2014 yılında Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi'nde su seviyesinin gerilediği bir dere yatağında insan kalıntıları, kıyafet ve eşyalar bulundu. İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki incelemeler sonucunda kemiklerin 17-23 yaş arasındaki bir kadına ait olduğu saptandı. Kimlik tespitinin yapılamaması üzerine 2015 yılında daimi arama kararı alındı.
DOSYA YENİDEN ELE ALINDI
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulduktan sonra dosya yeniden incelendi. Bu kapsamda Diyarbakır ve çevresindeki kayıp kadınlarla ilgili 144 kişilik bir araştırma yapıldı. Yapılan incelemelerde Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013’te kaybolduğu belirlendi.
Olay yerine ait kıyafetlerin Dilek Kalkan’ın kaybolduğu dönemde üzerindeki giysilerle benzerlik göstermesi üzerine yapılan DNA testlerinde, bulunan kemiklerin Kalkan’a ait olduğu ve annesiyle yüksek düzeyde uyum gösterdiği ortaya kondu.
ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI
Dilek Kalkan’a ait olan iki GSM hattının HTS kayıtları incelendiğinde, Kalkan’ın Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı ve diğer bazı kişilerle temas halinde olduğu belirlendi. Tanık ifadeleri doğrultusunda, Kalkan’ın Cuma Kaplan ile bir ilişkisinin olduğu ve bu ilişkiden hamile kalmış olabileceği bilgisine ulaşıldı. Kalkan’ın sağlık kayıtlarına göre 21 Mayıs 2013’te hamile olduğu belirlenmişti.
Ek olarak, şüphelilerin telefon sinyallerinin Kalkan’ın kemiklerinin bulunduğu alanın yakınlarından tespit edildiği bilgisi elde edildi. Bu bulgular ışığında, Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı, 11 Eylül’de Diyarbakır JASAT ekiplerince gözaltına alındı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen şüpheliler, delillerin kuvvetli olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.