Stand-up gösterisi "Ölü Deniz" ile gündeme gelen komedyen Deniz Göktaş, 24 Haziran'da YouTube'da yayımladığı gösterisinin ardından başlatılan soruşturma sürecinde yurt dışında tatil yaparken Türkiye'ye döndükten sonra havalimanında gözaltına alındı ve tutuklandı. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen duruşmada, Göktaş hakkında tahliye kararı verildi. Göktaş, savunmasına 88 gün boyunca tutulduğu koşullar hakkında bilgiler vererek başladı.
Güneş ışığı almayan bir hücrede geçirdiği süre zarfında hiç kimseyle iletişim kuramadığını ifade eden Göktaş, ailesiyle yüksek güvenlik gerekçesiyle yalnızca haftada 10 dakika konuşma imkânı bulabildiğini belirtti. Duruşmanın yapıldığı gün 28 Eylül olduğunu hatırlatarak, 3 Temmuz'dan itibaren toplamda 88 gün geçtiğini vurguladı.
Komedyen, müzik alanında bulunan sanatçıların albüm yayınlama prensibi yerine, kendilerinin sahnede yıllar boyunca gösteri yaptıklarını ve bu gösterinin video kaydını en son noktada gerçekleştirdiklerini anlattı. Göktaş, "Gösterimin 90 dakikası 100 binden fazla seyircinin tepkisini almış bir metin; şakaların arkasındayım. Cümle başına 22 gün tutukluyum ve bu rakamlar minimum, tam olarak değil,” dedi.
Göktaş, savunmasında aynı gösteriyi Ekim 2023'ten Haziran 2026'ya kadar 198 defa, farklı şehirlerde sahneleyerek 100 binden fazla izleyici ile buluşturduğunu, bu süre zarfında hiçbir şikâyet almadığını söyledi. Ancak, gösterisinin YouTube'da yayımlanması sonrasında sosyal medya hesaplarının kendisini bağlamından koparılarak hedef gösterdiğini ve CİMER üzerinden düzenli bir şikâyet kampanyası başlatıldığını ifade etti.
“Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gibi suçlamalara maruz kaldığını belirten Göktaş, bahsi geçen ifadelerin mizah ve hiciv sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Hakkındaki yakalama haberini aldığında Türkiye'ye dönme kararı aldığını, gösteri videosunu silmek yerine sosyal medya hesaplarından paylaşarak savunduğunu hatırlattı.
57. günde iki suçlamadan tahliye olsa da, başka bir şaka gerekçe gösterilerek yeniden tutuklandığını ifade eden Göktaş, savunmasının sonunda tüm suçlamaları reddetti ve beraat ile tahliye talebinde bulundu.
TUTUKLULUĞUN NEDENLERİ
Göktaş, tutukluluğu boyunca yaşadığı zorlukları dile getirirken, "Burada, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirildim. 3 Temmuz’dan bu duruşma gününe kadar, güneş almayan bir hücrede kaldım. Ailemle görüştüğüm süre sınırlıydı, haftada yalnızca 10 dakika konuşma şansım oldu,” dedi. “Bugün 28 Eylül, 3 Temmuz’dan bugüne 88 gün geçti.
Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’ndaki stand-up gösterimim sırasında, komedyen kimliğimle söylediğim dört cümle nedeniyle tutuklandım. Bu cümle başına 22 gün hapis cezası aldım. Takvimler 2026’yı gösterdiğinde, bir kez daha ifade özgürlüğü ile ilgili sıkıntıları düşünmeden geçemiyorum.
Böyle bir tutukluluğun ifade özgürlüğü açısından ne anlama geldiğini sorguluyorum.” Göktaş, Türkiye'nin ifade özgürlüğü ile ilgili durumu hakkında endişelerini dile getirerek, "Başıma gelenler işime olan inancımı artırdı. Özgürlüğüme kavuştuktan sonra daha büyük bir heves ve özgüvenle devam edeceğim,” şeklinde konuştu.
Ayrıca, bu dava sürecinin sahne alan diğer sanatçılar üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerden de duyduğu kaygıyı ifade etti.
DURUŞMADAN NOTLAR
Göktaş, duruşma sırasında, kendisine yöneltilen suçlamaların mizahi eleştiri niteliği taşıdığını ve iletişim kurarken özgürlüklerin önemli olduğunu savundu. Bu süreçte izleyici karşısında 198 kez sahne aldı ve hiçbir şikayet almadı. "Bu gösterimlerin hepsi afişle, reklamla duyuruldu ve insanlarımız sinirlilikten uzak bir şekilde salona geldiler," ifadesini kullandı.
“3 yıl boyunca yalnızca bir şikayet aldım, o da insanların bilet bulmakta zorlandıkları ile ilgiliydi. 5 bin kişilik seyirci kapasitem olan 2 Harbiye gösterimim, bu 3 yıl zarfında kapalı gişe oynadı. Dolayısıyla bu cümlelerin suç sayılması tamamen yanlış,” diyen Göktaş, kendisini bu süreçte hedef gösteren fotoğrafların da yalanlar üzerine dayandığını savundu.
“Bu davanın hakimi arkadaşlarım ve komedyen dostlarımın sahneye çıkma cesaretini kırma endişesini taşımak zorundayım,” diyerek sanatsal üretimlerin geriye doğru etkilerinin sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Göktaş, CİMER üzerinden yapılan şikayetlerin de manipülatif olduğunu öne sürdü.
Göktaş, haklarında yapılan yalan haberlerin kendisini hedef gösterdiğini belirterek, "Hakkımda yurt dışına kaçtığıma dair haberler yapıldı, oysa göstereceğim tarihlerde dönüş yapmıştım,” dedi ve 2027 yılında askere gitme planı için bedelli askerlik ücretini 22 Haziran’da yatırdığını ekledi.
SAVUNMANIN SONUCU
Sonuç olarak, Göktaş, duruşma sonunda tüm suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu ve bu süreç içerisinde yaşadı tüm zorlukları adalet önünde ifade etmeye çalıştığını belirtti. "Benim için bu dava bir ifade özgürlüğü meselesidir. Sanatın, eleştirinin, mizahın susturulmasına karşı durmalıyız.
Dini ve siyasi değerlerin eleştirisi, bir komedyen için her zaman geçerli bir konudur" diyerek düşüncelerini tamamladı.