Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Brezilya Devlet Başkanı Lula, Bolsonaro'yu geçti

Lula, 14 gunde Bolsonaro'ya karsi geri donus yaparak Brezilya'nin dorduncu donemini kazandi.

DÜNYA 26.10.2026 16:07 Haber Editörü 427 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Brezilya Devlet Başkanı Lula, Bolsonaro'yu geçti
Paylaş:
N

Brezilya Devlet Başkanı Lula, 14 günlük bir süreçte hiç kimsenin ihtimal vermediği bir şekilde, ilk turu lider bitiren Bolsonaro'yu geçerek, ülke tarihinin ilk kez dördüncü dönem seçilen devlet başkanı oldu. İşçi Partisi adayı olarak Lula, iki tur arasındaki üç haftalık süreçte oy sayısını 10 milyondan fazla artırırken, rakibi Bolsonaro yalnızca 3,6 milyon ilave oy alabildi.

Bu fark, Lula'nın, Flávio Bolsonaro'nun babası olan eski başkan Jair Bolsonaro'yu mağlup ettiği 2022 yılındaki seçimden daha büyük bir fark. Bu geri dönüş, Latin Amerika'nın diğer ülkelerinde sağın yükselişte olduğu bir dönemde gerçekleşti.

Bu süreç, Lula'nın bölgedeki sol hareketin önde gelen ismi olmaya devam etmesine katkı sağladı. 6 Ekim'de yapılan Brezilya Başkanlık Seçimi'nde, birinci turu Lula'nın 2 puan önünde bitiren Bolsonaro, ikinci tura büyük bir motivasyonla ilerledi. Ancak Lula'nın 9 parmaklı olması nedeniyle seçimi kaybetmiş olabileceği görüşü, Brezilyalı milyonlarca insan arasında tartışılıyor.

Brezilya'da başkan adaylarının canlı yayında münazarası, bir gelenek olarak sürdürülmektedir. Bu seçimde de bu gelenek uygulandı. Geçtiğimiz cuma akşamı gerçekleşen televizyon tartışmasında, Lula güçlü bir performans sergilemeye çalıştı.

Ancak, Bolsonaro destekçisi bir senatörün yayın sırasında Lula'ya 'dokuz parmak' diyerek seslenmesi, dikkat çekici bir an oldu. Bu ifade, Lula'nın genç yaşta bir iş kazasında kaybettiği parmağına yapılan kaba bir göndermeydi.

Lula, bu olaya yanıt olarak sahnenin merkezine geçip kameraya bakarak, “Henüz reşit bile değildim ve gece vardiyasında çalışıyordum; çünkü ya çalışmak zorundaydım ya da aç kalacaktım. Tuzu kuru bir adamın bana ‘dokuz parmaklı’ demesini asla kabul etmem,” dedi. Bu sözler, dünyanın en eşitsiz ülkelerinden birinde mütevazı kökenlerden gelen bir devlet başkanının geçmişini hatırlatıyordu.

Tartışmadan önce yapılan kamuoyu yoklamaları, Bolsonaro'nun ortalama 2 puan önde olduğunu gösteriyordu. Pazar günü yapılan seçimde ise Lula, 3,5 puan farkla zafer elde etti. Lula'nın yarattığı toplumsal farkındalık, halkın içinden geldiğini ve kökünü toplumun merkezinden aldığını gösterdi.

Seçimin son düzlüğünde Lula'ya ciddi bir ivme kazandıran bu durum, 14 günde Bolsonaro'yla farkı kapatıp kendi lehine açmasının ardındaki nedenlerden sadece biriydi. Seçimlerin ilk ve ikinci turu arasında geçen üç haftalık dönemde, Lula kampanyasını yeniden şekillendirerek seçmenlere ulaşmanın farklı yollarını keşfetti.

Geçtiğimiz yıl cep telefonuna sahip olmadığını ifade eden 80 yaşındaki lider, siyasi süreçten uzak kalan genç seçmenlerle daha samimi bir ilişki kurmak için selfie videoları çekmeye yöneldi. Kampanyanın önemli figürü ise Lula'nın partisinden değil, bir müttefik partiden gelen Milletvekili André Janones oldu. Janones, Lula yanlısı bir WhatsApp grubu oluşturarak yaklaşık 11 milyon kişiye ulaşmayı başardı.

Grubun adını “Lula’nın Ordusu” koyarken, kendisini “general”, Lula’yı ise “mareşal” olarak tanımlayarak destekçilerini her zaman aktif ve motive tutmayı hedefleyen bir kampanya yürüttü. Janones'in enerjik ve alışılmışın dışında olan tarzı, daha önce heyecansız görünen Lula destekçilerine bir aciliyet hissi kazandırması sebebiyle birçok kişi tarafından beğenildi.

Bu çabalar, Lula’ya karşı duyulan sempatiyi artırarak daha düşük eğitim seviyesine sahip ve yoksul seçmenlerin sandığa gitmeme eğilimini önemli ölçüde azalttı. Nitekim, ikinci turda son 20 yılın en yüksek seçmen katılımı gözlemlendi.

Manaus şehrinde, oğluyla birlikte Avenida Paulista’da Lula’nın zaferini kutlayan 53 yaşındaki Angélica Jansen, Janones’in önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, “İlk tur sonuçlarından sonra kaybettiğimizi düşündüm. Sonra Janones geldi ve mücadeleye başladık” ifadesini kullandı. Lula’nın olağanüstü seçim zaferine dayandırabileceği bir başka kritik vaadi ise küçük işletmelere yönelik kredi imkanlarını genişletmek oldu.

Kampanyanın son döneminde, küçük işletmelere yönelik borç yapılandırmasını artırarak genç girişimcilerle bağlantı kurma çabası da dahil olmak üzere çeşitli mali teşvikler sundu. Kampanya danışmanları, girişimcilik konusundaki ilgiyi artırmak için Bolsonaro'nun, kendi işinin patronu olmayı isteyen işçi sınıfı seçmenleri arasında önemli destek topladığını hatırlatmıştı. Lula, bu vaadiyle Bolsonaro’ya kaptırdığı seçmenlerin büyük bir kısmını geri kazandı.

İlk ve ikinci tur arasındaki 3 haftalık kampanyanın en belirgin unsuru, anti-Bolsonaroculuk oldu. İlk turda yaşanan büyük kaybın ardından stratejisini değiştirerek, 20 gün boyunca dikkatleri Bolsonaro ailesinin üzerine çekmeyi başardı. Lula, seçmenlere rakibinin babası eski başkan Jair Bolsonaro’nun, 2022 seçimlerinde kendisine karşı kaybettiğinde askeri bir darbe planlamaktan hüküm giydiğini hatırlattı.

Son haftada ise Flávio Bolsonaro’yu sürekli olarak milis üyesi olarak tanımladı. Bu durum, Bolsonaro'nun Rio de Janeiro'daki organize suç gruplarıyla olan bağlantılarına bir atıfta bulunuyordu. Bolsonaro, bu gruplarla herhangi bir doğrudan ilişkisi olduğunu her daim inkar etti.

Ayrıca, kendisinin ve destekçilerinin, ilk turda elde ettikleri başarılı sonuçların ardından seçimde kazandıkları yönünde bir izlenim oluşturarak yaşanan olumsuzluklardan etkilendikleri de belirtildi. Bazı müttefikleri, hangi bakanlık pozisyonlarına kimin getirileceğini açıkça tartışmaya başlamıştı. Erken zafer beklentisi, Bolsonaro'nun elindeki gücün kaybolmasına yol açtı.

Bolsonaro, başkanlık için güçlü bir aday olarak değerlendiriliyordu; zira daha önce hiçbir aday, ilk turda geride kaldıktan sonra seçimi kazanma başarısını gösterememişti. İlk turdan sonra yarıştan çekilen adayların çoğunluğunu sağcılar oluşturuyordu ve bu durum, oylarının Bolsonaro'ya kayacağına dair bir beklenti yaratmıştı. Ancak bu, beklenenin aksine gerçekleşmedi.

Brezilya'daki sağ partilerin Bolsonaro ile işbirliği yapmamasının ardında çeşitli nedenler bulunuyor. Önceki devlet başkanı Jair Bolsonaro, 2026 seçimlerinde kendi oğlunu aday göstererek, daha az tartışma yaratan bir isim seçmeyi tercih etti; buna karşın, ilk turda yüzde 50'yi aşan sağ seçmen olmasına rağmen Lula'ya karşı kaybetti.

Birçok iş insanı, São Paulo Valisi Tarcísio de Freitas'ın Lula'ya rakip olarak sahne alacağını umuyordu. Ancak de Freitas, vali olarak yeniden seçilmek için aday oldu ve Lula’nın muhtemel haleflerinden biri olarak bilinen eski Maliye Bakanı Fernando Haddad’ı yüzde 63’e karşı yüzde 36 gibi dikkate değer bir oranla yendi.

Fakat dünkü başkanlık seçimlerinde bu eyalette kazanan Lula oldu, değil Bolsonaro. Flávio Bolsonaro, babası gibi seçim sonuçlarını kabul etmeyerek mahkeme aracılığıyla seçimin iptali için başvuruda bulunacağını duyurdu. Seçmenlerin Bolsonaro’nun başkanlık için uygunluğu konusunda tereddütler yaşadığı gözlemleniyor.

Ortaya çıkan sonuç, Lula'nın zaferinin yanı sıra Bolsonarizm'in yenilgisidir. Brezilya'da bu kadar güçlü bir siyasi atmosfer oluştu ki, insanlar partilerden bağımsız olarak bu akımı yenmek için örgütlenmeye girişti. Aşırı sağ rüzgarı, şu an için Brezilya'da dindi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Korkut ilçesine iki yılda 950 milyon liralık yatırım yapıldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Korkut ilçesine iki yılda 950 milyon liralık yatırım yapıldı
WhatsApp
İhbar Hattı