Flydubai'nin FZ1073 sefer sayılı uçağının kaptanı Machchhar, hastanede Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmede, “Kendi hayatımı kurtarmaya çalışıyordum ama bütün bu insanların [yolcuların] ölmesine izin veremeyeceğimi biliyordum” dedi. Yaklaşık 10 dakika süren görüntülerde, Machchhar'ın burnunda bir tüp, başında ve ellerinde bandajlar olduğu görüldü.
Abu Dabi'deki hastanede tedavi gören pilot, yaşadığı olayı anlatırken zaman zaman gözyaşlarını sildi.
OLAYIN GELİŞİMİ
“Uçağın düştüğünü fark ettim... Yere yığılmıştım. Kendi kendime, ‘Kapı hemen önümde, tek yapmam gereken onu açmak’ dedim.
Bunu başardım ve insanlar içeri girdi” diyen Machchhar, saldırı sırasında çok sayıda yara aldığını ifade etti. 17 yıldır pilotluk yaptığını ve 11 yıldır kaptan pilot olarak görev yaptığını aktaran Machchhar, “Uçağın düşeceğini anladım. Çok sayıda yara almıştım ve yere düşmüştüm” diye ekledi. Pilot, saldırı anını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.
Modi, Machchhar'ın cesaretini överek, “Hızlı karar vermeniz yolcuların hayatını kurtardı ve Hint pilotların itibarını korudu” dedi. Yaralı olmasına rağmen kokpit kapısını açmayı başaran Machchhar, perşembe günü Suudi Arabistan'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne nakledildi. Hindistan'ın Abu Dabi Büyükelçiliği, pilotun sağlık durumunun iyi olduğunu ve iyileşme sürecinin olumlu ilerlediğini açıkladı.
Flydubai uçağının Dubai'den Tel Aviv'e giderken Suudi Arabistan'ın Tebük Havalimanı'na acil iniş yapmasının üzerinden iki gün geçmesine rağmen saldırının nedeni henüz netlik kazanmadı. Uçakta toplam 174 yolcu bulunmaktaydı; bunlardan 166'sının İsrailli olduğu belirtildi.
SALDIRIYI YAPAN KİŞİ HAKKINDA
Yolcuların anlatımına göre, yardımcı pilot uçağı düşürmek amacıyla kaptanı bıçakladı. Uçak, yaklaşık bir dakika içerisinde 5 bin metre irtifa kaybetti. Yaralanan kaptan Machchhar'ın kokpit kapısını açmayı başarması sonrası yolcular kokpite girdi ve saldırganı etkisiz hale getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, saldırıda İran'ın rolü olduğunun doğrulanması halinde Tahran'ın “çok ağır bir darbe” alacağını belirtti. Trump, İran'ın saldırının arkasında olup olmadığı sorulunca, “Duyduklarıma dayanarak cevabın evet olduğunu düşünüyorum ancak şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz” dedi. Ancak Trump'ın İran'ın rolüne ilişkin değerlendirmesi, şu ana kadar soruşturma makamları tarafından doğrulanmamış durumda.
Suudi Arabistan makamları, olayla ilgili ilk resmi açıklamalarında, ön soruşturmanın “yardımcı pilotun uçak kaptanına saldırdığını” ortaya koyduğunu açıkladı. Şüpheli daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri'ne gönderildi. BAE Başsavcılığı, olayın “herhangi bir terör faaliyeti veya amacıyla bağlantısının bulunup bulunmadığının ve önceden planlama ya da yönlendirme olup olmadığının belirlenmesi” amacıyla soruşturma başlattı.
İsrail ise olayı, soruşturmanın tamamlanmasını beklemeden “terör saldırısı girişimi” olarak nitelendirdi. Flydubai, olayın ardından Tel Aviv'e yönelik ve Tel Aviv çıkışlı uçuşlarını askıya aldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırganın Umman vatandaşı olduğunu ve kendi ifadesiyle “aşırılıkçı ideolojik telkine maruz kaldığını” ileri sürdü.
Netanyahu, bunun yanı sıra saldırganın psikolojik sorunları bulunabileceği ihtimalini de göz ardı etmedi. İsrail basını, olay sırasında kokpite giren yolculardan Yaniv Hayoun'un hikâyesine geniş bir yer verdi. Tesisatçı olduğu belirtilen Hayoun, saldırganı kokpitten çıkardıktan sonra uçağın kumanda kolunu tuttuğunu ve televizyon programlarında gördüklerinden yararlanarak uçağın uçuş hattını düzeltmeyi başardığını anlattı.
Olayın kesin nedeni ve saldırının herhangi bir örgüt, devlet veya terör faaliyetiyle bağlantılı olup olmadığına ilişkin soruşturma sürüyor.