasi konumunu realist bir şekilde değerlendirmediğini göstermektedir.

Berlin'deki kira ve konut sorunlarını çözme ile göçmenlerin siyasi ve toplumsal hayata daha fazla dahil olmasını sağlama hedefleriyle yola çıkan Elif Eralp'in önünde aşması gereken iki engel, antisemitizm suçlamaları ve kamulaştırma konusundaki tartışmalardır. Bu engellerin aşılması halinde Almanya'nın başkentinin yeni lideri Elif Eralp olacak. II.

Dünya Savaşı sonrası oluşan merkez sol ve merkez sağ partilerin, hem Almanya'da hem de Avrupa genelinde hızla düşüş yaşadığı gözlemlenmektedir.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Fenerbahçe'de Sadettin Saran ve yönetimi ibra edildi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Fenerbahçe'de Sadettin Saran ve yönetimi ibra edildi
WhatsApp
İhbar Hattı