Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye’deki medya kuruluşları ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine dair ortak bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, X’in yönetimine hitaben, “X, Türkiye’de gazetecilerin ve medya kuruluşlarının hesaplarını mahkeme kararı veya bağımsız bir yargı makamının kararı olmaksızın kapatmamalıdır.
Türkiye’de hukukun tarafsız bir biçimde işlemekte olduğu yönünde şüpheler varken, bu tür erişim engelleri keyfi bir uygulamadır” ifadelerine yer verildi. Son günlerde yaşanan olayların, sorunların birkaç hesapla sınırlı olmadığını gösterdiği vurgulandı. 30 Eylül tarihinde, T24’ün internet sitesi ve yaklaşık 1,9 milyon takipçili X hesabına İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla erişim engeli getirildiği belirtildi.
Ayrıca Kısa Dalga, Sol Haber ve Evrensel gibi başka medya organlarına da erişim engeli kararları alındığı aktarıldı. Açıklamada, İrfan Değirmenci, Can Bursalı, Fırat Fıstık, Ersin Eroğlu, Meral Danyıldız, Canan Kaya, Ali Tarakçı, Onur Dalar, Dinçer Gökçe ve Esra Tokat gibi birçok gazetecinin X hesaplarının Türkiye’den erişime kapatıldığı ifade edildi.
Eylül ayında gazeteciler, medya kuruluşları, akademisyenler ve diğer kullanıcılar hakkında yüzlerce erişim engeli kararı alındığı kaydedildi. Reuters’ın haberine göre, 30 Eylül itibarıyla toplamda takipçi sayısı yaklaşık 2,65 milyon olan 147 X hesabına daha erişim engeli getirildiği, bir önceki dalgada ise gazeteciler ve medya kuruluşları da dahil olmak üzere yaklaşık 150 hesabın engellendiği bildirildi.
Açıklamada, İfade Özgürlüğü Derneği’nin verilerine de yer verildi. Eylül ayında erişim engeli kararı verilen 1270 hesaptan yalnızca 115'inin arkasında bir mahkeme kararı bulunduğu, diğer 1155 hesabın neden kapatıldığına dair herhangi bir bilginin mevcut olmadığı aktarıldı. Bu hesapların toplam takipçi sayısının 35 milyonu geçtiği belirtildi.
Bu tür uygulamaların basın özgürlüğü ve milyonlarca insanın haber ve bilgiye erişim hakkını olumsuz etkilediği ifade edildi. Açıklamada, X’in yönetim politikasında düşünce ve ifade özgürlüğüne dair güvencelerin bulunduğu, ancak yargı denetiminden yoksun erişim engeli taleplerinin karşılandığı savunuldu. X’in resmi politikasında, erişim engeli taleplerinin mahkeme kararı veya hukuki belgelerle desteklenmesi gerektiği hatırlatıldı.
Ayrıca, hukuki bir engel yoksa, etkilenen kullanıcıların bu talepten haberdar edileceği belirtildi. Örgütler, X yönetimine şu çağrılarda bulundu: “Türkiye’den gelen erişim engeli taleplerinde bağımsız ve açık bir mahkeme kararı bulunup bulunmadığını titizlikle denetleyin.
İdari makamların ve kolluk birimlerinin tek taraflı taleplerini, bağımsız yargı denetimi olmaksızın gazeteci ve medya kuruluşlarının hesaplarını kapatmak için yeterli gerekçe olarak kabul etmeyin.” Bir içeriğin erişime engellenmesine ilişkin talep varsa, hukuki dayanağının ve kapsamının incelenmesi gerektiği vurgulandı. Genel, belirsiz ve orantısız taleplerin reddedilmesi gerektiği belirtildi.
Erişim engeli zorunlu hale gelirse, ilgili kullanıcı ve kamuoyunun talebin kaynağı, hukuki dayanağı ve kapsamı hakkında bilgilendirilmesi gerektiği ifade edildi. Gazetecilerin ve medya kuruluşlarının hesaplarının tamamen kapatılması yerine, hukuken zorunlu olduğu iddia edilen belirli içeriklerle sınırlı ve ölçülü tedbirlerin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye’deki erişim engellerine ilişkin taleplerin ve X’in bu taleplere verdiği yanıtların, şeffaflık raporlarında kamuoyuyla paylaşılması gerektiği aktarıldı. Basın özgürlüğü, yurttaşların farklı kaynaklardan bilgi alma hakkını ve haberleri karşılaştırma yeteneğini de kapsamaktadır.
Açıklamada, bir gazetecinin veya medya kuruluşunun sosyal medya hesabının yargı denetimi olmaksızın kapatılmasının yalnızca o hesabın sahibini değil, o hesabı takip eden tüm yurttaşları etkilediği belirtildi. X’in, Türkiye’deki erişim engellerinin uygulanmasında evrensel insan haklarını ve basın özgürlüğü standartlarını esas alması gerektiği vurgulandı.