Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Borsa İstanbul'un piyasa değeri en düşük seviyede

Borsa İstanbul'da hisse senedi değerleri düşüyor. Ata Yatırım'a göre, piyasa değeri/GSYİH oranı 0.14x'e geriledi.

EKONOMİ 31.10.2026 10:12 Haber Editörü 654 okuma Okuma Süresi: 3 dk
Borsa İstanbul'un piyasa değeri en düşük seviyede
Paylaş:
N

Yatırım fonlarının yaşadığı olumsuz gelişmeler Borsa İstanbul'u etkiliyor. Fonlar tarafından suni şekilde yükseltilen hisse senetleri, başta BIST 30 olmak üzere birçok hisse senedinin önemli oranda düşmesine yol açtı. Bu durum yatırımcılar için kayıplara neden olmaya devam ediyor.

Ata Yatırım, yayımladığı ekim ayı strateji raporunda, borsadaki kaybın tarihsel seyrini ele aldı. Rapora göre, Borsa İstanbul'un piyasa değeri/GSYİH oranı şu anda 0.14x seviyesinde ve bu rakam tarihteki ortalama olan 0.21x'in %35 altında bulunuyor. Son iki günde bu oran biraz daha artış gösterdi.

Grafikte de görüldüğü gibi, 2001 krizi, 2008 küresel krizi ve FETÖ’nün darbe girişimi sonrası borsa tarihsel ortalamanın altına sarkmıştı. Ata Yatırım raporunda piyasa değeri/GSYİH oranının, piyasanın tarihsel olarak reel GSYİH'daki değişikliklere göre nasıl değerlendiğini görmek için sağlıklı bir oran olduğunu ifade etti.

Ayrıca, bu oranı izlemek için, ABD doları cinsinden son 4 çeyrek nominal GSYİH ve BIST 100 Endeksi'nin günlük kapanış değerleri kullanıldı. En son GSYİH açıklamalarının etkisini görmek için GSYİH verilerine bir çeyrek gecikme uygulandı.

Bu seri için -1 standart sapma seviyesinin genel olarak piyasaya giriş için iyi bir nokta olduğu ve tarihsel olarak yalnızca kısa süreler için +1 standart sapmanın üzerinde işlem gördüğü belirtildi. Raporda, makro anlamda ekonomik aktivitede yavaşlama, ılımlı kredi ve cari açık büyümesi ile enflasyon düşüş sürecini destekleyen sıkı para politikasına dikkat çekildi.

Ayrıca, MSCI'ın uyarıları sonrasında Türkiye borsasının diğer gelişmekte olan ülke borsalarına göre %7 daha kötü bir performans gösterdiği vurgulandı.

Ata Yatırım, 2026 yılında Türk hisse senetlerinin toparlanması için birçok analistin belirttiği gibi, tüm yıldızların bir araya geldiğini hatırlatırken, şu analizi yaptı: Ancak, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarının ardından Şubat 2026’dan itibaren artan jeopolitik risk ve petrol fiyatlarındaki önemli yükseliş nedeniyle bu olumlu beklentilerin kısa ömürlü olduğunu ifade etti.

Türkiye, petrol ithalatçısı bir ülke olarak yüksek enerji fiyatlarına karşı savunmasız bir konumda yer alıyor. Bu nedenle, enflasyon ve faiz oranlarına yönelik düşüş beklentileri yüksek enerji fiyatları nedeniyle ertelendi. Borsa İstanbul'un seyrini belirleyecek 5 faktör Ata Yatırım'a göre önümüzdeki 18 ay boyunca Türkiye hisse senedi piyasasını yönlendirecek.

Borsa İstanbul'un piyasa değerindeki düşüş, çeşitli faktörlerin etkisi altında devam ediyor. Bu faktörler arasında Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve Rusya-Ukrayna krizi dikkat çekiyor. Ayrıca, küresel ticaret politikaları ve Türkiye'nin bu alandaki konumu, enflasyon, para ve maliye politikaları ile seçim öncesi iç siyasi meseleler de önemli bir rol oynuyor.

Fon gelişmeleri ve kurumsal yönetişim sorunları kapsamında yetkili makamlarca alınan tedbirler de bu durumu etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

NORMALLEŞME BEKLENİYOR

2025 yılı boyunca Türk hisse senetlerinin dört ana faktörden olumsuz etkilendiği ifade ediliyor. 2026’nın ilk yarısında ise jeopolitik gelişmeler ile petrol fiyatlarındaki ani artışın belirleyici unsurlar olacağı öngörülüyor. Jeopolitik belirsizlikler, gündemdeki yerini korurken, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar bu belirsizliklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Temel senaryoya göre, ABD ile İran’ın belli bir noktada anlaşması durumunda Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla petrol fiyatlarında bir normalleşme bekleniyor. Türk ekonomisinin, Brent petrol fiyatlarının varil başına 80-95 dolar seviyelerinde kalabileceği düşünülüyor. Ancak, bu fiyatların 100-110 dolar seviyelerini aşması durumunda Türkiye'nin cari işlemler dengesi ve GSYİH büyümesi üzerinde baskı oluşacağı öngörülüyor.

TCMB'nin jeopolitik belirsizlikler nedeniyle %37’lik politika faizi ile sıkı duruşunu sürdürmesi bekleniyor. Dördüncü çeyrekte petrol fiyatlarında bir normalleşme olacağı varsayımıyla, politika faizinde kademeli bir düşüş olabileceği tahmin ediliyor. Türkiye’deki enflasyonun gerilemesi ise ertelendiği düşünülüyor.

Jeopolitik endişelerin azalması ve faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi durumunda, yatırımcıların 2027'nin sonlarında gerçekleşebilecek genel seçimler öncesinde daha yüksek ekonomik büyüme ve kar artış beklentilerine yönelmesi mümkün olabilir. Temel senaryoda, enflasyonla mücadelenin öncelikli bir hedef olduğuna inanılıyor. Enflasyon oranının (TÜFE) 2025’te %31 seviyesinden 2026’da %28’e düşeceği varsayılıyor.

Politika faiz oranının Temmuz 2026’daki %37 seviyesinden 2026 sonu itibarıyla %35’e gerilemesi bekleniyor. Ayrıca, GSYİH'nın 2025’teki %3.8’lik büyümenin ardından 2026’da %3.0’lık reel büyüme kaydetmesi öngörülüyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Kahramanmaraş'ta 35 yıldır nohut satan Osman Beyitler
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Kahramanmaraş'ta 35 yıldır nohut satan Osman Beyitler
WhatsApp
İhbar Hattı