Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Atık kumaşlardan yeni iş modelleri geliştiriliyor

Moda sektöründe atık kumaşlar, yeni iş modelleri oluşturarak geri dönüşüm süreçlerine katkıda bulunuyor.

EKONOMİ 10.10.2026 11:44 Haber Editörü 995 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Atık kumaşlardan yeni iş modelleri geliştiriliyor
Paylaş:
N

Moda sektörü, üretim sırasında oluşan atıklardan ve kullanılmayan kumaşlardan yeni iş modelleri geliştirmeye başladı. Türkiye ve dünya genelindeki girişimler, artık hammadde satın almak yerine üretim sisteminde kullanılmadan kalan malzemeleri değerlendirmeye odaklandı.

Bu süreçte, deri kesimleri çanta ve cüzdan yapımında kullanılmakta, fazla kumaşlar yeni kıyafetlere dönüştürülmekte ve kullanım dışı tekstil ürünleri ise farklı işlevlere sahip ürünler haline getirilmektedir. Bazı girişimler, kendi markaları aracılığıyla doğrudan tüketicilere satış yaparken, bazıları ise moda markalarına dönüşüm hizmetleri sunmaktadır.

Tekstil atıklarını yeni hammaddelere dönüştürme amacı güden şirketler, biyoteknoloji ve geri dönüşüm teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. ABD merkezli Hyer Goods, lüks moda markalarının üretim aşamasında kalan deri stoklarını kullanarak çanta, cüzdan ve aksesuar üreten bir girişimdir.

2019 yılında tasarımcı Dana Cohen tarafından kurulan Hyer Goods, Hermès, Chanel ve Valentino gibi büyük markaların üretiminden elde edilen derileri değerlendirmektedir. The Guardian'ın haberine göre, Hyer Goods, üretimden artan deri malzemelerin yaklaşık 7 bin poundunu çöpe gitmekten kurtarmıştır. Şirket, bu malzemeleri İtalya'daki küçük atölyeler ile işbirliği yaparak sınırlı sayıda üretilen çanta ve cüzdanlara dönüştürmektedir.

Hyer Goods'un internet sitesinde yer alan bilgilere göre, üretim Türkiye'deki bir üretim ortağı aracılığıyla da sürdürülmektedir. Şirket, 2026 yılında üretim dağılımının yaklaşık yüzde 25'inin Türkiye'de üretilen trikolar olacağını açıklamıştır. Almanya merkezli Re-Fresh Global ise tekstil atıklarını biyoteknoloji temelli bir sistemle yeni hammaddelere dönüştürmeye odaklanmaktadır.

Şirket, tekstil atıklarını mekanik parçalama işleminin ardından enzimatik işleme tabi tutarak, çeşitli sektörlerde kullanılabilecek malzemeler elde etmektedir. Re-Fresh Global, pamuk gibi doğal liflerden selüloz temelli malzemeler ve polyester içeren tekstil atıklarından yeni uygulamalarda kullanılabilecek tekstil hamuru üretmektedir. Bu malzemeler, ambalaj, otomotiv iç mekanları, yapı malzemeleri ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda değerlendirilebilmektedir.

Re-Fresh Global, yalnızca geri dönüşüm teknolojisi geliştirmekle kalmayıp, Volkswagen Grubu ve diğer uluslararası müşterilerle ticari pilot projeler ve ürün alım anlaşmaları gerçekleştirmektedir. Ayrıca, geliştirdiği sistemin üçüncü taraflarca kullanılabilmesi için lisanslama seçeneği sunmaktadır. Şirketin 2026'daki faaliyetleri de süregelmektedir.

Re-Fresh Global, Haziran 2026'da Brüksel'de gerçekleşecek olan Textiles Recycling Expo'ya katılacağını ve Temmuz 2026'da yeni CEO'sunun atandığını açıkladı. Türkiye'deki örneklerden biri ise, 2016 yılında tasarımcı Roksan Sarfati tarafından kurulan MAH-ROC markasıdır. Bu marka, kullanılmayan kumaşlar, üretim fazlaları, vintage malzemeler ve geleneksel el dokuması tekstilleri kullanarak çanta, giysi ve çeşitli ürünler tasarlamaktadır.

Üretimde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden temin edilen ve değerlendirilmemiş kumaşlar, temizlenerek renk ve dokularına göre ayrılmıştır. Bu malzemeler daha sonrasında kalıplanarak yeni ürünler haline dönüştürülmüştür. İstanbul merkezli bir başka marka olan Alt Üst ise, 2019 yılında Selen Konuk, Selin Karcı ve Şahin Mesrur Paksoy tarafından kurulmuştur.

Bu marka, daha önce kullanılmış kıyafetleri, fazla kumaşları ve tekstil atıklarını tasarım malzemesi olarak değerlendirmektedir. Markanın web sitesinde, üretim sürecinin büyük ölçüde ölü stok ve fazla kumaşlardan sınırlı miktarlarda yapıldığı ifade edilmektedir. Ürünler arasında, iki pantolonun ön parçalarından üretilmiş üstler ve önceki üretimlerden kalan gömlek parçalarıyla hazırlanan ürünler bulunmaktadır.

Türkiye'de faaliyet gösteren Twoandfive, moda markalarının kullanımdan kaldırılmış tekstil ürünlerini yeni ürünlere dönüştüren bir iş modeli geliştirmiştir. Şirket, moda markalarının elinde kalan ürünleri, personel kıyafetleri ve otel tekstilleri gibi çeşitli malzemelere dönüştürmektedir. Twoandfive'ın internet sitesindeki portföyünde, tek bir pantolondan pasaport kılıfı, cep çantası, kese, anahtarlık ve kalemlik gibi ürünlerin yapıldığı projeler yer almaktadır.

Ayrıca, bir gömlek ve kravat kullanılarak çanta, kartlık ve defter ayracı üretimi gibi örnekler de mevcuttur. Şirket, Best Western oteli için araştırma ve geliştirme ile numune çalışmalarına da imza atmıştır. Bu modelde, şirketler ellerindeki kullanılmayan tekstil ürünlerini dönüşüm için Twoandfive’a sunmaktadır.

Malzemeler incelendikten sonra, ürünün türü, miktarı ve durumu dikkate alınarak yeni tasarımlar geliştirilmiştir. Böylece girişimin müşterileri yalnızca bireysel tüketicilerden değil, stok fazlası veya kullanımdan kaldırılmış tekstil ürünleri bulunan kurumlardan da oluşmaktadır. Nivo ise, kullanılmış veya kullanım dışı ürünlerin toplanması, yenilenmesi ve yeniden kullanıcılarla buluşturulması temeline dayalı bir döngüsel moda sistemi kurmuştur.

İstanbul'daki merkezinin yanı sıra Gebze'de Renewal Hub adlı bir yenileme merkezi bulunan Nivo, ürünlerin yeniden kullanıma sunulmasına odaklanmıştır. ABD merkezli Rothy's, geri dönüştürülmüş plastik şişelerden elde edilen malzemeleri ayakkabı ve çanta gibi ürünlerinde kullanmaktadır. Şirketin web sitesinde, plastik şişelerin ürünlerde kullanılan ipliğin hammaddesi olduğu belirtildi.

Rothy's, örme üretim yöntemi sayesinde ayakkabı ve çanta üretiminde üst malzeme atığının yüzde 1'in altında kaldığını açıklamıştır. Şirket ayrıca, kendi fabrikasının LEED Gold ve TRUE Zero-Waste sertifikalarına sahip olduğunu duyurmuştur. Bu oran ve sertifikalara ilişkin bilgiler, şirketin kendi açıklamalarına dayanmaktadır.

Tekstil atıklarının yeniden kullanımıyla ilgili çalışmalar, önde gelen moda markalarının geri dönüşüm projeleri ile birlikte değerlendirildi. Ancak, geri dönüşüm teknolojilerinin geniş çapta benimsenmesi; hammadde maliyetleri, atıkların toplanması ve işlenmesi için gerekli olan altyapı gibi çeşitli zorluklar ile karşılaşmaktadır.

Reuters'ın araştırmasına göre, Avrupa'daki tekstil atıklarının geri dönüşüm oranı yüzde 1'in altında kalırken, bu atık miktarının 2035 yılına kadar yüzde 40'tan fazla artması bekleniyor. Avrupa'da tekstilden tekstile geri dönüşüm oranının 2035 yılı itibarıyla yüzde 15'e yükselmesi için 8-11 milyar Euro civarında bir yatırım yapılması gerektiği ifade ediliyor.

Ayrıca geri dönüştürülmüş polyesterin maliyetinin, yeni polyesterin yaklaşık 2,6 katını bulması da sektördeki sıkıntılardan biri olarak öne çıkıyor. Reuters'ın bir diğer haberine göre, H&M destekli Syre girişimi, ABD'li perakendeciler Gap ve Target'a geri dönüştürülmüş polyester tedarik edecektir.

İNGİLTERE'DE ŞİRKETLERDEN TAHAHÜT

Bu anlaşma, geri dönüşüm teknolojilerinin büyük markaların tedarik zincirlerine entegre edilmesi açısından bir örnek teşkil ediyor. Diğer yandan, İngiltere Rekabet ve Piyasalar Kurumu, ASOS, Boohoo ve George at Asda şirketlerinin çevresel pazarlama iddialarını incelemesinin ardından bu firmalardan çeşitli taahhütler almıştır.

Tekstil atıklarını değerlendiren girişimler, fazla kumaş ve deri stoklarını yeni ürünlere dönüştürürken, bazı şirketler ise atıklardan endüstriyel hammadde üretmektedir. Bu yeni iş modellerinin yaygınlaşması; hammadde temini, yatırım maliyetleri, üretim kapasitesi ve müşteri talepleri gibi faktörlere bağlı olarak şekillenecektir.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Siemens ve NVIDIA ortaklığıyla otonom üretim dönemi başlıyor
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Siemens ve NVIDIA ortaklığıyla otonom üretim dönemi başlıyor
WhatsApp
İhbar Hattı