Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki gerginliklerin yeniden artabileceği endişeleriyle yükselişe geçti. Brent petrolün varil değeri, perşembe günü saat 13.30 itibarıyla yüzde 5'ten fazla artarak 105 dolara ulaştı ve böylelikle son iki haftanın en yüksek seviyesine geldi. ABD ham petrolü ise 92,5 doları aşarak önceki seanstaki kayıplarını telafi etti.
Fiyatlardaki artışa neden olan bir etken, Trump yönetiminin, ara seçimler öncesinde Pentagon'dan İran'a karşı olası saldırı seçenekleri geliştirmesini istediği yönündeki haberler oldu. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayında gerçekleşecek ara seçimler öncesinde Tahran ile gerilimi yükseltmeyeceği beklentilerini tersine çevirdi.
FİYATLARDAKİ DİRENCİN KALICILIĞI
Petrol fiyatları, çarşamba günü Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) petrol stoklarını piyasaya sürmesi ve dizel tedarikine öncelik vermesi kararının ardından gerilemişti. Bu hamle, yüksek yakıt fiyatları ile İran ile yaşanan savaş nedeniyle arzda yaşanan sıkıntıları sınırlamak amacı taşıyordu. Ancak bu düşüş uzun sürmedi ve jeopolitik tehditlerin yeniden öne çıkmasıyla petrol fiyatları tekrar yükselmeye başladı.
ABD-İsrail-İran arasındaki gerginliğin sekizinci ayına girmesi, Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığına dair riskleri artırdı. Savaş öncesinde, küresel petrol ve yakıt sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 20'si bu güzergah üzerinde gerçekleştiriliyordu.
SALDIRILARIN ARTAN SAYISI
Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlerin maruz kaldığı saldırılar, İran savaşının başlamasından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Saldırılardaki artış, Körfez ülkelerinin ihracatı artırdığı bir dönemde yaşanıyor ve bu durum sevkiyat maliyetleri ile gemi ve mürettebat üzerindeki riskleri de yükseltiyor.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı, çarşamba günü Katar’ın kuzeyinde bir tankere çok sayıda merminin isabet ettiğini ve bu olayda can kayıplarının yaşandığını duyurdu. Bu saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği son iki ayın en düşük seviyesine geriledi.
ANZ Bankası Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, geçmişte benzer saldırıların Basra Körfezi’nden yapılan sevkiyatların azalmasına yol açtığını ifade etti. Hynes, bu sefer Körfez üreticilerinin petrolü uluslararası pazarlara ulaştıracak alternatif güzergahların sınırlı olması nedeniyle, gemilerin zarar görmesi riskini göze alabileceklerini belirtti. IEA’nın piyasaya süreceği petrolün, daha önce açıklanan 400 milyon varillik planın bir parçası olması bekleniyor.
Hynes, bunun stratejik rezervlerden ilave bir çekim anlamına gelmediğini vurguladı. Hynes ayrıca, stratejik stoklardan yapılan satışların arzı kısa bir süreliğine artırabileceğini, ancak yeni üretim kapasitesi yaratmayacağını kaydetti. Peki petrol fiyatlarını destekleyen diğer faktörler neler?
ABD'den gelen stok verileri de önemli bir etki yarattı. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin verilerine göre, 2 Ekim’de sona eren haftada ham petrol stokları 3,2 milyon varil azalarak 424,1 milyon varile geriledi. Piyasa beklentisi ise stokların 1,7 milyon varil azalması yönündeydi.
Dizel ve jet yakıtını kapsayan damıtılmış yakıt stokları ise 42 bin varil azalarak 105,14 milyon varile düştü. Bu seviye son beş yılın aynı dönemlerine kıyasla belirgin biçimde düşük kalmaya devam ediyor.