Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra'da gerçekleştirilen WTM Londra Turizm Fuarı'nda, İngiltere pazarına dair beklentilerini, 2027 sezonunun hazırlıkları ile turizmde ürün ve pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları değerlendirdi. Türkiye standında basın mensuplarıyla bir araya gelen Ersoy, kongre turizmi, gastronomi ve kültürel miras gibi konularda açıklamalarda bulundu.
Ersoy, Türkiye'nin fuardaki katılımı hakkında bilgi vererek, “WTM Londra, Türkiye'nin turizm zenginliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturduğumuz önemli bir platformdur” dedi. Bu yıl 909 metrekarelik ana stand, 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanı ile toplamda 78 alt katılımcıyla fuara katıldıklarını belirtti.
Ersoy, Kapadokya’nın doğal ve kültürel mirası ile gastronomi gibi çeşitli destinasyonları tanıttıklarını ifade etti. Ulaşım maliyetleri ve son dakika rezervasyonlarının 2027 planlamasında önemli yer tuttuğunu dile getiren Ersoy, Birleşik Krallık'ın Türkiye için üçüncü en büyük kaynak pazarı olduğunu vurguladı. Ayrıca, bölgedeki savaşların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Havacılık sektöründeki yakıt fiyatı sabitleme işlemlerinin maliyet artışlarını bilet fiyatlarına yansıtamadığını belirten Ersoy, yükselen petrol fiyatlarının 2027'de bilet fiyatlarına daha belirgin bir etkisi olacağını öngördü. Ersoy, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini ifade etti.
Tur operatörleriyle yoğun görüşmeler yaptıklarını ve son dakika rezervasyonlarının artış gösterdiği bir dönem yaşanabileceğini belirtti. Bu duruma uygun bir tanıtım ve satış stratejisi izleyeceklerini vurguladı. Bakan Ersoy, ayrıca üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık turizm sonuçlarını değerlendirirken, şubat ayında başlayan savaşın ikinci çeyrekte olumsuz etkileri olduğunu hatırlattı.
Ancak, yoğun tanıtım kampanyalarının üçüncü çeyrekte toparlanmayı sağlayacağına dair beklentilerinin gerçekleştiğini sözlerine ekledi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin 2023 yılı üçüncü çeyrek turizm gelirlerinin %5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını duyurdu. Ersoy, bu rakamın tarihteki en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu vurguladı.
Ayrıca, ikinci çeyrekteki olumsuz etkilerin telafi edildiğini belirterek, ilk dokuz ayda elde edilen turizm gelirinin %2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara çıktığını ifade etti. Bu süre zarfında Türkiye'ye 49 milyon 132 bin ziyaretçi geldiğini aktaran Ersoy, ülkenin savaşlar ve jeopolitik risklere rağmen süreci başarılı bir şekilde yönettiğini dile getirdi.
BAŞTA CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE
Ersoy, Türkiye'nin istikrar adası olarak konumunu koruduğunu ve bu süreci devam ettireceklerini belirtti. İngiltere pazarında şehir ve kültür turizminin güçlendiğini kaydeden Bakan, bu ülkenin en yoğun tanıtım yapılan pazarlar arasında yer aldığını belirtti. Televizyon kanallarından dijital platformlara, sosyal medya üzerinden kanaat önderlerinin Türkiye'de ağırlandığı programlara kadar birçok iletişim yönteminin kullanıldığını ifade etti.
Ayrıca, bu çalışmaları tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat portalları ile doğrudan satış odaklı tanıtımlarla desteklediklerini söyledi. İngiliz turistlerin sadece yaz aylarında değil, düşük sezon ve kış döneminde de Türkiye'nin tatil bölgelerini tercih ettiğini vurgulayan Ersoy, bu durumun İngiltere pazarını turizmin yıl geneline dağıtması açısından önemli olduğunu belirtti.
Son yıllarda İstanbul'a yönelik yoğun tanıtımlar yaptıklarını ifade eden Bakan, Birleşik Krallık'tan İstanbul'a gelen ziyaretçi sayısında kayda değer artışlar yaşandığını bildirdi.
60’TAN FAZLA ÜRÜNLE PAZARA ÇIKMIŞ DURUMDAYIZ
Ersoy, Türkiye'nin 2018'den itibaren turizmde strateji değişikliğine gittiğini ve geçmişte deniz, kum, güneş ve arkeoloji gibi unsurlarla sınırlı olan turizm anlayışının artık çok daha geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu belirtti. “Şimdi 60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.” diyerek, GoTürkiye aracılığıyla bu çeşitliliğin etkin bir şekilde tanıtıldığını ifade etti.
Tanıtım kampanyalarının hem destinasyon hem de ürün bazında yürütüldüğünü aktaran Ersoy, gastronominin bu bağlamda önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesi ile birlikte, destinasyonların kendine özgü ürünlerinin öne çıkarılmasının gastronomi turizmine katkı sağladığını söyledi.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gastronomiye özel bir yer verdiklerini belirten Ersoy, şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel tariflerinin menülere dâhil edilmesi ve “Lezzet Noktaları” oluşturulması konusuna da dikkat çekti.
Ürün çeşitlendirme çalışmaları çerçevesinde etkinlik turizmini de dahil ettiklerini belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2027 yılından itibaren Formula 1’in Türkiye’ye dönüşü, uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin sektördeki önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin artış gösterdiğini ifade eden Ersoy, NATO toplantıları ve Antalya’da yapılacak COP31 gibi organizasyonların bu kapasiteyi sergilediğini söyledi. Bakan Ersoy, kongre ve toplantı turizmine yönelik yeni projelerini de açıkladı. TGA bünyesinde toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan MICE (Meetings, Incentives, Conferences, Exhibitions) alanında bir birim oluşturduklarını aktardı.
Ersoy, yalnızca devletler arası kongrelere yönelik değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vererek hedeflerini genişletmeyi planladıklarını belirtti. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31’in gerçekleştirileceği alanın bu süreçte önemli bir rol üstleneceği vurgulandı.
Lütfi Kırdar’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devri ile COP31 alanının etkinlik sonrasında birkaç ay içerisinde Bakanlığa devredileceğini belirten Ersoy, bu iki alanın global şirketlerin etkinliklerini Türkiye’ye kazandırmak için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, Türkiye’nin bu ölçekteki etkinlikler için teklif sunmaya başlayacağını ve uluslararası organizasyonları daha yoğun biçimde ağırlamayı amaçladığını kaydetti.
GASTRONOMİDE HEDEF, ŞEHİRLERİ ULUSLARARASI ÇEKİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRMEK
Bakan Ersoy, Türk gastronomi markalarının Londra pazarındaki varlığına ilişkin bir soru üzerine, bu gelişmenin Türkiye’nin ürünlerinin tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
Nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmanın, bir gastronomi şehri olma ile farklı kavramlar olduğuna dikkat çeken Ersoy, uluslararası mutfakların doğru şekilde sunulması ve bu birikimin etkinliklerle desteklenmesiyle şehirlerin güçlü gastronomi merkezleri haline gelebileceğini vurguladı. Türkiye açısından önceliklerinin şehirlerin bu niteliğe ulaşması olduğunu dile getiren Ersoy, İstanbul’a bu doğrultuda önemli yatırımlar yaptıklarını ve bunların sonuçlarını aldıklarını söyledi.
İstanbul’un dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri haline geldiğini belirten Ersoy, elde edilen sonuçların yeni projeler için motivasyon kaynağı sağladığını ifade etti.
KÜLTÜR VARLIKLARININ İADESİNDE 14 ÜLKEYLE İŞ BİRLİĞİ
ABD’den 100 kültür varlığının Türkiye’ye iadesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilmesi ve mümkün olan en kısa sürede ülkeye kazandırılması konusunun kendileri için son derece önemli olduğunu aktardı. Bu çerçevede 14 ülke ile iş birliği yaptıklarını sözlerine ekledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, son sekiz yıl içinde kaçakçılıkla ilgili mücadelede kurumsal kapasiteyi artırdıklarını ifade ederek, bu çerçevede ilgili yapıyı daire başkanlığı seviyesine çıkararak daha geniş bir kadroyla çalışmaya başladıklarını dile getirdi.
Ersoy, aralarında ABD'nin de bulunduğu toplam 14 ülkeyle ikili protokoller imzaladıklarını belirtti ve bu iş birliklerinin iade süreçlerine olumlu bir katkı sağladığını vurguladı. Daha önce sekiz veya dokuz yıl süren iade işlemlerinin artık yedi-sekiz ay gibi daha kısa sürelerde sonuçlandığını söyledi.
İadelerin arkasında birçok kurum ve uzmanın yoğun bir şekilde çalıştığını belirten Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile sürdürülen iş birliğini önemine dikkat çekti.
Kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların, eserlerin kökenlerinin tespit edilmesi ve kaçırılma süreçlerinin kanıtlanmasında kritik bir rol oynadığını söyleyen Ersoy, Türkiye'nin bu alanda önemli bir uzmanlık geliştirdiğini ve diğer ülkelerin Türkiye'den danışmanlık aldığını ifade etti.
KAÇAK MAL, AYIPLI MAL OLARAK KABUL EDİLMELİ
Kaçak kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi için uluslararası anlayışın değişmesi gerektiğini belirten Ersoy, kaçak eserlere olan talebin ortadan kaldırılmasının önemine vurgu yaptı. Ersoy, "Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım.
Herkes tarafından dışlanması lazım." şeklinde konuştu. Bu yaklaşımın yaygınlaştırılmasının, kaçak eserlerin alıcı bulmasını zorlaştıracağını ve kaçak kazıları engelleyeceğini dile getirdi. ABD'den getirilen 100 kültür varlığının oldukça değerli olduğunu kaydeden Ersoy, bu eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilendiğini belirterek, vatandaşları bu kültürel varlıkları görmeye davet etti.
UZAK PAZARLARDA ULAŞIM KAPASİTESİ ARTIRILIYOR
2027 hedeflerine yönelik yeni pazar stratejilerine dair soruları yanıtlayan Ersoy, son sekiz yılda kaynak pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandıklarını aktardı. Kaynak pazarlarının çeşitlendirilmesinin, turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini ifade eden Ersoy, yakın pazarlardaki güçlü konumlarını korurken uzak pazarlara daha fazla öncelik verdiklerini söyledi.
ABD, Kanada ve Çin'e yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılması ve Çin pazarındaki kapasite artışının önemine dikkat çekti. Çin'deki uçuş kapasitesinin 21'den 49'a çıkarılmasının ardından ek uçuş imkânlarının eylül ayı itibarıyla uygulanmaya başladığını belirten Ersoy, bu gelişmelerin pazar büyümesine katkı sağlamasını beklediğini söyledi.
Türk Hava Yolları ile yakın iş birliği içinde olduklarını belirten Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının da uzak pazarlara ulaşımı güçlendireceğini ifade etti. Yeni Zelanda gibi uzak mesafeli uçuş noktalarına yönelik planlamalara da değinen Ersoy, ulaşım ağını genişletme hedefinin uzak pazarları da kapsayacağını vurguladı.
DEPREM BÖLGESİ ÖNCELİKLERİMİZDEN BİRİ
Kahramanmaraş'a yönelik kültür ve turizm çalışmaları nedeniyle teşekkür eden bir basın mensubuna Bakan Ersoy, deprem bölgesinin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini belirtti. Şehirlerin yeniden inşa edilmesi ve ticaretle ekonominin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Ersoy, turizmin bu aşamada kayda değer bir rol oynadığını ifade ederek, "Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız." dedi.