Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Gar Sahası’ndaki restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında, tarihi yapının temelinde yer alan yaklaşık bin ahşap kazığın yüzde 80’inin yok olduğunun ve zeminde sıvılaşma riski bulunduğunun tespit edildiğini bildirdi.
Ersoy, proje kapsamında yürütülen fore kazık ve enjeksiyon uygulamaları nedeniyle zaman çizelgesinin yeniden düzenlendiğini belirterek, projenin ilk etabının 2027 yılı içinde tamamlanmasının hedeflendiğini ifade etti. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Haydarpaşa Garı’ndaki restorasyon çalışmalarında elde edilen yeni bulgular ve ilk etabın açılış hedefini kamuoyu ile paylaştı.
Ersoy, "Haydarpaşa’yı geleceğe taşırken, tarihi gar binasının temellerine ilişkin kritik bir bulguya ulaştık. Orijinal projelerde yer alan yaklaşık 1000 ahşap kazığa yönelik jeoradar incelemelerinde, yalnızca 200 kazığın yerinde olduğu tespit edildi. Teknik incelemeler, ahşap kazıkların yaklaşık yüzde 80’inin zaman içinde yok olduğunu ortaya koydu" dedi.
Zemin araştırmalarında, gevşek ve suya doygun bir zemin yapısının sıvılaşma riski taşıdığını aktaran Ersoy, bu riskin gerçekleşmesi halinde yapıda oturma ve yana doğru hareket olabileceğini vurguladı.
Tarihi yapıyı belirlenen risklere karşı korumak adına bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda hareket ettiklerini belirten Ersoy, "Tarihi yapıyı bu risklere karşı korumak amacıyla, uzman mühendislerin hazırladığı, akademik heyetlerin incelediği ve Danışma Kurulumuzun uygun bulduğu proje doğrultusunda yapı çevresinde fore kazık ve zemini sağlamlaştıran enjeksiyon uygulamaları gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.
İlk etabın daha önce İstanbul Kültür Yolu Festivali’nin başlangıcında açılmasının planlandığını hatırlatan Ersoy, hassas güçlendirme uygulamaları, bilimsel analizler ve proje revizyonları nedeniyle çalışma takviminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Haydarpaşa Garı ile ilgili tarihsel araştırmalarda yapının orijinal projelerine ulaşıldığını bildiren Bakan Ersoy, projelerin incelenmesi sonucunda, ilk inşaat sırasında temel altına uzunlukları 8 ila 21 metre, çapları 50 ila 90 santimetre arasında değişen yaklaşık bin ahşap kazık yerleştirildiğinin tespit edildiğini kaydetti.
Jeoradar çalışmaları ile kazıkların mevcut durumunu ve sayısını belirlemeye yönelik yapılan incelemelerde, 200 kazığın yerinde olduğu, 800 kazığın ise bulunamadığı ortaya konuldu. Bu durum, inşa tarihinden bugüne ahşap kazıkların yaklaşık yüzde 80’inin yok olduğunu gösterdi.
Mevcut zemin koşullarını belirlemek ve yapı çevresindeki zemin yüzeyinde gözlenen deformasyonları araştırmak amacıyla yapılan sondaj, arazi ve laboratuvar testleri, jeofizik ölçümler ile aletsel gözlem çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan incelemeler sonucunda, zemin yapısının ZF sınıfında olduğu, heterojen dolgu ve sıvılaşabilir kumdan oluştuğu, gevşek ve suya doygun özellik taşıdığı tespit edildi.
Zeminin önemli geoteknik riskler barındırdığı, sıvılaşmanın gerçekleşmesi halinde yapıda oturma ve yanal yayılma hareketlerinin meydana gelebileceği belirlendi. Bu bulgular ışığında, uzman mühendisler tarafından hazırlanan zemin iyileştirme projesi, akademik heyetlerce incelendi ve Danışma Kurulu tarafından uygun bulundu. Proje çerçevesinde, yanal yayılmanın önlenmesi amacıyla yapı çevresine fore kazık imalatı yapıldı.
Yapı içinde ve dışında ise kompaksiyon enjeksiyonu ve polimer enjeksiyonu gibi zemin güçlendirme uygulamaları gerçekleştirildi. Uygulama sırasında deneysel ve gözlemsel veriler periyodik olarak toplandı. Elde edilen sonuçlara göre projelerde gerekli revizyonlar yapıldı.
Teknik inceleme, değerlendirme ve revizyon süreçleri ile güçlendirme uygulamalarının gerektirdiği çalışmalar, iş programının yeniden ele alınmasına ve uygulama süresinin uzamasına neden oldu. Haydarpaşa Garı’nda zemin güçlendirme çalışmalarına başlanmadan önce, imalatlar sırasında yapının davranışını takip etmek amacıyla teknik izleme cihazları yerleştirildi. Güçlendirme uygulamaları, cihazlardan elde edilen veriler doğrultusunda sürekli izlenerek kontrollü ve aşamalı biçimde yürütüldü.
Bodrum katındaki sınırlı çalışma koşulları dolayısıyla uygun ekipmanlarla hassas uygulamalar yapılması gerekti. Tarihi yapının mevcut taşıyıcı sistemine zarar verilmeden ve üstyapı imalatlarıyla eş güdüm içinde ilerlenmesi ilave süre gerektirdi.
1909’da resmi olarak açılışı yapılan tarihi gar binası ve çevresindeki kültürel mirası kapsayan çalışmalarla Haydarpaşa Gar Sahası’nda tarihinin en kapsamlı restorasyonunu yürüttüklerini aktaran Bakan Ersoy, alanın müze, kütüphane ve sanat mekanlarıyla İstanbul’un kültür hayatına kazandırılacağını bildirdi. Ersoy, "Önceliğimiz, bu eşsiz mirası bütün değerleriyle koruyarak güvenle geleceğe taşımak.
Çalışmalarımızın ilk etabını 2027 yılı içinde tamamlayarak vatandaşlarımızla buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Haydarpaşa Arkeopark alanında mevcut kalıntıların konservasyonu sürerken, altyapı, drenaj ve ziyaretçi dolaşım güzergâhlarına yönelik kazılarda yeni arkeolojik kalıntılar ortaya çıkarıldı. Altyapı ve drenaj hatları ile ziyaretçi güzergâhları, mevcut ve yeni bulunan kalıntıların konumları ve korunma durumları dikkate alınarak yeniden düzenlendi.
Yeni buluntuların korunması için gereken ilave çalışmalar da uygulama takvimini etkiledi. Haydarpaşa Gar Sahası’nda farklı kurumlara ait yapı, tesis, ekipman ve kullanım alanlarının taşınma süreçleri de uygulama sıralamasında etkili oldu. Taşınma işlemlerinin tamamlanmasının beklenmesi nedeniyle bazı bölümlerde planlanan imalatlara öngörülen zamanda başlanamadı.
Boşaltılan alanların uygulamaya hazır hâle getirilmesi ve gerekli saha düzenlemelerinin yapılması da ek süre gerektirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TCDD arasında 15 Ağustos 2024’te imzalanan protokol çerçevesinde Haydarpaşa Gar Sahası’nda yürütülen çalışmalar, koruma ve güçlendirme uygulamalarının yanı sıra yeni kültür ve sanat alanlarının oluşturulmasını kapsıyor.
Projede Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesi, performans sanatları merkezi, kütüphane, sergi salonları ile sanat ve tasarım atölyeleri yer alıyor. Arkeopark, açık etkinlik alanları ve peyzaj düzenlemeleriyle birlikte Haydarpaşa’nın İstanbul’un kültür hayatına kazandırılması hedefleniyor.