Türkiye’nin önde gelen gıda markası Ülker, 1944 yılından bu yana iş yapma kültürünün merkezine israfsız yaklaşımı yerleştirerek, bilimsel hedefleri ve uygulamalarıyla gelecek için adımlar atıyor. Şirket, 2025 yılı itibarıyla değer zinciri boyunca somut sonuçlar elde etmeyi ve karbon salımını önemli ölçüde azaltmayı planlıyor.
Bu amaç doğrultusunda, yenilenebilir enerji kullanımı, kaynak verimliliği, onarıcı tarım uygulamaları ve sürdürülebilir hammadde tedarikine yönelik çalışmalar yürütmeye devam ediyor.
TARIMSAL ÜRETİMİN ÖNEMİ
Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı - COP31’e ev sahipliği yapmasının iklim değişikliği ile mücadelede ortak sorumlulukların ve somut adımların önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Kölükfakı, “Dünyanın iklim odağı Türkiye’ye çevrilirken, bu topraklarda doğan bir global şirket olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz.
Küresel iklim krizi ile mücadelede çözüm yollarından biri, yerel değerleri korumak ve ülkemizin tarımsal üretim gücünü geleceğe taşımaktır. İsrafsız şirket kültürümüzü, 2050 Net Sıfır vizyonu ile entegre ederek, çiftçilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte değer zincirimizde dönüşümü destekliyoruz. Uzun vadeli hedeflerimizi açıkça paylaşırken, bu hedeflere ulaşmayı mümkün kılacak adımları bugünden atmaya özen gösteriyoruz.” dedi.
KARBON EMİSYONUNDA DÜZENLEME
Ülker, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki son ürün ve hammadde fabrikalarında I-REC sertifikalı yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanarak elektrik tüketiminden kaynaklanan Kapsam 2 emisyonlarını sıfırlamayı hedefliyor. Bu uygulamayla birlikte 97 bin 193 ton karbon emisyonunun önlenmesi planlanıyor.
Enerji ve su verimliliği projeleri ile Ülker, yaklaşık 634 evin yıllık enerji tüketimine eşdeğer olan 12 bin 11 megavatsaat enerji ve 53,5 milyon yarım litrelik şişeye denk gelen 26 bin 759 metreküp su tasarrufu sağladı. Bu çabalar, ambalajlarda plastik kullanımının 96 ton, kağıt tüketiminin ise 25,2 ton azaltılmasına katkıda bulundu. Şirket, ayrıca ürünlerinin ambalajlarında geri dönüştürülebilirliği artıracak malzeme dönüşümleri gerçekleştirdi.
ONARICI TARIM YAKLAŞIMI
Ülker'in buğday üretiminde yürütülen Onarıcı Tarım Projesi, 2025’te 101 çiftçi ile 6 bin 860 dekarlık bir alanda sürdürülecek. Proje, toprak analizi, uydu görüntüleri ve sensör verilerini çiftçilerin bilgi birikimi ile birleştirerek ilerliyor.
Örtü ve çit bitkisi kullanımı, azaltılmış işleme ve gübre ile sulama optimizasyonu gibi onarıcı tarım uygulamaları sayesinde, daha önceki döneme göre kuru tarım alanlarında verimlilik yüzde 22 artarken, gübre kaynaklı karbon emisyonları yüzde 10 oranında azaldı.
Sulama alanlarında elde edilen verimlilik yüzde 21 oranında artış gösterirken, sulama işlemleri nedeniyle oluşan enerji emisyonları ise yüzde 32 oranında azalma sağladı. Kırıkkale'de yürütülen Yağmurdan Hasada sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde dört okulda yağmur suyu toplama sistemleri, damla sulama uygulamaları ve bostanlar oluşturuldu.
Bu projeyle öğrencilerin üretim süreçlerine katılımının artırılması, su verimliliği ile sürdürülebilir tarım ve çevre bilincinin somut bir şekilde geliştirilmesi amaçlanıyor.
FINDIK VE KAKAODA SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM
Ülker, 2023 yılında başlattığı Fındıktan Fazlası Projesi ile 2025 yılına kadar 100’ü kadın 200 çiftçiye toprak analizi, gübreleme, budama ve zararlılarla mücadele konularında eğitim ve saha desteği sunmuş durumda. Ayrıca, biyolojik mücadele amacıyla 9 bin samuray arısı doğaya bırakıldı. Proje, 2026 itibarıyla 175’i kadın 350 çiftçiye ve 4 bin 356 dekara ulaşmayı hedefliyor.
Şirket, bu başarıyı daha ileri taşımayı planlıyor.
Ülker, üreticileriyle birlikte modern tarım yöntemlerini yaygınlaştırarak toprak verimliliğini korumayı ve Türkiye'nin fındık üretiminde liderliğini sürdürmesini sağlamayı hedefliyor. 2020'den beri devam eden Kakaodan Fazlası projesi ise, Fildişi Sahili'ndeki grup iştiraki Fildisi Cocoa Industry ile Earthworm Foundation ve Topkapı’daki kakao işleme tesisi aracılığıyla çiftçiler ve kooperatiflerle doğrudan bağlantı kurarak uygulanıyor.
Bu projenin bir parçası olarak tarımsal ormancılık pilot uygulaması 2025'te iki kooperatife genişletilmiş durumdadır. DAKUA kooperatifine ait 196 çiftçiye yönelik toplam 387 hektar alan haritalandı ve altı farklı alana 16 bin 266 orman ile meyve ağacı dikimi gerçekleştirildi.
Kakao ağaçlarının farklı ağaç türleriyle birlikte yetiştirilmesine odaklanan bu proje, toprağın korunması, biyoçeşitliliğin artırılması ve çiftçi ailelerinin yaşam standartlarının iyileştirilmesi amacını gütmektedir.
ÜRÜNLERDE DENGELİ BESLENME HEDEFLERİ
Ülker, mevcut ve yeni ürünlerini tüketici talepleri ile yükselen bütünsel mutluluk ve dengeli yaşam trendleri doğrultusunda revize ediyor. Pladis’in global beslenme modeli çerçevesinde, ürünlerde şeker, tuz ve doymuş yağ oranlarını azaltmayı, lif ve protein seviyelerini artırmayı planlıyor.
Tüm ürün kategorilerinde 2030 yılına kadar toplamda 50 ton tuz, 1.000 ton yağ ve 3.000 ton şeker azalması hedefleniyor.
YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL TEKNOLOJİLERLE KAYNAK VERİMLİLİĞİ
Ülker, yapay zeka ve dijital teknolojileri çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) hedeflerine ulaşmada etkili araçlar olarak konumlandırıyor. Bu teknolojiler, çevresel etkinin artırılması, risk yönetimi, raporlama süreçleri ve tedarik zinciri yönetiminde kullanılmaktadır.
Kaynakların verimliliğini artırmak, çevresel etkileri azaltmak, riskleri yönetme becerisini geliştirmek ve karar alma süreçlerini güçlendirmek amacıyla, üretimden lojistiğe, tarımda kalite yönetimine kadar birçok alanda dijital çözümler kullanılmaktadır. Yıl içinde uygulamaya geçirilen yapay zeka çözümleri sayesinde Türkiye'deki fabrikalarda yıllık 200 milyon TL’den fazla tasarruf elde edilmiştir.